Doktorsitesi.com

Konuşamıyoruz

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
7 Mayıs 201587 görüntülenme
Randevu Al
Konuşamıyoruz
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Toplumsal Gündem ve İletişimdeki Temel Eksikliklerimiz

Gündemi hızla değişen ülkemizde, her gün yeni konular üzerine tartışmalar yürütülmektedir. Ancak bu yoğun gündem içerisinde asıl önemli olan noktayı, yani iletişim kurma becerimizi gözden kaçırıyoruz. Toplumumuzun en temel sorunu, fikirlerimizi ifade ederken yaşadığımız kısırlık ve maalesef konuşmayı bilmememizdir.

Kendimizi veya düşüncelerimizi ifade ederken, kelimelerin ulaştığı noktada yaratacağı hasarı yeterince hesaplamıyoruz. Protesto etmek, karşımızdaki kişiye hakaret etme veya beddua etme özgürlüğüne sahip olmak anlamına gelmez. Eleştiri, sevmemek veya öfkeli olmak doğal haklar olsa da, bu durum kişilik haklarına saldırı zeminini oluşturmamalıdır.

Devlet ve Vatandaş İlişkisinde Üslup ve Sorumluluk

Resmi makamları ve devlet kurumlarını temsil eden kişilere hitap ederken, üslubun çok daha dikkatli seçilmesi beklenir. Arkadaşça bir diyalogdan ziyade, saygı çerçevesinde bir iletişim kurulmalıdır. Ancak bu sorumluluk sadece vatandaş için değil, o makamları işgal eden kişiler için de geçerlidir.

Kamu hizmeti amacıyla geçici olarak o görevlerde bulunan yetkililer, iş yükü ve sorumluluk ne kadar ağır olursa olsun, eleştirilere karşı olgunluk ve güler yüzle yaklaşmalıdır. Vatandaşa hakaret etmek yerine onları dinlemek, saygısızlığın önüne geçebilecek tek yoldur. Şiddet, öfke ve hakaret, hiçbir düşünceyi olumlu yönde değiştiremez.

Aile İçi İletişimde Kişilik Saldırısı ve Davranış Eleştirisi

İletişimdeki bu hatalı tutumlar; ikili ilişkilerde, aile yapısında ve ebeveyn-çocuk diyaloglarında da kendini göstermektedir. Özellikle anne ve çocuk arasındaki ilişkide, davranış yerine kişiliğe yönelik saldırılar sıkça görülmektedir.

Ebeveyn ve Çocuk Arasındaki İletişim Hataları

Örneğin, zayıf notlarla dolu bir karne getiren çocuğun durumu ele alınırken, olay ders çalışmamak olsa da eleştiri çocuğun zekasına yönelmektedir. Ebeveynlerin yaptığı yaygın hatalar şunlardır:

  • Çocuğun kişiliğine yönelik "aptal" gibi yakıştırmalar yapmak.
  • Başka çocuklarla kıyaslayarak özsaygısını zedelemek.
  • Gelecekte başarılı olamayacağına dair olumsuz yargılarda bulunmak.

Oysa sağlıklı olan; çocuğun kişiliğine saldırmadan, duyulan hayal kırıklığını ve bu durumun sonuçlarını net bir şekilde ifade etmektir.

Eşler Arasındaki Tartışmalarda Yargılayıcı Dil

Benzer bir durum eşler arasında da yaşanmaktadır. Örneğin, eve geç gelen ve haber vermeyen bir eşe karşı duyulan merak, kapı açıldığında yerini suçlayıcı bir tavra bırakmaktadır. "Sen zaten hep sorumsuzsun" gibi genellemeler yerine, doğrudan hissedilen duyguların paylaşılması, hem kişisel saygıyı korur hem de haklılığın doğru savunulmasını sağlar.

Sağlıklı Bir İletişim İçin İzlenmesi Gereken Yollar

Yanlış bir eylemle karşılaşıldığında hakaret, küfür veya şiddete başvurmak bir çözüm değil, sadece bir susturma yöntemidir. Gerçek ve sağlıklı iletişim şu unsurları içermelidir:

İletişim StratejisiUygulama Yöntemi
Sorgulayıcı YaklaşımEleştirileri anlamaya çalışarak yaklaşmak.
Öz DeğerlendirmeKendi tutum ve davranışlarını gözden geçirmek.
Empati KurmaOlaylara eleştiren kişinin perspektifinden bakmak.
Çözüm OdaklılıkNelerin, nasıl düzeltilebileceğine odaklanmak.

Eleştiri almak, aslında sizden bir beklenti olduğunu gösteren kıymetli bir geri bildirimdir. Bu mesajı doğru okuyabilen bireyler, kendilerini geliştirme fırsatı bulurlar. Herkes yanlışa yanlışla karşılık verirse, toplumsal olarak doğruyu bulmamız imkansız hale gelecektir.

Etiketler

Konuşmakİletişim kurmakEleştirilmekGeri bildirim

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.