Doktorsitesi.com

DİSLEKSİ NEDİR?

Klinik Psikolog Damla Kankaya
Klinik Psikolog Damla Kankaya5.0(97 Değerlendirme)
11 Eylül 2024129 görüntülenme
Randevu Al
  • Disleksi; bireyin zekası ve eğitimi yeterli olmasına rağmen okuma, yazma ve dil işleme becerilerinde yaşadığı kalıcı bir öğrenme güçlüğüdür.
  • Bu durum zeka seviyesiyle veya görme bozukluğuyla ilgili olmayıp, beynin dili işleme süreciyle ilgili biyolojik ve çevresel faktörlerden etkilenen bir farklılıktır.
  • Disleksi yaşam boyu sürse de erken teşhis ve nitelikli eğitsel müdahaleler sayesinde bireylerin akademik ve sosyal hayatındaki olumsuz etkiler en aza indirilebilir.
DİSLEKSİ NEDİR?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Disleksi Nedir? Öğrenme Güçlüğüne Genel Bir Bakış

Disleksi, dünya genelinde yaygın olarak görülen ve son yıllarda Türkiye’de de üzerine yapılan araştırmaların arttığı bir öğrenme güçlüğüdür. Konuya olan ilgi artsa da hem dünyada hem de ülkemizde bu kavram hakkında ciddi bir bilgi karmaşası yaşandığı görülmektedir. Bu karmaşayı gidermek adına disleksinin bilimsel tanımını ve birey üzerindeki etkilerini doğru anlamak kritik bir önem taşır.

Dünya Sağlık Örgütü (2013) tarafından yapılan tanıma göre disleksi; bireyin yeterli zekaya, sosyokültürel fırsatlara ve uygun eğitime sahip olmasına rağmen, verimli okuma becerisi kazanmada yaşadığı beklenmedik ve kalıcı başarısızlıktır. Bu durum her bireyde aynı şekilde seyretmez; bireyin biyolojik yapısı, çevresel faktörler, aile desteği ve alınan eğitimin kalitesi disleksinin seyrini doğrudan etkiler.

Disleksi Belirtileri Nelerdir?

Disleksi, kendini farklı gelişim alanlarında çeşitli belirtilerle gösterebilir. Bireylerde en sık rastlanan disleksi belirtileri şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Konuşmayı öğrenme sürecinde gecikmeler yaşanması,
  • Harfleri ve harflere karşılık gelen sesleri öğrenmede güçlük,
  • Sözlü ve yazılı dili organize etme becerilerinde zayıflık,
  • Sayıları ve numaraları ezberlemekte zorlanma,
  • Akıcı okuma becerisinde yaşanan aksaklıklar,
  • Uzun okuma metinlerini takip etme ve anlamlandırmada problem yaşama,
  • Yazma becerilerinde karşılaşılan güçlükler,
  • Yabancı dil öğrenme süreçlerinde zorluk çekilmesi,
  • Matematiksel işlemleri gerçekleştirmede yaşanan sıkıntılar.

Eğitim Hayatında Disleksi ve Sosyal Etkileri

Disleksili öğrenciler, yaşadıkları bu akademik güçlükler nedeniyle eğitim hayatına uyum sağlamakta zorlanabilirler. Bu durum, bireyde düşük benlik algısı gelişmesine neden olarak; kendilerini arkadaşlarından, okul ortamından ve nihayetinde toplumdan soyutlamalarına yol açabilir. Zihinsel, işitsel veya görsel hiçbir problemi olmamasına rağmen okuma becerisi geliştiremeyen öğrenci sayısının azımsanmayacak kadar fazla olduğu unutulmamalıdır.

Disleksi Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar ve Efsaneler

Disleksi hakkında bilimsel dayanaktan yoksun, sadece bireysel kanılara dayanan birçok söylenti zamanla birer efsaneye dönüşmüştür. Bu yanlış algıları düzeltmek, bireylere yaklaşım biçimini iyileştirmek adına gereklidir.

Yanlış Bilinenler (Efsaneler)Bilimsel Gerçekler
Disleksili bireyler kelimeleri tersten görür veya yazar.Disleksi, beynin yazılı dili işleme sürecindeki (ortografik veya fonolojik) bir zorluktur; tersten görme değildir.
Tüm disleksili bireyler üstün zekalı veya dâhidir.Disleksi ile zeka arasında doğrudan bir ilişki yoktur; her zeka seviyesinde görülebilir.
Okulda başarılı olan bir çocukta disleksi olamaz.Bazı disleksili bireyler, yoğun çalışma ve odaklanma ile akademik başarı sağlayabilir ve istedikleri mesleğe ulaşabilirler.

Dislekside Erken Teşhis ve Eğitsel Tedavi Süreci

Disleksi hakkında en popüler yanılgılardan biri, bu durumun görsel bir problem olduğudur. Oysa disleksi, beynin dil işleme süreçleriyle ilgili bir durumdur ve çözümü tıbbi tedavilerde değil, eğitsel yöntemlerde aranmalıdır. Disleksi, bireyin hayatı boyunca devam eden bir durumdur; ancak nitelikli bir eğitimle bu zorlukların etkisi en aza indirilebilir.

Erken teşhis, disleksi yönetiminde hayati bir rol oynar. Okul öncesi dönemde ve eğitimin ilk yıllarında fark edilen erken ipuçları sayesinde gerekli önlemler alınabilir. Erken müdahale ve kaliteli bir eğitim programı, disleksinin bireyin hayatı üzerindeki olumsuz etkilerini minimize ederek daha başarılı bir gelecek inşa edilmesine yardımcı olur.

Hazırlayanlar:

  • Uzm. Psk. Damla Kankaya Sünteroğlu
  • Psk. Öğr. Sogand Sharifnia

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Klinik Psikolog Damla Kankaya

Almanya (Nurnberg) doğumlu Uzm. Klinik Psikolog Damla KANKAYA Lise Eğitimini tamamladıktan sonra FOS Nurnberg de Önlisans Psikoloji eğitimini bitirmiştir.

İstanbul Beykent Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden Burslu Onur Öğrencisi olarak mezun olmuştur. Lisan eğitimini takiben aynı yıl içerisinde yüksek lisansa başlamış ve uzmanlığını Klinik Psikolog olarak tamamlamıştır.

Klinik Psikoloji Doktora Programının Tez aşamasındadır.

Kurumsal Şirketlere yönelik Endüstriyel Psikoloji alanında danışmanlık vermektedir.

Birçok Yurtiçi ve Yurtdışı Eğitimlerde Sunum ve Kongrelere Konuşmacı ve katılımcı olarak çalışmalarına devam etmektedir.

Türkiye'de ilk olarak araştırılmış olan 'Evli Bireylerde Aldatma Eğilimi ve Cinsel Yaşantılar' adlı tez konusu Türk Psikiyatri dergisinde yayınlanmıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesidir.

İstanbul Kurumsal Danışmanlık Ofisi sahibidir. Endüstriyel Psikolog olarak Şirket ve Okullara yönelik kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaktadır. Öğrencilere mesleki gelişim programları ile bu ofiste destek olmayı hedeflemektedir

Antalya Damla KANKAYA SÜNTEROĞLU Özel Sağlık Hizmet Birimi kurucusudur. Antalya kliniğinde yüz yüze veya online olarak yetişkinlere yönelik; Bireysel, Cinsel, Aile ve Çift Danışmanlığı alanlarında hizmet sunmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.