Doktorsitesi.com

Makattan Kanama Ne Zaman Tehlikelidir?

Op. Dr. Yasir Gözü
Op. Dr. Yasir Gözü5.0(21 Değerlendirme)
11 Eylül 2026128 görüntülenme
Randevu Al
  • Makattan kanama genellikle hemoroid veya anal fissür kaynaklı olsa da, kanamanın rengi ve eşlik eden semptomlar sindirim sistemindeki sorunun yerini belirlemede kritik rol oynar.
  • Özellikle 45 yaş sonrası başlayan kanamalar, kilo kaybı ve bağırsak alışkanlıklarındaki değişiklikler gibi tehlike işaretleri vakit kaybetmeden uzman bir hekime başvurulmasını gerektirir.
  • Kendi kendine tedavi yöntemleri ciddi hastalıkların teşhisini geciktirebileceği için parmakla muayene, anoskopi veya kolonoskopi gibi yöntemlerle kesin teşhis konulması hayati önem taşır.
Makattan Kanama Ne Zaman Tehlikelidir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Makattan Kanama ve Nedenleri

Makattan kanama, çoğu zaman hemoroid veya anal fissür gibi iyi huylu nedenlerden kaynaklansa da, kaynağı muayene edilmeden kesin olarak bilinemez. Kanamanın rengi, süresi ve eşlik eden semptomlar altta yatan neden hakkında kritik ipuçları verir. Özellikle koyu renkli kanama, dışkı alışkanlığında değişiklik, kilo kaybı veya halsizlik gibi durumlar varsa vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulmalıdır.

Kanamanın Rengi Ne Anlatır?

Kanamanın rengi ve dışkıdaki konumu, sindirim sistemindeki kanama odağının yerini belirlemede en önemli göstergelerden biridir:

  • Parlak Kırmızı Kan: Genellikle anüs veya rektumun son kısmından kaynaklanır. Tuvalet kağıdında veya dışkı üzerinde görülür.
  • Koyu Kırmızı veya Bordo Kan: Bağırsağın daha üst kısımlarından gelen kanamaya işaret edebilir ve genellikle dışkıyla karışıktır.
  • Siyah ve Katran Kıvamında Dışkı: Mide veya ince bağırsak kanamasını gösterir; bu durum acil tıbbi değerlendirme gerektirir.

Hemoroid ve Anal Fissür Arasındaki Farklar

Makattan gelen kanamaların en yaygın iki sebebi hemoroid ve anal fissürdür. Bu iki durumun belirtileri birbirinden net çizgilerle ayrılır:

DurumBelirtilerKanama Özelliği
HemoroidÇoğunlukla ağrısızdır, makatta şişlik görülebilir.Damla damla, parlak kırmızı kanama.
Anal FissürDışkılama sırasında jilet kesiği gibi keskin ağrı.Genellikle az miktarda kanama.
Apse/FistülAkıntı, şişlik ve sürekli ağrı.Kanama ile birlikte iltihabi akıntı.

Hangi Belirtiler Tehlike İşaretidir?

Kanamayı sadece hemoroide bağlayıp beklemek riskli olabilir. Aşağıdaki belirtilerden biri mevcutsa mutlaka ileri tetkik yapılmalıdır:

  • 45 yaşından sonra ilk kez başlayan kanamalar,
  • Ailede kalın bağırsak kanseri öyküsü bulunması,
  • Dışkıya karışmış veya koyu renkli kan görülmesi,
  • Haftalardır süren ishal, kabızlık veya dışkı çapının incelmesi,
  • Açıklanamayan kilo kaybı, halsizlik ve çabuk yorulma,
  • Kan tahlillerinde kansızlık (anemi) tespit edilmesi,
  • Baş dönmesi veya bayılma hissinin eşlik ettiği yoğun kanamalar.

Not: Yoğun kanama ve bayılma hissi durumunda vakit kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır.

Muayene ve Tanı Süreci

Tanı süreci, hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve fiziksel muayene ile başlar. Uzman doktor tarafından gerçekleştirilen parmakla muayene ve anoskopi yöntemiyle, anüs ve rektumun son kısmı birkaç dakika içinde değerlendirilir. Bu yöntemler çoğu hastada kanamanın nedenini netleştirir. Ancak tehlike işaretleri varsa veya muayene sonucu kanamayı tam açıklayamıyorsa kolonoskopi planlanmalıdır.

