Doktorsitesi.com

Sık Tekrarlayan Apselerin Nedeni HS Olabilir mi?

Op. Dr. Yasir Gözü
Op. Dr. Yasir Gözü5.0(20 Değerlendirme)
23 Ekim 2025577 görüntülenme
Randevu Al
  • Hidradenitis Suppurativa (HS), özellikle koltuk altı ve kasık gibi bölgelerde tekrarlayan ağrılı apseler, akıntılı yaralar ve cilt altı tünellerle karakterize kronik bir deri hastalığıdır.
  • Genetik yatkınlık, sigara kullanımı ve fazla kilo gibi faktörlerle tetiklenen bu hastalık, basit apselerden farklı olarak sürekli nüksetme ve kalıcı yara izi bırakma eğilimindedir.
  • Hastalığın tedavisinde güncel bir yaklaşım olan lazer yöntemleri, kıl köklerini ortadan kaldırarak iltihap döngüsünü kırmakta ve cerrahi müdahaleye gerek kalmadan konforlu bir iyileşme süreci sunmaktadır.
Sık Tekrarlayan Apselerin Nedeni HS Olabilir mi?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tekrarlayan Apseler ve Hidradenitis Suppurativa (HS)

Birçok kişi; özellikle koltuk altı, kasık, kalça veya genital bölgede meydana gelen tekrarlayan apselerden şikâyet etmektedir. Bu durum genellikle basit bir enfeksiyon olarak değerlendirilip antibiyotiklerle geçici olarak kontrol altına alınsa da, apselerin sürekli aynı bölgede nüksetmesi daha ciddi bir durumun habercisi olabilir. Aynı bölgede kronikleşen bu şişlikler, aslında Hidradenitis Suppurativa (HS) adı verilen kronik bir deri hastalığının belirtisidir.

Hidradenitis Suppurativa (HS) Nedir?

Hidradenitis Suppurativa, deri altında bulunan kıl köklerinin ve ter bezlerinin iltihaplanması sonucunda ortaya çıkan, tekrarlayıcı bir hastalıktır. Hastalık en sık koltuk altı, kasık, kalça, anüs çevresi ve göğüs altı gibi sürtünmeye eğilimli bölgelerde kendini gösterir. Başlangıçta basit bir sivilce veya çıban gibi görünen bu yapılar, zamanla ağrılı apselere, akıntılı yaralara ve cilt altı tünellere dönüşebilir.

Hastalığın en belirgin özelliği tekrarlayıcı doğasıdır. Bu nedenle, "aynı bölgede sürekli apse çıkıyor" şikâyetiyle başvuran hastalarda HS ihtimali uzmanlar tarafından mutlaka değerlendirilmelidir. Erken teşhis, hastalığın ilerlemesini durdurmak için kritik bir rol oynar.

Basit Cilt Apsesi ile HS Arasındaki Farklar

Basit cilt apseleri genellikle tek seferlik oluşumlardır ve uygun tedaviyle tamamen iyileşme gösterirler. Ancak Hidradenitis Suppurativa tablosunda durum çok daha karmaşıktır. Aşağıdaki tablo, bu iki durum arasındaki temel farkları özetlemektedir:

ÖzellikBasit Cilt ApsesiHidradenitis Suppurativa (HS)
TekrarlamaGenellikle tek seferliktir.Aynı bölgede sürekli tekrarlar.
Yapısal DeğişimTünel oluşumu gözlenmez.Lezyonlar birbirine tünellerle bağlanabilir.
İyileşme Süreciİz bırakmadan iyileşebilir.Skar (iz) ve deri deformasyonu gelişir.
Yaşam KalitesiKısa süreli rahatsızlık verir.Ağrı, kötü koku ve akıntı kronikleşir.

HS Gelişiminde Rol Oynayan Risk Faktörleri

Hidradenitis Suppurativa’nın kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı faktörlerin hastalığı tetiklediği bilinmektedir. Bu faktörler kıl foliküllerinin tıkanmasına ve iltihap döngüsünün başlamasına neden olur. HS gelişimini tetikleyen temel unsurlar şunlardır:

  • Genetik yatkınlık ve aile öyküsü,
  • Sigara kullanımı,
  • Hormonal dengesizlikler,
  • Fazla kilo ve aşırı terleme,
  • Dar ve sürtünme yaratan kıyafet tercihleri,
  • Bağışıklık sistemi ile ilişkili iltihaplanma eğilimi.

Hidradenitis Suppurativa Tanısı Nasıl Konur?

HS tanısı, büyük oranda uzman bir hekim tarafından gerçekleştirilen klinik muayene ile konulmaktadır. Muayene sırasında doktor; lezyonların tipi, yerleşim bölgesi, tekrarlama sıklığı ve hastanın geçmiş öyküsünü detaylıca analiz eder. Gerekli görülen durumlarda, tanıyı desteklemek amacıyla ultrason veya kültür testlerinden faydalanılabilir.

