Doktorsitesi.com

Lepra (Cüzzam)

Uzm. Dr. Buket Bayram
Uzm. Dr. Buket Bayram
24 Ocak 20142968 görüntülenme
Randevu Al
  • Dünya Cüzzam Günü, toplumdaki ön yargıları kırmayı ve Mycobacterium leprae bakterisinin neden olduğu bu kronik enfeksiyon hastalığına karşı farkındalık yaratmayı amaçlamaktadır.
  • Cüzzam, yakın temas ve damlacık yoluyla bulaşan, erken teşhis edildiğinde Dünya Sağlık Örgütü'nün çok ilaçlı tedavi protokolü ile tamamen iyileştirilebilen bir hastalıktır.
  • Türkiye'de Prof. Dr. Türkan Saylan'ın öncülüğünde yürütülen çalışmalar sayesinde vaka sayıları önemli ölçüde azalmış olup, hastaların tedavi ve ilaç giderleri devlet tarafından ücretsiz karşılanmaktadır.
Lepra (Cüzzam)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dünya Cüzzam Günü ve Farkındalık Çalışmaları

Dünya genelinde her yıl Ocak ayının son pazar günü, Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) önerisiyle Dünya Cüzzam Günü olarak anılmaktadır. Bu özel günde düzenlenen çeşitli etkinliklerle, toplumun cüzzam hastalığına karşı farkındalığının artırılması ve ön yargıların kırılması hedeflenmektedir.

Cüzzam Hastalığının Tarihsel Süreci ve Algısı

Tarih boyunca cüzzam, toplumlar tarafından en çok korkulan hastalıklardan biri olmuştur. Uzun bir süre boyunca tıbbi bir durumdan ziyade bir lanet olarak kabul edilen bu hastalık, hastaların toplumdan dışlanmasına yol açmıştır. Orta Çağ Avrupa'sında cüzzam hastaları; özel giysiler giymeye, çan veya zil çalarak çevredekileri uyarmaya ve rüzgarın yönüne göre yolun belirli bir tarafında yürümeye zorlanmışlardır.

Cüzzamın kesin ortaya çıkış tarihi bilinmemekle birlikte, tanıya dair ilk yazılı kayıt M.Ö. 1550 yılına ait bir Mısır papirüsünde yer almaktadır. M.Ö. 600’lü yıllarda Hint ve Çin kaynaklarında da benzer tanımlamalara rastlanır. Hastalığın Avrupa'ya Büyük İskender'in ordusu veya Roma askerleri aracılığıyla Hindistan'dan taşındığı düşünülmektedir. Haçlı Seferleri sırasında yaygınlaşan hastalık nedeniyle, hastaların tecrit edildiği "Miskinler Tekkesi" gibi yerler kurulmuştur.

Cüzzam (Lepra) Nedir?

Cüzzam (Lepra), Mycobacterium leprae adı verilen bakterinin neden olduğu, deri ve sinir sistemini etkileyen kronik bir enfeksiyon hastalığıdır. Lepra basili, ilk kez 1876 yılında Norveçli bilim insanı Armauer Hansen tarafından keşfedilmiştir. Bu nedenle hastalık, Hansen Hastalığı olarak da bilinir.

Bulaşma Yolları ve Kuluçka Süresi

Cüzzam, hasta bireylerle ağız ve burun yoluyla gerçekleşen yakın temas sonucu damlacık enfeksiyonu ile bulaşır. Bakterinin çoğalma hızı oldukça yavaştır; ortalama kuluçka süresi 5 yıl olsa da semptomların ortaya çıkması bazen 25 yılı bulabilir. Hastalığın tek taşıyıcısı insandır ve bulaşma için uzun süreli, yakın temas gereklidir.

Cüzzam Belirtileri Nelerdir?