Kendi Kendine Tedavi Neden Risklidir?

Doktor kontrolü dışında, sadece eczaneden alınan kremlerle kanamayı durdurmaya çalışmak, altta yatan ciddi hastalıkların teşhisini geciktirebilir. Diğer yandan, basit bir fissür veya hemoroid nedeniyle haftalarca kanser korkusu yaşamak da yaygın bir durumdur. Kısa süren profesyonel bir muayene, her iki belirsizliği de ortadan kaldırarak doğru tedaviye başlanmasını sağlar.

Önemli: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve tıbbi muayene yerine geçmez.

Etiketler

HemoroidMakat kanamasıHemoroid kanaması
Yazar Hakkında
Op. Dr. Yasir Gözü

Op. Dr. Yasir Gözü

Ben, Op. Dr. Yasir Gözü, genel cerrahi uzmanıyım. 2006 yılından bu yana çalışmalarımı hemoroid, anal fissür, anal fistül, kıl dönmesi ve diğer makat hastalıklarının tanı ve tedavisi üzerine yoğunlaştırıyorum.

Yaklaşık 20 yıllık mesleki deneyimim boyunca Türkiye’den ve yurt dışından başvuran binlerce proktoloji hastasının muayene ve tedavi sürecini yürüttüm. Günümüzde hastalarımı İstanbul Beşiktaş’taki Avrupa Cerrahi Levent Kliniği’nde kabul ediyorum.

Eğitimim ve mesleki deneyimim

Tıp eğitimimi 1991–1997 yılları arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladım. Mecburi hizmetimi 2000 yılında Eskişehir Sivrihisar’da yaptım. Daha sonra 112 Acil Servis ve Afyon Devlet Hastanesi’nde görev aldım.

Ekim 2006’da genel cerrahi uzmanı unvanını aldım. Ayrıca endoskopi ve kolonoskopi alanlarında sertifikalı eğitimleri tamamladım.

2006 yılında Avrupa Cerrahi Kliniği’ni kurarak proktoloji hastalarını kabul etmeye başladım. Bu tarihten itibaren mesleki çalışmalarımı makat ve çevresinde görülen hastalıkların tanı ve tedavisi üzerine yoğunlaştırdım.

2007–2011 yılları arasında İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptım. Hastanedeki görevimi sürdürürken kendi kliniğimde proktoloji hastalarını muayene ve tedavi etmeye devam ettim.

Hasta yoğunluğu yüksek olan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde önemli bir klinik deneyim kazandım. Bu dönemde hemoroid, anal fissür, anal fistül, perianal apse ve pilonidal sinüs başta olmak üzere çok sayıda makat hastalığı vakasını değerlendirdim.

Hangi hastalıklarla ilgileniyorum?

Başlıca çalışma alanlarım şunlardır:

• Hemoroid (basur)
• Anal fissür (makat çatlağı)
• Anal fistül
• Perianal apse (makat apsesi)
• Pilonidal sinüs (kıl dönmesi)
• Hidradenitis suppurativa
• Rektal prolapsus (makat sarkması)
• Genital ve perianal siğiller
• Makatta kanama
• Makatta ağrı, şişlik, kaşıntı ve akıntı

Makatta görülen her belirti hemoroid anlamına gelmez. Kanama, ağrı, şişlik veya akıntı gibi yakınmalar farklı hastalıklardan kaynaklanabilir. Bu nedenle tedaviden önce doğru tanının konulmasına önem veriyorum.

Hastalarımı nasıl değerlendiriyorum?

Muayeneye hastanın şikâyetlerini ve sağlık geçmişini ayrıntılı şekilde dinleyerek başlıyorum. Ardından proktolojik muayene yapıyorum. Gerekli gördüğüm durumlarda makat kanalının değerlendirilmesini sağlayan kısa bir inceleme olan anoskopiden yararlanıyorum.

Muayene sonrasında hastalığın türünü ve evresini hastama anlaşılır bir dille açıklıyorum. Mevcut tedavi seçeneklerini, işlemin nasıl uygulanacağını ve iyileşme sürecinde neler yaşanabileceğini anlatıyorum.

Her hastanın durumu farklıdır. Bu nedenle yalnızca şikâyetlere bakarak standart bir tedavi önermiyorum. Tedavi planını hastalığın türüne, evresine, yerleşimine, daha önce uygulanan tedavilere ve hastanın genel sağlık durumuna göre hazırlıyorum.

