Gebelik sırasında, sigara içmenin zararları belgelenmiştir. Sigara içimi; düşük, bebek ölümü, vajinal kanama, anormal plasenta yerleşmesi, plasentanın erken ayrılması, erken kese zarı yırtılması ve erken doğuma yol açabilmektedir.

Anne adayının içtiği sigaranın rahim içinde gelişmekte olan bebeği çok dolaysız etkilendiğine ilişkin güçlü kanıtlar vardır. En sık rastlanan etki düşük doğum ağırlığıdır.

Sanayileşmiş ülkelerde küçük doğan bebeklerin üçte birinden sigara sorumlu tutulmaktadır. Düşük doğum ağırlığı, hastalık ve doğum çevresinde (doğumdan hemen önce, doğum sırasında ya da sonrasında) ölümlerin asıl sebebidir.
Başka potansiyel riskler de vardır. Anneleri sigara içen bebeklerde apne (soluk almanın durması) olasılığı fazladır, sigara içmeyen annelerin bebeklerine göre Ani Bebek Ölümü Sendromu ( Ya da Beşik Ölümü) iki kat fazladır. Genelde sigara içenlerin bebekleri, içmeyenlerinki kadar sağlıklı değildir. Günde 3 paket sigara içenlerin bebekleri, içmeyenlerinki kadar sağlıklı değildir. Günde 3 paket sigara içenlerin bebeklerinde düşük Apgar skoru (doğumdan hemen sonra bebeğin durumunu değerlendirmek için kullanılan standart skor) riski 4 kat fazladır. Ayrıca bebeklerin büyümelerinin sigara içmeyen annelerin bebeklerine yetişmediğine, uzun dönemde bedensel ve zihinsel kusurları olduğuna ve hiperaktif olduklarına ilişkin kanıtlar vardır. Bir çalışmada, sigara içenlerin 14 yaşındaki çocuklarının solunum sistemi hastalıklarına daha eğilimli oldukları, sigara içemeyenlerin çocuklarından daha kısa boylu oldukları ve okulda daha az başarılı olabildikleri gösterilmiştir. Bir zamanlar bu çocuklardaki sorunların nedeninin doğum öncesi kötü beslenme olduğuna inanılırdı. Sorunlar annelerin gebelik sırasında yemekten çok sigara içmeye ağırlık vermelerine bağlanırdı. Ama son çalışmalar bu fikri çürütmüştür; sigara içmeyenler kadar çok yemek yiyen ve onlar kadar kilo alan sigara içen gebelerde daha küçük bebekler doğurmuştur. Bu, karbon monoksit zehirlenmesi ve plasenta yoluyla bebeğe daha az oksijen gitmesinin sonucudur. 18 kilodan fazla kilo almak, sigara içen annenin küçük bebek doğurma riskini azaltmakta, ama bu kadar kilo anne ve çocuğa başka riskler yükseltmektedir. Sigara içtiğinizde bebeğiniz duman dolu bir rahmin içine hapsedilmiş olur, kalp atışları hızlanır, hepsinden kötüsü büyüyemez ve gelişemez.
Çalışmalar sigara içenin etkilerinin alkol kullanımı gibi doza bağlı olduğunu göstermiştir. Tütün, bebeklerin doğum ağırlığını içilen sigarayla doğru orantılı olarak azalmaktadır. Günde bir paket sigara içmek, sigara içmeyenlere göre % 130 düşük doğum ağırlıklı bebek doğumuyla sonuçlanır. İçilen sigara sayını azaltmanın kısmen yararı olur. Ama bu yanıltıcı olabilir çünkü sigaradan daha sık ve derin nefes almakla ve sigarayı sonuna kadar içmekle bu azalma dengelenebilir. Aynı durum riski azaltmak için düşük katranlı ve düşük nikotinli sigara içerken de olabilir.
Bununla birlikte haberler tümüyle kötü değildir. Bazı çalışmalar gebeliğin erken döneminde sigara içmeyi bırakan kadınların 4. aydan sonra olmaması koşuluyla bebeğe zarar verme riskini sigara içmeyenlerin düzeyine indirdiği göstermektedir. Daha erken olması çok daha iyidir ama son ayda bile sigarayı bırakmak, doğum sırasında bebeğe giden oksijen akımını korumaya yardımcı olur. Bazı kadınlar için sigarayı bırakmak gebeliğin erken döneminde, sigaraya karşı bir ani bir tiksinti geliştiğinden çok kolaydır. Eğer bu kadar şanslı değilseniz başka yöntemleri, hatta hipnozu bile deneyebilirsiniz.
İnsanların çoğu sigarayı bıraktıklarında yoksunluk belirtileri başlar. Bu belirtiler ve yoğunlukları kişiden kişiye değişir. En sık görülenler sigara için çok şiddetli özlem duymak, sinirlilik, kaygı, huzursuzluk, eller ve ayaklarda uyuşma, baş dönmesi, yorgunluk, uyku ve mide-bağırsak bozukluklarıdır. Bazı insanlar da başlangıçta hem bedensel hem de zihinsel güçlerinde azalma hissederler. Çoğu eskisinden daha fazla öksürdüklerini, çünkü akciğerlerde birikmiş olan salgıları daha iyi çıkarabildiklerini söylerler.
Nikotin salınımını yavaşlatmak, sinirliliği azaltmak için meyve, meyve suyu, süt, yeşil sebze ve eti geçici olarak bırakın. Kümes hayvanları, balık be peynir yiyin.
Kahveden kaçının, çünkü sinirliliğinizi arttırabilir. Dinlenin (yorgunluğa karşı), alıştırma yapın (nikotinden aldığınız uyarının yerini doldurmak için). Zihninizi birkaç gün dinlenmeye bırakın, zihinsel çaba gerektirmeyen işler yapın, sinemaya ya da sigara içmenin yasak olduğu yerlere gidin.
Sigarayı bırakmanın kötü etkileri birkaç günle birkaç hafta arasında sürer. Ama yararı siz ve bebeğiniz için yaşam boyu devam edecektir.

