Doktorsitesi.com

RADYOAKTİF İYOT (ATOM) TEDAVİSİ NEDİR?

Prof. Dr. Özgür Şanlı
Prof. Dr. Özgür Şanlı
12 Mart 20221121 görüntülenme
Randevu Al
Radyoaktif iyot tedavisi diferansiye tiroid kanserleri ve bazı hipertiroidi türlerinin tedavisinde kullanılan ve halk arasında ‘atom tedavisi’ olarak adlandırılan radyasyon temelli tedavi yöntemidir. Tiroid bezi vücudumuz için temel işlevi olan tiroid hormonlarının sentezinde iyodu kullanmaktadır. İyotlu sofra tuzu başta olmak üzere birçok besin doğal iyot kaynağıdır. Vücudumuza alınan iyodun önemi bir kısmı tiroid bezi tarafından tutulup depolanır. İyot ile tiroid bezi arasındaki bu benzersiz ilişki iyodun radyoaktif formu olan İyot-131’in bazı hastalıklarda tedavi amaçlı kullanılabilmesine olanak tanır.
RADYOAKTİF İYOT (ATOM) TEDAVİSİ NEDİR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Radyoaktif İyot Tedavisi (Atom Tedavisi) Nedir?

Radyoaktif iyot tedavisi, diferansiye tiroid kanserleri ve belirli hipertiroidi türlerinin yönetiminde kullanılan, halk arasında atom tedavisi olarak bilinen radyasyon temelli bir yöntemdir. Tiroid bezi, vücudun temel fonksiyonları için kritik olan tiroid hormonlarını sentezlerken doğal bir süreç olarak iyodu kullanır. Bu tedavi yöntemi, iyot ile tiroid bezi arasındaki bu benzersiz biyolojik ilişkiden yararlanır.

İyotlu sofra tuzu ve birçok besin doğal iyot kaynağıdır; vücuda alınan iyodun büyük bir kısmı tiroid bezi tarafından tutularak depolanır. Bu mekanizma, iyodun radyoaktif formu olan İyot-131’in tedavi amaçlı kullanılmasına olanak tanır. Bu yöntem, tıp dünyasındaki en eski moleküler hedefleyici (akıllı) tedavi yöntemlerinden biri olarak kabul edilir.

Tedavi Mekanizması ve Uygulama Amacı

Tiroid bezinin papiller karsinom ve folliküler karsinom gibi iyi diferansiye tümörleri, normal tiroid dokusuna benzer yapısal özellikler gösterir. Bu hücreler, radyoaktif olan ve olmayan iyodu birbirinden ayırt edemezler. Tedavi sürecinde kullanılan İyot-131 (atom), beta radyasyonu yayarak hücrelerin yok edilmesini sağlar.

Radyoaktif iyot tedavisinin temel amaçları şunlardır:

  • Ameliyat sonrası geride kalabilecek normal veya kanserli tiroid dokularını tamamen yok etmek.
  • Hastalığın nüks etmesini (tekrarını) önlemek.
  • Varsa lenf nodu veya uzak organ metastazlarını (yayılımlarını) tedavi etmek.
  • Düşük dozlarda kullanılarak, kalıntı doku takibi için tüm vücut İyot-131 tarama sintigrafisi ile görüntüleme sağlamak.

Tedavi Kararı ve Kısıtlamalar

Her tiroid kanseri vakasında atom tedavisi zorunlu değildir. Tümör çapı belirli bir sınırın altında olan, yüksek riskli patolojik kriter taşımayan ve cerrahi sonrası metastaz saptanmayan hastalarda, sadece tiroid ilaç dozu ayarlanarak izlem yapılabilir.

Tedavi sürecindeki kritik kısıtlamalar şunlardır:

  1. Gebelik: Gebelik döneminde radyoaktif madde kullanımı kesinlikle yasaktır.
  2. Kadın Hastalar: Tedavi sonrası 1 yıl süreyle çocuk sahibi olunmamalıdır.
  3. Erkek Hastalar: Tedavi sonrası 6 ay süreyle çocuk sahibi olunmamalıdır.
  4. Emzirme: Radyoaktif iyot süte geçtiği için emzirme işlemi sonlandırılmalıdır.

Radyoaktif İyot Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Tedavi süreci, vücudun radyoaktif olmayan iyoda doygunluğunu azaltmak amacıyla en az 15 günlük iyot kısıtlı diyet ile başlar. Bu diyetin amacı, hedef hücreleri iyoda aç bırakarak radyoaktif iyodun maksimum düzeyde tutulmasını sağlamaktır.

