Doktorsitesi.com

Kulunç ağrıları (myofacial ağrı sendromu)

Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Ellialtıoğlu
Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Ellialtıoğlu
10 Ocak 2019290 görüntülenme
Randevu Al
Kulunç ağrıları (myofacial ağrı sendromu)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Myofascial Ağrı Sendromu Nedir?

Myofascial ağrı sendromu, kas kaynaklı bir rahatsızlık olup halk arasında yaygın olarak kulunç ağrıları adıyla bilinmektedir. Bu sendrom hemen her yaş grubunda görülebilmekle birlikte, modern yaşamın getirdiği alışkanlıklar nedeniyle günümüzde gençlerde daha sık rastlanan bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Özellikle masa başında uzun süre sabit pozisyonda oturanlar ve yoğun stres altında çalışan bireyler bu risk grubunun başında yer almaktadır.

Myofascial Ağrı Sendromunu Tetikleyen Faktörler

Bu rahatsızlığa sahip hastalar genellikle birçok farklı hekime başvurur; ancak yapılan tetkiklerin çoğunda patolojik bir bulguya rastlanamaz. Ağrılar ağırlıklı olarak boyun, sırt, bel ve çene eklemi bölgelerinde yoğunlaşır. Hastalığın ortaya çıkmasını veya şiddetlenmesini tetikleyen temel faktörler şunlardır:

  • Stres ve psikolojik gerginlik,
  • Soğuk havaya maruz kalma,
  • Duruş bozuklukları (postür hataları),
  • Uzun süre aynı pozisyonda sabit çalışmak,
  • Ağır iş koşulları ve fiziksel zorlanmalar,
  • Bazı dahili veya harici hastalıklara eşlik eden kas etkilenmeleri,
  • Hiperlaksite (gevşek bağ dokusu ve elastik yapı),
  • Uykusuzluk (hastalar sabahları yorgun ve ağrılı uyanır),
  • Diş ve diş eti problemleri (özellikle çene, yüz ve boyun kaslarını etkiler).

Klinik Belirtiler ve Hastalık Seyri

Myofascial ağrı sendromu kliniğinde, kas spazmı sonucu kısalmış kaslarda belirgin bir hassasiyet gözlemlenir. Hastalar genellikle ısrarlı, halsiz bırakıcı ve günlük yaşam kalitesini ciddi oranda düşüren sürekli bir ağrıdan şikayetçidir. Bu tabloya kaslarda gerginlik, eklemlerde hareket kısıtlılığı, tutukluk ve genel bir yorgunluk hali eşlik eder.

Fiziksel belirtilerin yanı sıra, tetkikler normal çıksa dahi hastalarda şu semptomlar görülebilir:

Belirti TürüGözlemlenen Şikayetler
FizikselKas spazmı, hareket kısıtlılığı, kollarda ve bacaklarda soğukluk hissi
PsikolojikDepresyon, uykusuzluk, dengesizlik hissi
GenelKronik yorgunluk, güçsüzlük, günlük aktivitelerde zorlanma

Tetik Nokta (Fibrozit) ve Tanı Süreci

Muayene sırasında, kulunç ağrılarının temel kaynağı olan ve tıpta tetik nokta veya fibrozit olarak adlandırılan gergin kas bantları tespit edilir. Hastalar bu durumu genellikle kaslarının içinden "çıtır çıtır" sesler gelmesi şeklinde tarif ederler. Doğru bir tanı için uzman hekim tarafından yapılacak detaylı fiziksel muayene kritik öneme sahiptir.

Çene Ağrısı ve Baş Ağrısı İlişkisi

Sıklıkla göz ardı edilen çene ağrılarında, dikkatli bir yüz ve boyun muayenesi ile kulunç ağrısı tanısı konulabilmektedir. Bu hastalarda genellikle baş ağrısı da sürece eşlik eder. Özellikle gece diş sıkma ve gıcırdatma (bruksizm) yapan hastalar, sabahları çene ağrısıyla uyanabilir; zamanla ağız açıklığında kısıtlılık veya çene ekleminden gelen klik sesleri fark edilebilir.

Kulunç Ağrılarının Tedavi Yöntemleri

Doğru teşhis konulduktan sonra, hastanın ağrılarını dindirmek amacıyla ağrı kesici ve kas gevşetici ilaç tedavisine başlanır. İlaç tedavisine ek olarak, kulunçların yumuşatılması için kapsamlı bir fizik tedavi programının uygulanması gereklidir. Tedavinin başarısı ve hastalığın nüksetmemesi için şu adımlar izlenmelidir:

  1. Kas Koruma Programı: Ağrıları azalan hastalara kaslarını nasıl koruyacakları öğretilmelidir.
  2. Egzersiz: Düzenli germe ve gevşeme egzersizleri yaşam tarzı haline getirilmelidir.
  3. Hasta Eğitimi: Ağrının nedenleri ve baş etme yöntemleri hastaya detaylıca anlatılmalıdır.
  4. Psikiyatrik Destek: İhtiyaç duyulan durumlarda sürecin yönetimi için psikiyatri desteği alınmalıdır.

Etiketler

kulunç ağrılarıkulak ağrısımyofacial ağrı sendromu

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Ellialtıoğlu

Dr. Öğr. Üyesi Ayşegül Ellialtıoğlu

Yard. Doç. Dr. Ayşegül ELLİALTIOĞLU, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1996 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 2001 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Ana Bilim Dalı'nda tamamlamıştır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.