HS Tedavisinde Modern Yaklaşım: Lazer Yöntemleri

Hidradenitis Suppurativa tedavisinde günümüzde lazer uygulamaları, ameliyatsız ve etkili bir çözüm olarak ön plana çıkmaktadır. Lazer tedavisi, kıl köklerini kalıcı olarak ortadan kaldırarak bölgedeki iltihap döngüsünü kırar ve yeni apse oluşumlarını engeller. Bu modern yöntemin avantajları şunlardır:

  1. Narkoz gerektirmez ve işlem konforludur.
  2. Yatış gerektirmeyen, ayaktan uygulanan bir yöntemdir.
  3. Kısa sürede iyileşme imkânı tanır.
  4. Günlük yaşamı etkilemeden tedavi sürecini tamamlamayı sağlar.

Özellikle erken evre HS hastalarında lazer yöntemi, cerrahi müdahaleye gerek kalmadan uzun dönemli kontrol sağlayabilmektedir.

Ne Zaman Bir Uzman Görüşü Alınmalıdır?

Eğer vücudunuzda aşağıdaki durumlardan biri mevcutsa, vakit kaybetmeden bir proktoloji veya dermatoloji uzmanına başvurmanız önerilir:

  • Aynı bölgede tekrarlayan apseler oluşuyorsa,
  • Şişliklerle birlikte kötü koku veya akıntı mevcutsa,
  • Cilt altında sertlikler ve kalıcı yara izleri oluşmaya başladıysa,
  • Şikâyetleriniz antibiyotik tedavisine rağmen geçmiyorsa.

Unutulmamalıdır ki; sık tekrarlayan apseler vücudun bir sinyali olabilir. Erken tanı, Hidradenitis Suppurativa gibi kronik hastalıkların kontrol altına alınmasında en etkili yoldur.

Etiketler

hidradenitis suppurativahidradenitis suppurativa tedavisitekrarlayan apsekoltuk altı apsesikasıkta apselazer tedavisiHS hastalığıapse neden geçmiyorderi altında şişlikcilt apsesiproktoloji merkeziameliyatsız tedaviciltte iltihapakıntılı yarahs belirtilerihs nedir

Yazar Hakkında

Op. Dr. Yasir Gözü

Op. Dr. Yasir Gözü

Ben, Op. Dr. Yasir Gözü, genel cerrahi uzmanıyım. 2006 yılından bu yana çalışmalarımı hemoroid, anal fissür, anal fistül, kıl dönmesi ve diğer makat hastalıklarının tanı ve tedavisi üzerine yoğunlaştırıyorum.

Yaklaşık 20 yıllık mesleki deneyimim boyunca Türkiye’den ve yurt dışından başvuran binlerce proktoloji hastasının muayene ve tedavi sürecini yürüttüm. Günümüzde hastalarımı İstanbul Beşiktaş’taki Avrupa Cerrahi Levent Kliniği’nde kabul ediyorum.

Eğitimim ve mesleki deneyimim

Tıp eğitimimi 1991–1997 yılları arasında Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladım. Mecburi hizmetimi 2000 yılında Eskişehir Sivrihisar’da yaptım. Daha sonra 112 Acil Servis ve Afyon Devlet Hastanesi’nde görev aldım.

Ekim 2006’da genel cerrahi uzmanı unvanını aldım. Ayrıca endoskopi ve kolonoskopi alanlarında sertifikalı eğitimleri tamamladım.

2006 yılında Avrupa Cerrahi Kliniği’ni kurarak proktoloji hastalarını kabul etmeye başladım. Bu tarihten itibaren mesleki çalışmalarımı makat ve çevresinde görülen hastalıkların tanı ve tedavisi üzerine yoğunlaştırdım.

2007–2011 yılları arasında İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde genel cerrahi uzmanı olarak görev yaptım. Hastanedeki görevimi sürdürürken kendi kliniğimde proktoloji hastalarını muayene ve tedavi etmeye devam ettim.

Hasta yoğunluğu yüksek olan Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde önemli bir klinik deneyim kazandım. Bu dönemde hemoroid, anal fissür, anal fistül, perianal apse ve pilonidal sinüs başta olmak üzere çok sayıda makat hastalığı vakasını değerlendirdim.

Hangi hastalıklarla ilgileniyorum?

Başlıca çalışma alanlarım şunlardır:

• Hemoroid (basur)
• Anal fissür (makat çatlağı)
• Anal fistül
• Perianal apse (makat apsesi)
• Pilonidal sinüs (kıl dönmesi)
• Hidradenitis suppurativa
• Rektal prolapsus (makat sarkması)
• Genital ve perianal siğiller
• Makatta kanama
• Makatta ağrı, şişlik, kaşıntı ve akıntı

Makatta görülen her belirti hemoroid anlamına gelmez. Kanama, ağrı, şişlik veya akıntı gibi yakınmalar farklı hastalıklardan kaynaklanabilir. Bu nedenle tedaviden önce doğru tanının konulmasına önem veriyorum.

Hastalarımı nasıl değerlendiriyorum?

