Doktorsitesi.com

Hemoroid (Basur) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Op. Dr. Yasir Gözü
Op. Dr. Yasir Gözü5.0(21 Değerlendirme)
12 Mayıs 2023602 görüntülenme
Randevu Al
  • Hemoroid, anal bölgedeki toplardamarların basınç artışı nedeniyle şişmesiyle oluşan ve modern yaşam alışkanlıklarıyla gençlerde de sık görülen bir hastalıktır.
  • Hastalık, konumuna göre iç ve dış olarak ikiye ayrılırken; iç hemoroidler belirtilerin şiddetine göre dört farklı evrede incelenmektedir.
  • Başlangıç evrelerinde yaşam tarzı değişiklikleri önerilirken, ileri seviyelerde lazer gibi ameliyatsız yöntemler hızlı iyileşme ve yüksek konfor sağlamaktadır.
Hemoroid (Basur) Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid (basur), kalın bağırsak çıkışında yer alan anal bölgedeki toplardamarların çeşitli etkenlerle şişmesi ve meme halini almasıyla oluşan bir hastalıktır. Tıbbi olarak damarların varisleşmesi şeklinde de tanımlanan bu durum, genellikle makat bölgesindeki basıncın artması sonucunda meydana gelir. Günümüzde yaşam alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte, bu rahatsızlık sadece ileri yaşlarda değil, genç nüfusta da oldukça sık görülmektedir.

Toplumda yaygın bir sağlık sorunu olan hemoroid, her yaş grubunda ve her iki cinsiyette benzer oranlarda ortaya çıkar. Geçmişte genellikle 50 yaş ve üzeri bireylerde rastlanan bu tablo, modern yaşamın getirdiği hareketsizlik ve beslenme düzenindeki değişiklikler nedeniyle artık her yaşın ortak sorunu haline gelmiştir. Hastalık, bireyin günlük yaşam konforunu ve yaşam kalitesini doğrudan etkileyen makat hastalıklarının başında yer almaktadır.

Hemoroid Nedenleri Nelerdir?

Hemoroid oluşumunun temelinde, dışkılama esnasında yapılan aşırı ıkınma ve buna bağlı olarak bölgedeki dokuların zarar görmesi yatar. Özellikle sindirim sistemi bozuklukları, bu hastalığın tetiklenmesinde en kritik rolü oynamaktadır. Basur oluşumuna zemin hazırlayan başlıca faktörler şunlardır:

  • Kronik kabızlık veya şiddetli ishal atakları,
  • Günlük su tüketiminin yetersiz olması,
  • Hareketsiz bir yaşam tarzı benimsemek,
  • Gebelik ve doğum süreçleri,
  • Ağır yük kaldırmayı gerektiren sporlar veya iş kolları,
  • Aşırı alkol ve sigara kullanımı,
  • Makat bölgesinde yer alan tümörler,
  • Obezite (aşırı kilo) ve genetik yatkınlık.

Hemoroid (Basur) Çeşitleri ve Dereceleri

Hemoroid hastalığı, oluşumların anal bölgedeki konumuna göre iç hemoroid ve dış hemoroid olmak üzere iki ana gruba ayrılır. İç hemoroidler, rektumun iç kısmında yer alır ve hastalığın ilerleme durumuna göre dört farklı evrede incelenir. Tedavi yönteminin belirlenmesinde bu evrelerin tespiti büyük önem taşımaktadır.

İç Hemoroid Dereceleri

DereceBelirtiler ve Durum
1. DereceMemeler dışarıdan fark edilmez; sadece uzman muayenesiyle teşhis edilebilir.
2. DereceDışkılama sırasında dışarı çıkan memeler, işlem sonrası kendiliğinden içeri girer.
3. DereceMemeler ancak elle müdahale ile içeri itilebilir; yoğun kanama ve kaşıntı görülür.
4. DereceMemeler sürekli dışarıdadır, içeri itilemez; şiddetli ağrı ve hareket kısıtlılığı yaratır.

