Doktorsitesi.com

Kendi Çocukluğumuz Neden Önemlidir?

Klinik Psikolog Anıl Yılmaz
Klinik Psikolog Anıl Yılmaz
31 Mart 2020161 görüntülenme
Randevu Al
Kendi Çocukluğumuz Neden Önemlidir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Geçmişin İzinde: Bireysel Tarihimiz Olarak Çocukluk

Bugünü anlamlandırmak adına binlerce yıl önce yaşamış atalarımızı araştırmak, bilimsel ve toplumsal açıdan kabul görmüş bir gerekliliktir. Ancak insanlık tarihine gösterdiğimiz bu merakı, kendi kişisel tarihimizin temeli olan çocukluk dönemimize karşı her zaman aynı düzeyde sergilemiyoruz. Oysa yetişkinlikteki kimliğimizi anlamanın yolu, en az insanlık tarihi kadar derin olan çocukluk evremizi incelemekten geçer.

Yetişkinlerin dünyasında "çocuk olmak" kavramı, ne yazık ki sıklıkla küçümsenen bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Günlük dilde yerleşmiş olan "çocuk aklı" veya "çocukça hareketler" gibi ifadeler, bu evrenin hafife alındığının birer göstergesidir. Bu tutumun temelinde, bireyin kendi çocukluk dönemini ve o dönemde yaşadığı duygusal süreçleri küçümseme eğilimi yatıyor olabilir.

Erken Çocukluk Döneminde Duygusal Gelişim ve Beyin Yapısı

Bebeklikten itibaren 3-4 yaşına kadar olan süreçte, duyguların sözcüklerle ifade edilmesi oldukça güçtür. Bu dönemde beynin duygusal merkezi, dil becerilerine oranla çok daha hızlı gelişir. Bu durum, çocukların ifade edilememiş yoğun duygulara sahip olmasına neden olur. Çocukluktaki bu hisler, yetişkinlikteki kadar stabil değildir ve ebeveynlere karşı duyulan hisler sevgi ile nefret arasında hızlı geçişler gösterebilir.

İnsan beyninin gelişim süreci, çevresel faktörlerle doğrudan ilişkilidir. Bu sürece dair temel veriler şu şekildedir:

  • Doğum Anı: Beyin gelişiminin yalnızca %25'i tamamlanmıştır.
  • Gelişim Süreci: Beynin kalan %75'lik kısmı, ebeveynlerle kurulan ilişki sayesinde şekillenir.
  • Kritik Eşik: 6 yaşına kadar öğrenilen tüm bilgiler, bireyin yaşam boyu sürdüreceği ilişki kalıplarını ve davranış örüntülerini oluşturur.

Bilinçaltı ve İlişki Kalıplarının Şekillenmesi

Çocukluk döneminde ebeveyn ve kardeşlere karşı hissedilen olumsuz duygular, zamanla bastırılarak bilinçaltına (bilinçdışı) itilir. Bu bilgiler tam olarak unutulmasa da doğrudan hatırlanması güçleşir. Bilinçaltında saklanan bu deneyimler, farkında olmasak da yetişkinlikteki kararlarımıza, kişiliğimize ve kurduğumuz tüm ilişkilere yön vermeye devam eder.

DönemGelişim Özelliği
0-4 YaşDuyguların yoğunluğu ve ifade yetersizliği
0-6 Yaşİlişki ve davranış kalıplarının temelinin atılması
YetişkinlikBilinçaltındaki kayıtların kararlara ve kişiliğe etkisi

Psikoterapi ile Kendini Tanıma ve Dönüşüm Süreci

Çocukluk anılarına ve o dönemde bastırılmış duygulara ulaşmak, profesyonel bir süreç olan psikoterapi ile mümkündür. Terapi süreci, bireyin ebeveynlerinden öğrendiği davranış örüntülerini incelemesine ve ilişkilerinde yaşadığı sorunlara farklı bir perspektiften bakmasına olanak tanır. Bu çalışmanın temel amacı ebeveynleri suçlamak değil; sergilenen davranışların birey üzerindeki etkilerini nesnel bir şekilde analiz etmektir.

Psikoterapi desteği almak için mutlaka klinik bir rahatsızlığın bulunması gerekmez. Birçok kişi, kendini daha iyi tanımak, yaşamına farklı bir pencereden bakmak ve gelecekte daha doyurucu bir yaşam sürmek amacıyla bu sürece başvurmaktadır. Siz de kendi içsel yolculuğunuza başlamak ve daha sağlıklı bir gelecek inşa etmek için profesyonel destek almaktan çekinmeyin.

Etiketler

TerapiPsikologÇocukluk dönemiTerapistDinamik psikoterapiÇocukluk korkularıÇocuklukDinamik terapi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Anıl Yılmaz

Klinik Psikolog Anıl Yılmaz

Psk. Anıl Yılmaz, Beykent Üniversitesi'nde Tam Burslu olarak başladığı lisans eğitimini Onur derecesiyle tamamlayarak Psikolog unvanı almıştır. Acıbadem Üniversitesi Klinik Psikoloji master programına 1. olarak kabul edilmiş ve lisans öğrenimi sürecinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ve Fransız Lape Hastanesi’nde staj yapmıştır.

Psk. Anıl Yılmaz, 2 dönem boyunca Psikeİstanbul’un Psikanalize Giriş Eğitimleri, Filika Akademi’nin Seans Arkası Süpervizyon Toplantıları ve Lacancı Forum Türkiye Psikanaliz Derneği’nin Psikanaliz Eğitimi’ne katılmış ve 1 dönem boyunca da Bilişsel Davranışçı Terapi eğitimi almıştır. Yüksek lisans kapsamında Psikodinamik Psikoterapi eğitimi, ayrıca Türk Psikologlar Derneği’nin uzun süreli WISC-IV (WÇZÖ-IV) eğitimini tamamlamış ve İleri Düzey Psikodinamik Psikoterapi çalışmalarına devam etmektedir.

Psk. Anıl Yılmaz, mesleki çalışmalarına şu an İstanbul'da bulunan Süreç Psikoloji Merkezi'nde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.