Bakterinin deri ve sinirleri tahrip etmesi sonucu vücutta çeşitli şekil bozuklukları meydana gelebilir. Aşağıdaki belirtiler cüzzam hastalığının habercisi olabilir:

  • Deride açık renkli, oval veya yuvarlak, kaşıntısız ve kepeksiz lekeler.
  • Çocuklarda ve gençlerde kronik burun tıkanıklığı ve sık tekrarlayan kanamalar.
  • Deri üzerinde kabarık, kılsız, terlemeyen ve duyu kaybı olan plaklar.
  • Ön kol iç yüzü gibi bölgelerde belirgin duyu eksilmesi.
  • El parmaklarının (4. ve 5. parmak) içe kıvrılması ve avuç içi kaslarda erime.
  • Kaşların uç kısımlardan dökülmesi ve yüzde morumsu nodüller (aslan yüzü görünümü).
  • Alt göz kapaklarının tam kapanmaması.

Klinik Tipler: Tüberküloit ve Lepromatöz Cüzzam

Cüzzam hastalığı, kişinin bağışıklık sisteminin direncine göre iki ana klinik tipte incelenir:

ÖzellikTüberküloit CüzzamLepromatöz Cüzzam
Vücut DirenciYüksekZayıf veya Yok
BelirtilerLokal ve sınırlıYaygın ve şiddetli
BulaştırıcılıkBasil sayısı az, bulaştırmazBasil sayısı çok, bulaştırıcıdır
Sinir TutulumuBir veya iki sinir etkilenirYaygın sinir hasarı ve felç riski
Deri LezyonuKeskin kenarlı plaklarBurun çökmesi, yaygın nodüller

Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Cüzzam, klinik veriler ve aile öyküsü ile kolayca teşhis edilebilir. Aktif hastalarla temaslı olan kişiler mutlaka taranmalıdır. Kesin tanı için burun ve deriden alınan yaymalar ile şüpheli deri lezyonlarının patolojik incelemesi (biyopsi) kullanılır.

Cüzzam, erken teşhis edildiğinde kesinlikle tedavi edilebilir bir hastalıktır. Erken müdahale ile kalıcı sakatlıkların önüne geçilir. Günümüzde Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen Çok İlaçlı Tedavi (MDT) protokolü uygulanmaktadır. Kayıtlı tüm hastaların ilaç giderleri DSÖ ve Sağlık Bakanlığı tarafından ücretsiz karşılanmaktadır.

Türkiye'de Cüzzamla Mücadele

Türkiye'de cüzzamla mücadele, 1919 yılında Prof. Dr. Mazhar Osman’ın Bakırköy’de açtığı özel bölümle başlamıştır. En kapsamlı çalışmalar ise 1976 yılında Prof. Dr. Türkan Saylan ve arkadaşları tarafından kurulan Cüzzamla Savaş Derneği ile ivme kazanmıştır.

  • Güncel Durum: 2012 verilerine göre Türkiye'de kayıtlı yaklaşık 1200 hasta bulunmaktadır.
  • Vaka Sayısı: Yeni vaka sayısı yıllık ortalama 4-6 civarına kadar düşmüştür.
  • Tedavi Merkezleri: İstanbul, Ankara ve Elazığ'daki Lepra hastanelerinde tedaviler sürdürülmektedir.

Ömrünü bu hastalığa adayan Prof. Dr. Türkan Saylan'ın da vurguladığı gibi; lepra tedavi edilebilir bir hastalıktır ve hastalar toplumdan dışlanmamalıdır. Onlara anlayış ve sevgiyle yaklaşmak bir vatandaşlık görevidir.

İletişim ve Destek Merkezleri

Türkiye'de cüzzamla ilgili destek alabileceğiniz başlıca merkezler:

  • İstanbul Tıp Fak. Lepra Araş. Uyg. Merkezi: 0212 525 58 56
  • İstanbul Lepra Hastanesi (Bakırköy): 0212 572 61 22
  • Ankara Lepra Eğitim ve Araştırma Merkezi: 0312 319 22 79
  • Elazığ Lepra Hastanesi: 0424 212 46 16
  • Cüzzamla Savaş Derneği ve Vakfı: 0212 572 71 89

Etiketler

Lepra nasıl bir hastalıktırCüzzam neden olurCüzzam bulaşıcı mıdırCüzzamdan ölünür müCüzzamın belirtileri nelerdirCüzzam tedavi merkezleri telefonlarıCüzzam tedavi merkezleriDünya cüzzam günüCüzzam haftasıCüzzamın tedavisi varmıdırCüzzam nasıl tedavi edilir

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Buket Bayram

Uzm. Dr. Buket Bayram

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.