Dış Hemoroid (Eksternal Hemoroid)

Dış hemoroidler, anüsün dış kısmında yer alan ve gözle görülebilen, dokunulduğunda hissedilen yapılardır. Bu türün bir çeşidi olan tromboze hemoroid, damar içindeki kanın pıhtılaşmasıyla oluşur ve halk arasında boğulmuş basur olarak bilinir. Bu durum, makatta mavimsi veya morumsu renkli, sert ve oldukça ağrılı şişliklere yol açarak hastanın yaşamını zorlaştırır.

Hemoroid Belirtileri Nelerdir?

Hastalığın türüne ve evresine göre semptomlar değişiklik gösterse de, genel olarak karşılaşılan basur belirtileri şunlardır:

  • Makat ve çevresinde dinmeyen kaşıntı hissi,
  • Dışkılama sırasında taze kan gelmesi,
  • Anüs bölgesinde ele gelen ağrılı veya ağrısız şişlikler,
  • Dolgunluk hissi ve dışkılamanın tam yapılamaması,
  • Makatta ıslaklık, akıntı veya yanma hissi,
  • Özellikle otururken veya yürürken artan şiddetli ağrı.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Hemoroid tanısı, alanında uzman bir proktoloji doktoru tarafından yapılan fiziksel muayene ve hastanın şikayetlerinin dinlenmesiyle kolayca konulabilir. Ancak, belirtilerin kalın bağırsak tümörleri veya diğer sindirim sistemi hastalıklarıyla benzerlik göstermesi durumunda ileri tetkikler gerekebilir. Bu kapsamda kesin teşhis için rektoskopi veya kolonoskopi gibi yöntemlere başvurularak altta yatan asıl neden titizlikle araştırılır.

Hemoroid Tedavi Yöntemleri

Başlangıç seviyesindeki (1. derece) hemoroidlerde diyet düzenlemesi, ılık su oturma banyoları ve doktor kontrolünde kullanılan kremler rahatlama sağlayabilir. Ancak bu yöntemler genellikle geçicidir ve hastalık ilerledikçe etkisini yitirir. Günümüzde tedavi seçenekleri cerrahi ve ameliyatsız yöntemler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Klasik Cerrahi ve Ameliyatsız Tedavi Farkı

Klasik hemoroid ameliyatları genel anestezi altında yapılır, dokuların kesilip dikilmesini içerir ve iyileşme süreci 20 günü bulabilir. Buna karşın Avrupa Cerrahi Tıp Merkezi bünyesinde uygulanan ameliyatsız yöntemler, hastaya büyük konfor sunar.

Ameliyatsız lazer tedavisi ve diğer modern tekniklerin avantajları şunlardır:

  1. Tedavi süresi sadece 5-8 dakika arasındadır.
  2. Narkoz gerektirmez; lokal anestezi ile bölge uyuşturulur.
  3. Kesi veya dikiş uygulanmadığı için sağlıklı dokular zarar görmez.
  4. İşlem sonrası hastanede yatış gerekmez, hasta aynı gün günlük hayatına dönebilir.
  5. Gaz kaçırma veya dışkı tutamama gibi komplikasyon riskleri bulunmaz.
  6. Tansiyon, şeker ve kalp hastası olan bireylerde güvenle uygulanabilir.

Avrupa Cerrahi Tıp Merkezi olarak, 2005 yılından bu yana etik ve dürüst sağlık anlayışımızla hizmet vermekteyiz. A Sınıfı Proktoloji Merkezi unvanıyla; hemoroid, kıl dönmesi, anal fissür ve fistül gibi hastalıklarda uzman hekim kadromuzla, yatış gerektirmeyen ayaktan tedavi çözümleri sunuyoruz. Detaylı bilgi için www.avrupacerrahi.com.tr adresini ziyaret edebilir veya 444 8 623 numaralı hattımızdan bize ulaşabilirsiniz.

