Doktorsitesi.com

BAĞIMLILIK KADER Mİ? BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK MÜMKÜN MÜ?

Psk. Hatice Zengel
Psk. Hatice Zengel
24 Haziran 2022149 görüntülenme
Randevu Al
Bağımlılık (Sigara, alkol, madde, kumar, internet...) bir beyin hastalığıdır. Beynin belli bir bölgesindeki hücreler bağımlı hale gelir. Sonrasında irade devre dışı kalır, kişi istemese de bağımlığı devam eder. "İstesem bırakırım." ya da "İstesen bırakırsın!" yazık ki, doğru değildir artık.
BAĞIMLILIK KADER Mİ? BAĞIMLILIKTAN KURTULMAK MÜMKÜN MÜ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağımlılık Nedir? Bir İrade Sorunu mu Yoksa Beyin Hastalığı mı?

Bağımlılık; sigara, alkol, madde, kumar veya internet gibi unsurların etkisiyle ortaya çıkan kronik bir beyin hastalığıdır. Bu süreçte beynin belirli bölgelerindeki hücreler bağımlı hale gelerek iradenin devre dışı kalmasına neden olur. Kişi her ne kadar istemese de bağımlılık döngüsü devam eder; bu nedenle "istesem bırakırım" veya "istese bırakır" şeklindeki yaygın kanılar ne yazık ki gerçeği yansıtmamaktadır.

Bağımlılığın Gelişim Süreci ve Nedenleri

Bağımlılık süreci aniden değil, zaman içerisinde yavaş yavaş gelişir. İlk nefes, ilk yudum veya oynanan ilk oyun, bu kronik hastalığa giden yolun ilk adımlarını oluşturur. Birçok birey, bu sürecin başlangıcında hasta olduğunu veya bağımlılık geliştirdiğini kabul etmekte zorlanır.

Bağımlılığın oluşmasındaki temel etkenler ve tekrar başlama nedenleri şu şekilde kategorize edilebilir:

  • Çevresel faktörler ve arkadaş çevresi,
  • Merak duygusu ve maddeden alınan keyif,
  • Bunalımdan kaçış arayışı,
  • Sosyal çevre baskısı.

Bağımlılığın Birey ve Toplum Üzerindeki Etkileri

Bağımlılık sadece bireyi değil, kişinin temas ettiği tüm katmanları derinden sarsan bir durumdur. Bu hastalığın olumsuz etkileri geniş bir yelpazeye yayılır. Aşağıdaki tablo, bağımlılığın etkilediği temel alanları özetlemektedir:

Etkilenen AlanOlumsuz Sonuçlar
Bireysel SağlıkFiziksel ve ruhsal çöküş
Ekonomik DurumMaddi kayıplar ve iş kaybı
Sosyal YaşamAile, çevre ve okul hayatında bozulmalar
Toplumsal YapıToplum sağlığı ve güvenliğinin zarar görmesi

Bağımlılık Tedavisinde İlk Adım ve Kararlılık

İyileşme sürecinin en kritik ve ilk adımı, kişinin bağımlı olduğunu kabul etmesi ve bırakmaya kesin olarak karar vermesidir. İnanmak ve bu zorlu süreci başarabileceğine dair kendine güvenmek, tedavinin başarısı için hayati önem taşır. İnsan, içsel olarak inanmadığı bir hedef için yeterli çabayı gösteremez ve başarıya ulaşamaz.

Aile Desteği ve Yaklaşım Biçimi

Tedavi sürecinde ailelerin sergileyeceği tutum, iyileşme hızını doğrudan etkiler. Ailelerin bağımlılık hakkında sürekli konuşmak yerine, bunun bir hastalık olduğunu bilerek sevgi, ilgi ve sabır göstermesi gerekir. Bu yaklaşım, hastaya en büyük desteği sağlayacak olan profesyonel bir stratejidir.

Profesyonel Tıbbi ve Psikolojik Destek

Bağımlılık tedavisinde tıbbi ve psikolojik destek, sürecin ayrılmaz parçalarıdır. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken hususlar şunlardır:

  1. Doktor Kontrolünde İlaç Kullanımı: İlaçlar mutlaka uzman doktorun belirlediği dozda kullanılmalı ve yine doktor kontrolünde bırakılmalıdır. Aksi takdirde uykusuzluk ve aşırı sinirlilik gibi yoksunluk belirtileriyle karşılaşılabilir.
  2. Uzman Psikolog Desteği: Terapi desteği, kesinlikle bağımlı hasta tecrübesi olan uzmanlardan alınmalıdır. Yetkin olmayan kişilerden alınan destek, fayda yerine ciddi zararlar verebilir.
  3. Terapi ve Empati: Bağımlı bireyler genellikle içe kapanık ve kimseye zararı olmayan yapıdadır. Sorunlar paylaşılamadığında dağ gibi büyüyerek bağımlılığı tetikler. Bu noktada yargılamadan uzak, empati kuran profesyonel bir terapi süreci elzemdir.

Hayatta doğal yollarla keyif alınabilecek pek çok unsur bulunmaktadır. Beyninize yapay keyif duygusu yaşatacak ve sonrasında derin pişmanlıklar uyandıracak her türlü bağımlılık yapıcı unsurdan uzak durmak, sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır.

Etiketler

Bağımlılık türleriTerapi desteğiBağımlı olmak

Yazar Hakkında

Psk. Hatice Zengel

Psk. Hatice Zengel

1975 Adana doğumluyum. Liseyi Adana Kız Lisesi'nde okudum. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Psikoloji Bölümü'nü bitirdim. Yaklaşık üç yıl özel eğitim merkezlerinde çalıştıktan sonra 2002 yılı Ekim ayında  Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ne atandım. Dört yıl Üniversitenin Zihin Engelli Çocuklar Merkezi'nde çalıştıktan sonra Sağlık Bakanlığı kurumlar arası geçiş sınavıyla atandığım Kütahya Evliya Çelebi Devlet Hastanesi'nde dört yıl, iller arası geçiş kurasıyla atandığım Osmaniye Devlet Hastanesi'nde bir buçuk yıl çalıştım. Şubat 2012 tarihinde atandığım Dr Ekrem Tok Adana Ruh Sağlığı Hastanesi'nde yaklaşık 10 yıl çalıştıktan sonra devlet memuriyetinden ayrılıp kendi ofisimde çalışmaya karar verdim. 2022 Ocak ayı itibariyle kendi ofisimde danışanlarımı almaya başladım.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.