Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, hava yollarında daralmaya ve akciğer dokusunda hasara neden olan, etkilediği kişilerin rahat nefes alıp vermelerini engelleyen, zamanla kötüleşen ilerleyici bir akciğer hastalığıdır.

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de KOAH giderek artmaktadır. KOAH bugün dünyada en çok öldüren 4. hastalık özelliğini taşımaktadır. Türkiyede, son verilere göre yaklaşık 5 milyon KOAH’lı olduğu ifade edilmektedir.

Genellikle 40 yaş üstü erişkinlerde görülür. Uzun süre devam eden öksürük, balgam çıkarma, nefes darlığı gibi belirtiler gösterir.

RİSK FAKTÖRLERİ

KOAH gelişiminde en önemli risk faktörü %80-90 oranında sigara kullanıyor olmak,

Pasif sigara içicisi olmak,

Tozlu dumanlı işyerlerinde çalışıyor olmak,( maden işçileri, tekstil işçileri, odun-kağıt imalat işçileri)

Hava kirliliği olan yerleşim yerlerinde yaşıyor olmak

Enfeksiyonlar

Genetik faktörler ( KOAH`lı hastaların akrabalarında, KOAH ve kronik bronşit görülme oranı KOAH`lı bir yakını olmayanlara göre yüksektir)

Kalıtsal alfa-1 antitripsin eksikliği: Kalıtsal alfa-1 antitripsin (AAT) enzim eksikliği, günümüzde KOAH gelişimine neden olduğu bilinen tek genetik anormalliktir.

Çocukluk dönemini de kapsayan zamanda geçirilen akciğer enfeksiyonları ileriki yaşlarda KOAH riskini arttırırken, KOAH`lı hastalar enfeksiyona daha duyarlıdır ve geçirilen enfeksiyon akciğerin fonksiyonel bozulmasını hızlandırabilir.

Risk faktörlerine maruz kalan kişilerin akciğer dokularında süregen bir iltihap (inflamasyon)başlar,doku yıkımına sebep olur, vücudun savunma mekanizmaları zarar görür. Oluşan akciğer doku hasarı ile aşırı balgam oluşumu,hava yolu daralması gelişir.

Akciğer dokusunda oluşan iltihap ile, ortamda oksidatif yük ve proteinazlar artar.

Normal bir akciğer dokusu güçlü bir antioksidan ve antiproteinaz aktiviteye sahiptir. Ancak KOAH’lı hastalarda bu sistemler çöktüğünden , oluşan oksidatif yük akciğer dokusunda büyük zarar verir.

Yapılan bir çalışmada KOAH’lı hastaların akciğer dokularında oksidatif yükün oldukça arttığı, oksidatif yükü azaltan sistemin (antioksidan sistem) çok azaldığı ortaya çıkarılmıştır.

KOAH sadece akciğerleri ilgilendiren bir hastalık gibi görünse de,aynı zamanda KOAH devam ettiği müddetçe kas zayıflığı, kilo kaybı, kalp ve damar hastalıkları, hipertansiyon, depresyon,beyin faaliyetlerinde azalma, uyku bozuklukları, seksüel fonksiyonlarda azalma gibi rahatsızlıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırdığı da bilinmektedir.

Günümüzde var olan olanaklarla KOAH önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalıktır. Mevcut tedavi yöntemleri ile hastalık durdurulabilir, hastaların semptomları düzeltilebilir ve yaşam kaliteleri iyileştirilebilir.

KOAH, pahalı bir hastalıktır. Birçok hastanın sürekli ilaç ve oksijen kullanması, bazılarının yılda birkaç kere hastanede yatarak tedavi görmeleri gerekir.

KOAH’IN KLASİK TIBBİ TEDAVİSİ:

Hava yolarını genişleten ilaçlar,

Enfeksiyon durumunda antibiyotikler,

Balgam söktürücüler,

Oksijen tedavisi,

Grip aşısı ve sigaranın bırakılması bulunmaktadır.

Bunların yanında CoQ10, Ginko, ozonlu hava temizleyiciler, VitE gibi antioksidan özellik gösteren vitaminler ve detoks gibi yöntemler medikal tedavinin yanında destekleyici tedavi olarak uygulanabilir.

KOAH ve OZON TEDAVİSİ

Ozon tedavi, KOAH tedavisinde medikal tedavi ile birlikte veya tek başına başarıyla kullanılmaktadır.

Ozon tedavisinin KOAH’daki patolojik oluşumlar üzerine çok yönlü etkisi mevcuttur. Şöyleki;

Bunlardan en başta geleni ozonun, endotel hücrelerinde etki ile üretilen NO-radikali üzerinden düz kaslardaki dilatasyon etkisiyle bronşial spazmı çözmesidir.

Ozon/oksijen gaz karışımının uygulanmasıyla kandaki oksijen miktarının artırılması ve dokulara bırakılan oksijen miktarının artması ve kırmızı kan hücrelerinin (eritrositlerin)oksijen taşıma kapasitesini arttırdığından hipoksemi ve doku hipoksisinin ortadan kaldırılmasını sağlar.

Ozon bağışıklık (immün) sistemini uyararak virus ve bakteriyel enfeksiyonlara karşı hastanın tüm vücudunu dirençli kılar. KOAH’lı hastaların enfeksiyon sıklığı azalır veya geçirilen enfeksiyon hafif seyreder.

KOAH oluşmasında en etkili sistem oksidan maddeleri çokluğu, bu maddeleri yok edecek özellikle akciğerlerde antioksidan sistemin çökmesidir. Ozon SOD, Katalaz,Glutatyon gibi antioksidan sistemi uyardığından , akciğere zarar veren oksidan maddeler azalır ve sonuçta hastalığın seyri yavaşlar.

Ayrıca ozon tedavisinin bir uygulama şekli olan ozonlu sauna, KOAH hastaları için oldukça keyifli bir tedavi şeklidir. Bir yandan sauna keyfi yaparken, hem cilt yolu ile ozonlanmış, hem de bol terleyerek toksinlerden (detoks) arınmış olunur.


Bursa Geleneksel Tıp Uzmanı uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!