Hangi tedavi yöntemlerini uyguluyorum?

Uygun hastalarda klasik ameliyatlara alternatif olabilecek minimal invaziv yöntemleri değerlendiriyorum. Bunlar daha küçük müdahalelerle uygulanabilen ve çoğunlukla hastanede yatış gerektirmeyen tedavilerdir.

Hemoroid tedavisinde uygun hastalara lazer veya dikiş gerektirmeyen girişimler uyguluyorum. Lazer yöntemiyle hastalıklı hemoroid dokusunun küçültülmesi amaçlanır.

Anal fissür tedavisinde botulinum toksini (botoks) ve uygun vakalarda lazer yöntemlerinden yararlanıyorum. Botulinum toksini uygulaması, makat kasındaki aşırı kasılmayı geçici olarak azaltarak çatlağın iyileşmesine yardımcı olmayı amaçlar.

Anal fistül tedavisinde uygun hastalarda lazer destekli yöntemleri değerlendiriyorum. Bu yöntemde fistül kanalının kontrollü şekilde kapatılması amaçlanır. Fistülün yapısı ve izlediği yol tedavi seçiminde belirleyicidir.

Pilonidal sinüs tedavisinde uygun vakalara lazer veya fenol uygulayabiliyorum. Fenol yöntemi, hastalıklı boşluğun küçük girişlerden temizlenmesi ve kimyasal bir maddeyle tedavi edilmesi esasına dayanır.

Genital ve perianal siğillerin tedavisinde radyofrekans yönteminden yararlanıyorum. Bu uygulamayla siğil dokularının kontrollü biçimde uzaklaştırılması amaçlanır.

İşlemlerin önemli bir bölümünü uygun hastalarda lokal anestezi altında gerçekleştiriyorum. Lokal anestezi yalnızca işlem yapılacak bölgenin uyuşturulmasını sağlar. Hastanın hastanede yatmasına gerek kalmadan aynı gün evine dönmesi mümkün olabilir.

Her yöntem her hasta için uygun değildir. Hangi tedavinin uygulanacağına ancak muayene ve gerekli incelemeler tamamlandıktan sonra karar veriyorum.

Uluslararası eğitim çalışmalarım

2014–2016 yılları arasında farklı ülkelerden gelen cerrahlara gözlemci eğitimleri verdim. Bu eğitimlerde lazerle hemoroid tedavisi, radyofrekans uygulamaları, pilonidal sinüs tedavisi ve minimal invaziv proktoloji yöntemleri üzerine klinik deneyimlerimi paylaştım.

Uluslararası hasta deneyimimiz

Avrupa Cerrahi’de kuruluşumuzdan bu yana Türkiye’den ve yurt dışından başvuran binlerce hastaya hizmet sunduk. Bu hastaların 1.000’den fazlasını uluslararası hastalar oluşturdu.

Romanya, Bulgaristan, Hollanda, Belçika, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kosova ve Arnavutluk başta olmak üzere farklı ülkelerden hastalar kliniğimize başvurmaktadır.

Yurt dışından gelen hastaların sağlık durumlarını ve seyahat planlarını dikkate alıyoruz. Muayene, tedavi ve kontrol süreci hakkında hastalarımıza önceden bilgi veriyoruz.

Kliniğimizde Türkçe, İngilizce, İtalyanca, Romence, Bulgarca, Arapça, Rusça ve Arnavutça iletişim desteği sunuyoruz.

İstanbul’da proktoloji muayenesi

İstanbul’da hemoroid, anal fissür, anal fistül, kıl dönmesi, makat apsesi, hidradenitis suppurativa veya makat sarkması nedeniyle bir proktoloji hekimi arıyorsanız Avrupa Cerrahi Levent Kliniği’ne başvurabilirsiniz.

Hastalarımı İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bulunan Levent kliniğimizde muayene ediyorum. Öncelikle şikâyetlerin kaynağını belirliyor, ardından uygun tedavi seçeneklerini hastamla birlikte değerlendiriyorum.

Benim için doğru tedavinin ilk adımı doğru tanıdır. Hastamın kendisini rahatça ifade edebilmesine, hastalığını anlayabilmesine ve tedavi kararına bilinçli şekilde katılmasına önem veriyorum.

 </

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.