Doktorsitesi.com

NEDEN KENDİMİZİ YETERİNCE İYİ GÖRMÜYORUZ?

Psk. Dan. Zeynep Çelikel
Psk. Dan. Zeynep Çelikel
3 Ağustos 2021132 görüntülenme
Randevu Al
NEDEN KENDİMİZİ YETERİNCE İYİ GÖRMÜYORUZ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Kötü Biri Olma Duygusunun Psikolojik Temelleri

Birçok insanın bilincinin derinliklerinde, çoğu zaman fark edilmese de yer alan kötü biri olma duygusu, bireyin yetişkinlik hayatını şekillendiren kritik bir unsurdur. Bu duygunun temel kökeninde, özellikle erken çocukluk döneminde yaşanan yalnız bırakılma deneyimi yatar. İster fiziksel ister duygusal boyutta olsun, bu terkedilme duygusu bir çocuk için son derece acı vericidir. Çocuk, yaşadığı bu ağır travmayı anlamlandırırken, ortada bir hata olduğu varsayımıyla kendini suçlamaya ve öz değersizlik hissini içselleştirmeye başlar.

Çocuklarda "Kötü Hissetme" Duygusu Nasıl Oluşur?

Çocukluk döneminde gelişen duygusal mantık, yetişkinlerin dünyasından farklı işler. Çocuğun maruz kaldığı olumsuz yaklaşımlar, onun kendi benliğini "kötü" veya "yetersiz" olarak tanımlamasına yol açar. Bu sürecin gelişim aşamaları şu başlıklar altında incelenebilir:

1. İlgisizlik ve Terk Edilme Algısı

Anne veya babanın çocuğun yanında bulunmaması ve gelişim sürecine destek vermemesi, çocuk tarafından doğrudan bir terk ediliş olarak algılanır. Bu ilgisizlik karşısında çocuk şu duygusal mantığı geliştirir: "Beni sevselerdi terk etmezlerdi; ilgilenmediklerine göre ben sevilmeye layık değilim."

2. Bastırılmış Öfke ve Suçluluk

Sevgi ikliminden uzak büyüyen ve ebeveynlerinin kötü davranışlarına maruz kalan çocuk, doğal bir tepki olarak onlara karşı öfke duyar. Ancak toplum ve aile yapısı gereği ebeveynlerini sevmesi gerektiğini düşünen çocuk, hissettiği öfke nedeniyle kendini suçlar: "Annemi ve babamı sevmem gerekirken onlara öfke duyuyorum, öyleyse ben kötü bir insanım."

3. Aşırı Cezalandırma ve Hatalı Olma Hissi

Çocuğa yönelik uygulanan aşırı, tutarsız ve kapris dolu cezalar, çocuğun kendi varlığını sorgulamasına neden olur. Bu durumda çocuk, "Beni bu kadar çok incittiklerine göre ben çok hatalıyım ve kötüyüm" düşüncesine kapılır.

Eleştiri ve Sorumlulukların Benlik Üzerindeki Etkisi

Çocuğun fiziksel görünümü veya yetenekleri üzerine yapılan olumsuz geri bildirimler, kalıcı bir özgüven eksikliği yaratır. Bu süreçte öne çıkan faktörler şunlardır:

DurumÇocuğun Geliştirdiği Duygusal Mantık
Fiziksel Eleştiri"Annem şişman olduğumu söylüyor, demek ki ben çirkinim ve görüntüm kötü."
Davranışsal Eleştiri"Babam başarısız olduğumu söylüyor, demek ki ben beceriksizim ve hiçbir şeyi başaramam."
Aşırı Sorumluluk"Kendi ihtiyaçlarım önemsiz; önce başkalarını düşünmeliyim, yoksa bencil olurum."
Ebeveyn Çatışması"Benim yüzümden tartışıyorlar; demek ki ben kötüyüm ve sorunlara yol açıyorum."

Fedakarlık Şeması ve Ebeveyn Çatışmaları

Çocuğa taşıyabileceğinden fazla sorumluluk yüklenmesi ve ebeveynlerinin duygusal ihtiyaçlarını karşılama görevi verilmesi, çocuğun kendi benliğini yok saymasına neden olur. Kendi ihtiyaçlarını dile getirdiğinde kendini bencil hisseden çocuk, hayatı boyunca kendini feda etme eğilimi gösterir.

Son olarak, anne ve babanın çocuk üzerinden yaptığı tartışmalar, çocuğun kendini bir sorun kaynağı olarak görmesine sebebiyet verir. Bu durum, bireyin yetişkinlikte de her olumsuz olayda kendini suçlayan, "kötü" olduğu illüzyonuna inanan bir yapıya bürünmesine yol açar.

Etiketler

DavranışPsikolojidavranış psikolojisi

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Zeynep Çelikel

Psk. Dan. Zeynep Çelikel

Psk. Dan. Zeynep ÇELİKEL lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İnönü Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünü başarıyla tamamlayarak psikolojik danışman unvanı almıştır.

Psk. Dan. Zeynep ÇELİKEL, danışanlarına şu an Online Görüşme olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.