Doktorsitesi.com

Kıskançlık duygusu

Psk. Serap Duygulu
Psk. Serap Duygulu
17 Nisan 2015477 görüntülenme
Randevu Al
  • Kıskançlık, sevginin bir göstergesi değil; aksine ilişkileri yıpratan, güven duygusunu yok eden ve bilimsel olarak sağlıklı kabul edilmeyen negatif bir duygu durumudur.
  • Bu duygunun temel kaynağı partnerin davranışları değil, bireyin kendi öz güven eksikliği ve içsel yetersizlik hisleridir.
  • Sağlıklı bir ilişki için kıskançlığın bir kontrol mekanizması olarak kullanılmaması, bunun yerine öz saygı ve karşılıklı güvene odaklanılması gerekir.
Kıskançlık duygusu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Kıskançlık Kavramı ve Kökenleri

İnsanlık tarihi kadar eski bir duygu olan kıskançlık, tanımlanması zor ve üzerine onlarca farklı tarif yapılan karmaşık bir duygu durumudur. Genellikle kadın ve erkek ilişkilerindeki sahiplenme duygusu ile eş anlamlı kullanılsa da aslında hayatın pek çok farklı alanında karşımıza çıkar.

Günümüzde ekonomik durumu daha iyi olan, daha yüksek kazanç sağlayan veya fiziksel olarak daha avantajlı görülen her birey kıskançlık duygusunun öznesi haline gelebilmektedir. Ancak toplumsal algıda kıskançlık, çoğunlukla ikili ilişkiler parantezine sıkışmış durumdadır. Bilimsel bir perspektifle bakıldığında kıskançlık, sağlıksız bir duygu durumu olarak tanımlanmaktadır.

Kıskançlık ve İmrenme Arasındaki İnce Çizgi

İlişkileri ayakta tutan bir zorunluluk gibi gösterilmeye çalışılsa da kıskançlık, kesinlikle sevginin bir göstergesi değildir. Özellikle sevgi temelli beraberliklerde bu duygu; yıpratıcı, zarar verici ve son derece yanlıştır. Bu noktada kıskançlık ile imrenme arasındaki farkı netleştirmek gerekir.

KavramEtkisiSonucu
İmrenmeOlumlu ve motive edici bir güçtür.Kişiyi daha iyiye ulaşmak için teşvik eder.
Kıskançlık (Haset)Yıpratıcı ve negatif bir duygudur.İlişkileri çıkmaza sokar ve bitişe sürükler.

Kıskançlığın Temel Nedeni: Öz Güven Eksikliği

Birçok kişi, partnerinin ilgisinin başkasına kayabileceği korkusuyla kıskançlık yaşadığını savunur. Ancak bu durum beraberinde şu soruyu getirir: İlgisi bu kadar kolay dağılan bir kişiyle sürdürülen ilişki ne kadar huzurlu olabilir? Kıskançlık, bir beraberliği sürdürmeye yetmediği gibi; sürekli kontrol etme çabası ve tartışmalar güven duygusunu tamamen yok eder.

Aslında kıskançlık, doğrudan bireyin kendisine olan güveni ile ilişkilidir. Öz güveni yüksek olan bireyler şu bilince sahiptir:

  • Bireysel farklılıkların doğal olduğunu kabul ederler.
  • Kıskançlığın ilişkiye hiçbir pozitif getirisi olmadığını bilirler.
  • Partnerini kısıtlamanın sadakati sağlamayacağını anlarlar.

Evlilikte Kıskançlık ve Ortak Hedeflerin Rolü

Özellikle evliliklerin ilk yıllarında yoğun görülen kıskançlık duygusunun zamanla azaldığı gözlemlenmektedir. Bu durum, kıskançlığın güven duygusuyla olan bağını kanıtlar niteliktedir. Eşler birbirini tanıdıkça ve hayatlarındaki yerleri sağlamlaştıkça bu duygu kontrol altına alınır.

Özellikle çocuk sahibi olunduğunda, odak noktası ortak amaçlara (çocukların iyi yetişmesi vb.) kaydığı için eşler arasındaki müdahaleci ve kontrolcü tutumlar yerini iş birliğine bırakır.

Kıskançlığın Yanlış Kullanımı ve Tahakküm

Bazı bireyler kıskanılmayı bir ilgi çekme yöntemi olarak görür ve bilinçli olarak rekabetçi koşullar yaratır. Ancak partnerini "her an kaybedebileceği" korkusuyla yaşatmak, sağlıklı bir iletişim yolu değildir. Bu yöntem yorucu ve yıpratıcıdır.

İlişkilerde kıskançlık adı altında sergilenen davranışların çoğu aslında şunları içerir:

  1. Tahakküm kurma ve baskı uygulama,
  2. Partnerin her anını kontrol etme isteği,
  3. Müdahaleci tavırları normalleştirme çabası.

Sonuç: Öz Saygı ve Güven

Kıskançlığın "azı" veya "kararı" olmaz; bir insanı biraz kıskanmak gibi bir ölçü birimi yoktur. Kıskançlık hissettiğinizde, bu durumun partnerinizle değil, kendi içsel sorunlarınızla ilgili olduğunu fark etmelisiniz.

Unutulmamalıdır ki; ilişkiler sevgi azlığından değil, sevgi adı altında uygulanan kısıtlamalar ve güvensizlik nedeniyle biter. Kıskançlık; doğrudan kişisel öz güven, yeterlilik ve kendine saygı ile ilgilidir. Eğer bu duyguyu yoğun yaşıyorsanız, durumu bu perspektiften değerlendirmeniz ilişkinizin sağlığı açısından kritiktir.

Etiketler

KıskançlıkİlişkilerSaygıYeterlilik

Yazar Hakkında

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap Duygulu

Psk. Serap DUYGULU, İstanbul'da doğmuştur. 
Psikoloji dalında gerçekleştirdiği çalışmalarına önemli ölçüde katkılar sağlayan, Sosyoloji, Edebiyat, Kamu Yönetimi alanlarında da Lisans  düzeyinde akademik eğitimler alan Serap Duygulu İstanbul Ticaret Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde ‘Uygulamalı Psikoloji’ üzerine Yüksek Lisans yapmış ve  "Afazi Hastası Yakınlarında Depresyon ve Olumsuz Otomatik Düşünceler" başlıklı tezi ile lisansüstü derecesini almıştır. 
Ayrıca bu çalışma bu alanda yapılmış ilk ve tek psikolojik araştırma olarak önemini halen korumaktadır. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.