Doktorsitesi.com

Myom!!!

Op. Dr. Şerife Şeniz Yurtseven
Op. Dr. Şerife Şeniz Yurtseven
30 Eylül 2015401 görüntülenme
Randevu Al
  • Myomlar rahmin en sık rastlanan iyi huylu tümörleridir ve genellikle 35-45 yaş aralığındaki kadınlarda östrojen hormonuna bağlı olarak gelişim gösterirler.
  • Çoğu zaman belirti vermeseler de yerleşim yerlerine göre aşırı kanama, ağrı, kısırlık ve çevre organlara baskı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilirler.
  • Tedavi süreci myomun boyutuna ve hastanın şikayetlerine göre belirlenirken; düzenli takip, ilaç tedavisi veya cerrahi müdahale gibi yöntemler uygulanmaktadır.
Myom!!!
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Myom Nedir? Rahimdeki İyi Huylu Tümörler

Tıbbi literatürde tümör kelimesi, vücutta oluşan hem iyi huylu hem de kötü huylu tüm şişlikleri ifade etmek için kullanılır. Myomlar, rahmin en sık rastlanan iyi huylu tümörleri olarak tanımlanır ve genellikle yuvarlak, pembemsi bir yapıya sahiptirler. Bir bezelye tanesi kadar küçük olabildikleri gibi, bir basketbol topu büyüklüğüne kadar ulaşabilen bu yapılar, uterus (rahim) içerisinde farklı bölgelerde konumlanabilirler.

Myom Kimlerde Görülür?

Her yüz kadından yaklaşık 10-15’inde, farklı boyutlarda ve sayılarda myomlara rastlanması mümkündür. Bu yapılar bazen belirgin semptomlar verirken, bazen de hiçbir belirti göstermeden varlıklarını sürdürürler. Myom görülme sıklığı ile ilgili öne çıkan veriler şunlardır:

  • En sık 35-45 yaş grubu arasındaki kadınlarda görülür.
  • Ergenlik döneminde ortaya çıkması oldukça nadir bir durumdur.
  • Menopoz döneminde görülme sıklığı düşer; mevcut myomlar genellikle bu dönemde gerileme gösterir.

Myom Neden Olur? Risk Faktörleri

Myomların kesin oluşum nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, gelişimini tetikleyen temel unsurlar saptanmıştır. Özellikle östrojen hormonu (kadınlık hormonu), myomların büyümesinde kritik bir rol oynar. Gebelik döneminde artan östrojen seviyeleri myomların büyümesine neden olurken, menopozda düşen hormon seviyeleri küçülmelerini sağlar.

Genetik yatkınlık, bir diğer önemli faktördür; anne, kız kardeş veya anneanne gibi birinci derece akrabalarında myom öyküsü olan kadınlarda risk daha yüksektir. Ayrıca ırksal faktörler de etkilidir; yapılan araştırmalar, siyah ırkta myom görülme olasılığının beyaz ırka göre dokuz kat daha fazla olduğunu göstermektedir.

Myom Tipleri ve Yerleşim Yerleri

Myomlar, rahim içerisindeki yerleşim yerlerine göre üç ana gruba ayrılırlar. Yerleşim yeri, hastanın yaşayacağı belirtilerin türünü de doğrudan etkiler.

Myom TipiYerleşim Bölgesi
İntramural MyomlarRahmin orta tabakasında (En sık görülen tip)
Subseröz MyomlarRahmin dış tabakasında
Submüköz MyomlarRahmin iç tabakasında

Myom Belirtileri Nelerdir?

Birçok vakada myomlar herhangi bir belirti vermez ve rutin jinekolojik muayeneler sırasında tesadüfen tespit edilirler. Ancak myomun büyüklüğüne ve konumuna bağlı olarak şu bulgular ortaya çıkabilir:

  • Aşırı miktarda adet kanaması ve buna bağlı gelişen kansızlık.
  • Ara kanamalar veya cinsel ilişki sonrası kanama.
  • Karında belirgin şişlik veya büyüme hissi.
  • Sık idrara çıkma ve bağırsaklara baskı sonucu oluşan kabızlık.
  • Cinsel ilişki sırasında veya adet dönemlerinde kuyruk sokumuna vuran ağrı.
  • Üreme sağlığını etkileyerek kısırlık veya tekrarlayan düşüklere yol açma.