Etiketler

HemoroidProktologproktolojibasur
Yazar Hakkında
Op. Dr. Yasir Gözü

Op. Dr. Yasir Gözü

Ben, Op. Dr. Yasir Gözü, genel cerrahi uzmanıyım. 2006 yılından bu yana çalışmalarımı hemoroid, anal fissür, anal fistül, kıl dönmesi ve diğer makat hastalıklarının tanı ve tedavisi üzerine yoğunlaştırıyorum.

Yaklaşık 20 yıllık mesleki deneyimim boyunca Türkiye’den ve yurt dışından başvuran binlerce proktoloji hastasının muayene ve tedavi sürecini yürüttüm. Günümüzde hastalarımı İstanbul Beşiktaş’taki Avrupa Cerrahi Levent Kliniği’nde kabul ediyorum.

Eğitimim ve mesleki deneyimim

Tıp eğitimimi 1991–1997 yılları arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladım. Mecburi hizmetimi 2000 yılında Eskişehir Sivrihisar’da yaptım. Daha sonra 112 Acil Servis ve Afyon Devlet Hastanesi’nde görev aldım.

Ekim 2006’da genel cerrahi uzmanı unvanını aldım. Ayrıca endoskopi ve kolonoskopi alanlarında sertifikalı eğitimleri tamamladım.

2006 yılında Avrupa Cerrahi Kliniği’ni kurarak proktoloji hastalarını kabul etmeye başladım. Bu tarihten itibaren mesleki çalışmalarımı makat ve çevresinde görülen hastalıkların tanı ve tedavisi üzerine yoğunlaştırdım.

2007–2011 yılları arasında İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptım. Hastanedeki görevimi sürdürürken kendi kliniğimde proktoloji hastalarını muayene ve tedavi etmeye devam ettim.

Hasta yoğunluğu yüksek olan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde önemli bir klinik deneyim kazandım. Bu dönemde hemoroid, anal fissür, anal fistül, perianal apse ve pilonidal sinüs başta olmak üzere çok sayıda makat hastalığı vakasını değerlendirdim.

Hangi hastalıklarla ilgileniyorum?

Başlıca çalışma alanlarım şunlardır:

• Hemoroid (basur)
• Anal fissür (makat çatlağı)
• Anal fistül
• Perianal apse (makat apsesi)
• Pilonidal sinüs (kıl dönmesi)
• Hidradenitis suppurativa
• Rektal prolapsus (makat sarkması)
• Genital ve perianal siğiller
• Makatta kanama
• Makatta ağrı, şişlik, kaşıntı ve akıntı

Makatta görülen her belirti hemoroid anlamına gelmez. Kanama, ağrı, şişlik veya akıntı gibi yakınmalar farklı hastalıklardan kaynaklanabilir. Bu nedenle tedaviden önce doğru tanının konulmasına önem veriyorum.

Hastalarımı nasıl değerlendiriyorum?

Muayeneye hastanın şikâyetlerini ve sağlık geçmişini ayrıntılı şekilde dinleyerek başlıyorum. Ardından proktolojik muayene yapıyorum. Gerekli gördüğüm durumlarda makat kanalının değerlendirilmesini sağlayan kısa bir inceleme olan anoskopiden yararlanıyorum.

Muayene sonrasında hastalığın türünü ve evresini hastama anlaşılır bir dille açıklıyorum. Mevcut tedavi seçeneklerini, işlemin nasıl uygulanacağını ve iyileşme sürecinde neler yaşanabileceğini anlatıyorum.

Her hastanın durumu farklıdır. Bu nedenle yalnızca şikâyetlere bakarak standart bir tedavi önermiyorum. Tedavi planını hastalığın türüne, evresine, yerleşimine, daha önce uygulanan tedavilere ve hastanın genel sağlık durumuna göre hazırlıyorum.

Hangi tedavi yöntemlerini uyguluyorum?

Uygun hastalarda klasik ameliyatlara alternatif olabilecek minimal invaziv yöntemleri değerlendiriyorum. Bunlar daha küçük müdahalelerle uygulanabilen ve çoğunlukla hastanede yatış gerektirmeyen tedavilerdir.