Muayeneye hastanın şikâyetlerini ve sağlık geçmişini ayrıntılı şekilde dinleyerek başlıyorum. Ardından proktolojik muayene yapıyorum. Gerekli gördüğüm durumlarda makat kanalının değerlendirilmesini sağlayan kısa bir inceleme olan anoskopiden yararlanıyorum.

Muayene sonrasında hastalığın türünü ve evresini hastama anlaşılır bir dille açıklıyorum. Mevcut tedavi seçeneklerini, işlemin nasıl uygulanacağını ve iyileşme sürecinde neler yaşanabileceğini anlatıyorum.

Her hastanın durumu farklıdır. Bu nedenle yalnızca şikâyetlere bakarak standart bir tedavi önermiyorum. Tedavi planını hastalığın türüne, evresine, yerleşimine, daha önce uygulanan tedavilere ve hastanın genel sağlık durumuna göre hazırlıyorum.

Hangi tedavi yöntemlerini uyguluyorum?

Uygun hastalarda klasik ameliyatlara alternatif olabilecek minimal invaziv yöntemleri değerlendiriyorum. Bunlar daha küçük müdahalelerle uygulanabilen ve çoğunlukla hastanede yatış gerektirmeyen tedavilerdir.

Hemoroid tedavisinde uygun hastalara lazer veya dikiş gerektirmeyen girişimler uyguluyorum. Lazer yöntemiyle hastalıklı hemoroid dokusunun küçültülmesi amaçlanır.

Anal fissür tedavisinde botulinum toksini (botoks) ve uygun vakalarda lazer yöntemlerinden yararlanıyorum. Botulinum toksini uygulaması, makat kasındaki aşırı kasılmayı geçici olarak azaltarak çatlağın iyileşmesine yardımcı olmayı amaçlar.

Anal fistül tedavisinde uygun hastalarda lazer destekli yöntemleri değerlendiriyorum. Bu yöntemde fistül kanalının kontrollü şekilde kapatılması amaçlanır. Fistülün yapısı ve izlediği yol tedavi seçiminde belirleyicidir.

Pilonidal sinüs tedavisinde uygun vakalara lazer veya fenol uygulayabiliyorum. Fenol yöntemi, hastalıklı boşluğun küçük girişlerden temizlenmesi ve kimyasal bir maddeyle tedavi edilmesi esasına dayanır.

Genital ve perianal siğillerin tedavisinde radyofrekans yönteminden yararlanıyorum. Bu uygulamayla siğil dokularının kontrollü biçimde uzaklaştırılması amaçlanır.

İşlemlerin önemli bir bölümünü uygun hastalarda lokal anestezi altında gerçekleştiriyorum. Lokal anestezi yalnızca işlem yapılacak bölgenin uyuşturulmasını sağlar. Hastanın hastanede yatmasına gerek kalmadan aynı gün evine dönmesi mümkün olabilir.

Her yöntem her hasta için uygun değildir. Hangi tedavinin uygulanacağına ancak muayene ve gerekli incelemeler tamamlandıktan sonra karar veriyorum.

Uluslararası eğitim çalışmalarım

2014–2016 yılları arasında farklı ülkelerden gelen cerrahlara gözlemci eğitimleri verdim. Bu eğitimlerde lazerle hemoroid tedavisi, radyofrekans uygulamaları, pilonidal sinüs tedavisi ve minimal invaziv proktoloji yöntemleri üzerine klinik deneyimlerimi paylaştım.

Uluslararası hasta deneyimimiz

Avrupa Cerrahi’de kuruluşumuzdan bu yana Türkiye’den ve yurt dışından başvuran binlerce hastaya hizmet sunduk. Bu hastaların 1.000’den fazlasını uluslararası hastalar oluşturdu.

Romanya, Bulgaristan, Hollanda, Belçika, İtalya, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Kosova ve Arnavutluk başta olmak üzere farklı ülkelerden hastalar kliniğimize başvurmaktadır.

Yurt dışından gelen hastaların sağlık durumlarını ve seyahat planlarını dikkate alıyoruz. Muayene, tedavi ve kontrol süreci hakkında hastalarımıza önceden bilgi veriyoruz.

Kliniğimizde Türkçe, İngilizce, İtalyanca, Romence, Bulgarca, Arapça, Rusça ve Arnavutça iletişim desteği sunuyoruz.

İstanbul’da proktoloji muayenesi

İstanbul’da hemoroid, anal fissür, anal fistül, kıl dönmesi, makat apsesi, hidradenitis suppurativa veya makat sarkması nedeniyle bir proktoloji hekimi arıyorsanız Avrupa Cerrahi Levent Kliniği’ne başvurabilirsiniz.

Hastalarımı İstanbul’un Beşiktaş ilçesinde bulunan Levent kliniğimizde muayene ediyorum. Öncelikle şikâyetlerin kaynağını belirliyor, ardından uygun tedavi seçeneklerini hastamla birlikte değerlendiriyorum.

Benim için doğru tedavinin ilk adımı doğru tanıdır. Hastamın kendisini rahatça ifade edebilmesine, hastalığını anlayabilmesine ve tedavi kararına bilinçli şekilde katılmasına önem veriyorum.

 </

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.