Tedavi, günlük ilaçlara benzeyen bir kapsül formunda, korunaklı bir pipet yardımıyla içilerek uygulanır. Verilen doza bağlı olarak hasta, radyasyon yayılımı güvenli seviyeye inene kadar 1-3 gün boyunca özel izolasyonlu odalarda konaklatılır.

Taburculuk Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

KonuUygulama Süresi ve Kural
Temas Kısıtlaması2-3 hafta boyunca hamile ve 18 yaş altı çocuklardan uzak durulmalıdır.
Sosyal MesafeErişkinlerle 1 metreden yakın ve uzun süreli temas kurulmamalıdır.
Kişisel Hijyen15 gün boyunca mümkünse ayrı tuvalet/banyo kullanılmalıdır.
Eşya KullanımıHavlu, çatal, kaşık gibi kişisel eşyalar kesinlikle ayrılmalıdır.
Çamaşır TemizliğiGiysiler 1 hafta havalandırılmalı ve diğer çamaşırlardan ayrı yıkanmalıdır.

Radyoaktif İyot Tedavisinin Yan Etkileri

Yan etkiler genellikle alınan doza bağlı olarak değişmekle birlikte hafif ve geçicidir. Erken dönemde boyunda hassasiyet, yutkunma ağrısı, hafif mide bulantısı, halsizlik ve uyku hali görülebilir.

Tükürük bezleri ve diğer etkiler:

  • Tat Değişikliği: Metalik tat veya tat duyusunda azalma oluşabilir.
  • Ağız Kuruluğu: Geç dönemde tükürük bezlerinde şişme ve ağrı görülebilir.
  • Adet Düzensizliği: Kadınlarda radyasyon ve hormon değişimine bağlı geçici adet görememe durumu yaşanabilir.

Yan etkileri azaltmak için; ilk 24 saatten sonra bol su içmek, sık idrara çıkmak, limon suyu ile ağzı çalkalamak ve sakız çiğnemek önerilmektedir. Bu önlemler radyoaktif maddenin vücuttan atılımını hızlandırarak sağlıklı dokuların korunmasına yardımcı olur.

Sağlıklı günler dilerim.

Prof. Dr. Özgür ÖMÜR

Etiketler

Tiroid kanseri tedavisiAtom tedavisiRadyoiyot tedavisi nedirRadyoiyot tedavisiTiroit kanseri tedavisinde radyoiyot kullanımı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Özgür Şanlı

Prof. Dr. Özgür Şanlı

Prof. Dr. Özgür Ömür, 25 Mayıs 1973 tarihinde İzmir’de doğmuştur. İlk-orta eğitimini İzmir ve Manisa illerinde tamamlamıştır. 1990-1996 yıllarında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde üniversite eğitini almıştır. 1997 – 2001 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda uzmanlık eğitini alarak aynı bölümde uzman doktor olarak göreve başlamıştır. 2008 yılında Doçentlik, 2014 yılında Profesörlük ünvanı almaya hak kazanmıştır. Bu süreçte nükleer tıp görüntüleme yöntemleri (sintigrafi, PET-BT) yanı sıra radyonüklid tedaviler konusunda çalışmalarıma devam etmiştir. Uzmanlık eğitimi ilk yıllarından başlayarak uzun yıllar tiroid kanseri üzerine çalışmıştır. Yaklaşık 15 yıldır primer ve metastatik karaciğer tümörlerinde uygulanan özel bir tedavi olan Yittrium-90 mikroküre (Transarteriyel Radyoembolizasyon) ile ilgilenmektedir. Son 10 yıl içerisinde radyonüklid tedavi alanındaki gelişmeler sonucu güncel klinik uygulamaya giren ve ülkemizde uygulama şansı bulunan prostat kanseri, nöroendokrin tümörler ve metastatik kemik lezyonlarına yönelik sistemik radyonüklid tedaviler üzerine çalışma ve uygulama tecrübesine sahip olmuştur. Onkolojik görüntülemenin en önemli parçası olan PET/BT (Pozitron Emisyon Tomografisi) görüntüleme de özel alanları dahilinde olup özellikle hematolojik, ürolojik, endokrin-nöroendokrin maligniteler ve kas-iskelet sistemi tümörleri üzerine yoğunlaşmıştır. Halen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı’nda öğretim üyesi olarak görev yapmaktadır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.