BAŞKALARI SİGARA İÇİYORSA

Sigara içmek yalnız içen kişiyi değil, çevresindeki herkesi de etkiler. Buna karnında gelişmekte olan bebekle anne adayı da dahildir. Bu nedenle eşiniz, evinizde yaşayanlar ya da yan masada çalışan arkadaşlarınız sigara içtiğinde bebeğiniz neredeyse sizin içmesiz kadar etkilenecektir.
Eğer eşiniz sigarayı bırakmayacağını söylüyorsa, ona en azından evin dışında ya da sizden ve bebeğinizden uzakta başka bir odada içmesini söyleyebilirsiniz. Sigarayı bırakması elbette hem kendi sağlığı hem de bebeğin uzun dönemli iyiliği için çok daha iyidir. Çalışmalar, annenin ya da babanın sigara içmesinin çocuklarında solunum sorunlarına ve akciğer gelişiminde bozulmaya neden olduğunu göstermiştir. Ayrıca çocukların büyüklerinde sigara içinde olasılıklarını da artırmaktadır. Arkadaşlarınızı yada iş arkadaşlarınızı bu alışkanlıktan vazgeçiremezseniz de, sizin çevrenizde sigara içmemelerini ya da azaltmalarını sağlayabilirsiniz. Yaşadığınız ya da çalıştığınız yerde sigara içmeyenleri koruyan yasalar varsa, bunu yapmak daha kolay olacaktır. Eğer böyle yasalar yoksa daha ince yöntemler deneyebilir, sigara dumanının bebeğe etkisini gösteren yayınları, hatta bu kitabı onlara gösterebilirsiniz.
Bu da işe yaramazsa, çalıştığınız yerde sigara içimi belirli alanlarla sınırlayın koridor gibi yada sigara içmeyenlerin yakınında sigara içmeyi yasaklayan kurallar koymayı deneyin. Hiçbiri işe yaramazsa gebeliğiniz süresince büronuzu değiştirin.


Antalya Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!