Myom ve Kanser İlişkisi

Myom tanısı alan hastalarda kanser gelişme riski oldukça düşüktür ve bu oran yaklaşık on binde bir (1/10.000) olarak kabul edilir. Ancak özellikle menopoz sonrası dönemde myomlarda gözlenen ani büyüme, kanser şüphesi uyandırabilir. Bu tür riskli durumlarda rahmin cerrahi müdahale ile çıkarılması gerekebilir.

Myom Tanısı Nasıl Konulur?

Günümüzde myom tanısı koymak oldukça kolay ve güvenilir yöntemlerle gerçekleştirilmektedir. Uzman bir hekim tarafından yapılan değerlendirmeler %99 oranında doğru sonuç verir. Kullanılan başlıca yöntemler şunlardır:

  1. Ultrasonografi: Karından veya vajinal yolla ses dalgaları kullanılarak yapılan ağrısız bir incelemedir.
  2. Histeroskopi: Işıklı bir cihazla vajina ve rahim boynu geçilerek rahim içinin doğrudan incelenmesidir.
  3. Laparoskopi: Karından açılan küçük bir kesi ile batın içindeki organların gözlemlenmesidir.
  4. Histerosalpingografi (İlaçlı Rahim Filmi): Rahim içine verilen özel bir ilaçla tüplerin ve rahim yapısının görüntülenmesidir.

Tedavi ve Takip Süreçleri

Küçük olan ve şikayete neden olmayan myomlar genellikle tedavi gerektirmez; bu durumlarda 6 ayda bir düzenli kontrol önerilir. Ancak yaşam kalitesini bozan veya sağlığı tehdit eden durumlarda farklı tedavi seçenekleri uygulanır.

Tıbbi ve Cerrahi Tedavi

GnRH analogları adı verilen ilaçlar, cerrahi öncesi myom boyutlarını küçültmek amacıyla kullanılabilir. Cerrahi seçeneklerde ise iki temel yöntem öne çıkar: Myomektomi, sadece myomun çıkarılarak rahmin korunduğu, özellikle çocuk sahibi olmak isteyenlere uygulanan bir yöntemdir. Histerektomi ise çocuk beklentisi olmayan ve şiddetli şikayetleri olan hastalarda rahmin tamamen alınması işlemidir.

Modern Yaklaşımlar: Krioterapi (Dondurma Tedavisi)

Son yıllarda geliştirilen krioterapi yöntemi, myomların -196 derecelik sıvı nitrojen ile dondurularak etkisiz hale getirilmesini amaçlar. Bu yöntem sayesinde ameliyat riskleri, kan kaybı ve operasyon sonrası yapışıklık gibi komplikasyonların önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Bu alandaki bilimsel araştırmalar halen devam etmektedir.

Etiketler

Myomların dondurulması (krioterapi)Histerektomi (rahmin alınması)Myom tanısı nasıl konulur?

Yazar Hakkında

Op. Dr. Şerife Şeniz Yurtseven

Op. Dr. Şerife Şeniz Yurtseven

Op. Dr. Şerife Şeniz Yurtseven, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olup, Kadın Hastalıkları ve Doğum alanında uzmanlığını yine aynı üniversitede tamamlamıştır. 19 yıllık mesleki tecrübesiyle, hem kamu hem özel sağlık kuruluşlarında görev yapmıştır. 2007 yılından bu yana aktif olarak çalışan Dr. Yurtseven, Medstar Antalya, Özel OFM ve Termessos Hastaneleri gibi kurumlarda hizmet vermiştir. Şu anda Vitale Kadın Hastalıkları ve Doğum Hastanesi'nde hasta kabulüne devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.