Hemoroid tedavisinde uygun hastalara lazer veya dikiş gerektirmeyen girişimler uyguluyorum. Lazer yöntemiyle hastalıklı hemoroid dokusunun küçültülmesi amaçlanır.

Anal fissür tedavisinde botulinum toksini (botoks) ve uygun vakalarda lazer yöntemlerinden yararlanıyorum. Botulinum toksini uygulaması, makat kasındaki aşırı kasılmayı geçici olarak azaltarak çatlağın iyileşmesine yardımcı olmayı amaçlar.

Anal fistül tedavisinde uygun hastalarda lazer destekli yöntemleri değerlendiriyorum. Bu yöntemde fistül kanalının kontrollü şekilde kapatılması amaçlanır. Fistülün yapısı ve izlediği yol tedavi seçiminde belirleyicidir.

Pilonidal sinüs tedavisinde uygun vakalara lazer veya fenol uygulayabiliyorum. Fenol yöntemi, hastalıklı boşluğun küçük girişlerden temizlenmesi ve kimyasal bir maddeyle tedavi edilmesi esasına dayanır.

Genital ve perianal siğillerin tedavisinde radyofrekans yönteminden yararlanıyorum. Bu uygulamayla siğil dokularının kontrollü biçimde uzaklaştırılması amaçlanır.

İşlemlerin önemli bir bölümünü uygun hastalarda lokal anestezi altında gerçekleştiriyorum. Lokal anestezi yalnızca işlem yapılacak bölgenin uyuşturulmasını sağlar. Hastanın hastanede yatmasına gerek kalmadan aynı gün evine dönmesi mümkün olabilir.

Her yöntem her hasta için uygun değildir. Hangi tedavinin uygulanacağına ancak muayene ve gerekli incelemeler tamamlandıktan sonra karar veriyorum.

Uluslararası eğitim çalışmalarım

2014–2016 yılları arasında farklı ülkelerden gelen cerrahlara gözlemci eğitimleri verdim. Bu eğitimlerde lazerle hemoroid tedavisi, radyofrekans uygulamaları, pilonidal sinüs tedavisi ve minimal invaziv proktoloji yöntemleri üzerine klinik deneyimlerimi paylaştım.

Uluslararası hasta deneyimimiz

Avrupa Cerrahi’de kuruluşumuzdan bu yana Türkiye’den ve yurt dışından başvuran binlerce hastaya hizmet sunduk. Bu hastaların 1.000’den fazlasını uluslararası hastalar oluşturdu.

Romanya, Bulgaristan, Hollanda, Belçika, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kosova ve Arnavutluk başta olmak üzere farklı ülkelerden hastalar kliniğimize başvurmaktadır.

Yurt dışından gelen hastaların sağlık durumlarını ve seyahat planlarını dikkate alıyoruz. Muayene, tedavi ve kontrol süreci hakkında hastalarımıza önceden bilgi veriyoruz.

Kliniğimizde Türkçe, İngilizce, İtalyanca, Romence, Bulgarca, Arapça, Rusça ve Arnavutça iletişim desteği sunuyoruz.

İstanbul’da proktoloji muayenesi

İstanbul’da hemoroid, anal fissür, anal fistül, kıl dönmesi, makat apsesi, hidradenitis suppurativa veya makat sarkması nedeniyle bir proktoloji hekimi arıyorsanız Avrupa Cerrahi Levent Kliniği’ne başvurabilirsiniz.

Hastalarımı İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bulunan Levent kliniğimizde muayene ediyorum. Öncelikle şikâyetlerin kaynağını belirliyor, ardından uygun tedavi seçeneklerini hastamla birlikte değerlendiriyorum.

Benim için doğru tedavinin ilk adımı doğru tanıdır. Hastamın kendisini rahatça ifade edebilmesine, hastalığını anlayabilmesine ve tedavi kararına bilinçli şekilde katılmasına önem veriyorum.

 </

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.