Doktorsitesi.com

İlişkinin Sürmesinde Doyumun Etkisi

Klinik Psikolog Emine Özdemir
Klinik Psikolog Emine Özdemir
10 Mayıs 2024202 görüntülenme
Randevu Al
Günlük hayatta çevremizdeki kişilerle kurduğumuz ve sürdürdüğümüz bağ, kişiler arası ilişkilerimizde ve yaşama sevincimizde önemli bir etkiye sahiptir. Yaşama sevincimiz, büyük oranda ilişkilerimizden aldığımız doyuma bağlıdır.
İlişkinin Sürmesinde Doyumun Etkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İlişkilerde Yaşama Sevinci ve Doyum İlişkisi

Günlük hayatta çevremizdeki kişilerle kurduğumuz ve sürdürdüğümüz bağlar, kişiler arası ilişkilerimizde ve genel yaşama sevincimizde kritik bir etkiye sahiptir. Yaşama sevincimiz, büyük oranda sosyal ilişkilerimizden aldığımız doyuma bağlı olarak şekillenir. Bir ilişkinin kalitesini belirleyen en temel unsur ise o ilişkinin ne kadar besleyici olduğudur.

Besleyicilik düzeyi düşük olan ilişkiler, doğal olarak taraflara doyum vermez. Doyum sağlamayan bir ilişkinin ise uzun vadede sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi mümkün değildir. Bu nedenle, ilişkilerde karşılıklı tatmini sağlamak için hem beslenebilme hem de besleyebilme becerilerini geliştirmek gerekir.

İlişkileri Besleyen Farklı Kaynaklar

İlişkilerde besleyiciliği sağlayabilmek için hem kendi ihtiyaçlarımızı hem de karşımızdaki kişinin beklentilerini doğru analiz etmeliyiz. Her bireyin sevgi ve ilgi görme biçimi farklılık gösterebilir. İnsanlar ilişkilerini farklı yöntemlerle beslerler:

  • Hizmet ve Emek: Bazı insanlar yemek yaparak veya fiziksel destekle besler.
  • Bilgi ve Entelektüel Paylaşım: Bazıları bilgi paylaşarak bağ kurar.
  • Duygusal Destek: Bazıları şefkat ve derin bir ilgi ile beslemeyi tercih eder.

İhtiyaç duyduğumuz bu duygusal besinleri tek bir kaynaktan alabileceğimiz gibi, farklı sosyal çevrelerden de karşılayabiliriz. Unutulmamalıdır ki; ne kadar iyi beslenebilirsek, karşımızdakini de o kadar iyi besleyebiliriz.

Beklentilerin Gerçekçi Zemine Taşınması

Bir ilişkiden beslenirken neye ihtiyaç duyduğumuzu bilmek ve bunu açıkça dile getirerek sorumluluk almak, alınan doyumu doğrudan etkiler. Bunun yanı sıra, karşımızdaki kişiden neyi, ne kadar talep edebileceğimizi bilmek de hayati önem taşır. Bu farkındalık, olası hayal kırıklıklarını önler ve ilişki beklentilerini gerçekçi bir zemine taşır.

Timsah ile Filin Aşkı: Doğru İhtiyaca Odaklanmak

İlişkilerde sadece vermek yeterli değildir; karşı tarafın neye ihtiyaç duyduğunu anlamak asıl meseledir. Bu durumu en iyi anlatan örneklerden biri Timsah ile Filin Aşkı hikayesidir:

KarakterKendi Değerli GördüğüEşine SunduğuSonuç
TimsahBalık (Et)BalıkFil mutsuz (Otobur)
FilTaze OtOtTimsah mutsuz (Etobur)

Hikayenin sonunda her iki taraf da kendisi için değerli olanı değil, eşi için değerli olanı vermeye karar verdiğinde aralarındaki yakınlık ve sevgi artmıştır. Bu durum, bizim için anlamlı olan bir şeyin karşı taraf için hiçbir anlam ifade etmeyebileceğini kanıtlar.

İlişkilerde Zamanlama ve Miktar Dengesi

İlişkinin devamlılığı için karşımızdakinin neye ihtiyaç duyduğunu bilmek kadar, bu ihtiyacın miktarını ve zamanlamasını ayarlamak da önemlidir. Bu konuda şu iki kurala dikkat edilmelidir:

  1. Dozajı Ayarlamak: Besinden yoksun bırakmak kadar, kişiyi besine boğmak da zararlıdır. Kontrolsüz ilgi, ilişkide boğucu bir etki yaratabilir.
  2. Zamanlamayı Yönetmek: Bir şey, ihtiyaç olmaktan çıktığında eski önemini kaybeder. Pascal'ın dediği gibi; "Isınmak üşürseniz, dinlenmek yorulursanız güzeldir."

Sonuç: İlişkinin Canlılığını Korumak

Bir ilişkinin canlılığı, zamanında ve yeterince beslenmesiyle mümkündür. Doyum vermeyen bir ilişki sürüyorsa, bu genellikle bir tercihten ziyade mecburiyet algısından kaynaklanır.

Özetle; hepimiz neye açlık duyuyorsak, o alanda doyurucu olan kaynağa yakınlık duyarız. Zamanında karşılanmayan ihtiyaçlar, sonradan telafi edilmeye çalışılsa bile onarılması zor yaralar açabilir. Unutulmamalıdır ki; "Geç yağan yağmurlar, hayat vermez kurumuş yapraklara."

Etiketler

İlişkilerİlişkinin Sürmesinde Doyumun Etkisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Özdemir

Klinik Psikolog Emine Özdemir

2001 yılında Çukurova Üniversitesi  Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu.
2017 yılında Mersin Toros Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programını bitirdi.
2022 yılında İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını tamamladı.
2012 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika programını tamamladı. Yine
aynı sene Prof.Dr.Şahin KESİCİ'den oyun terapisi eğitimi aldı.
2014 yılında Çözüm Var Sorun Yok; isimli ilk kitabı yayınlandı.
2015 yılında ise ;Suçlamayın Yol Gösterin; isimli ikinci kitabı okurlarıyla buluştu.
2015 yılında Bilişsel Davranışçı Terapi Derneğİ; nin kurucusu ve yöneticisi Prof.Dr.Hakan
TÜRKÇAPAR;dan BDT Psikoterapi Kuramsal Eğitimi aldı.
2015 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'den Doç.Dr. Linda FRAIM'den Çözüm Odaklı  Psikolojik Danışmanlık Eğitimi aldı.
2015 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr.Fatih BAYRAKTAR;dan; Zorbalık konusunda eğitim aldı.
2016 yılında Çukurova Üniversitesi rektör yardımcılığı ve PDR Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış olan Prof.Dr.Banu İNANÇ danışmanlığında 'Duygu Yönetimi' Grup terapisi ve yarı deneysel araştırma projesini tamamladı.
2021 yılında Rasyonel Terapi Enstitüsü tarafından American Psychological Association (APA) ve YÖK
Onaylı “Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi Eğitimi”ni aldı.
2021'de Türk PDR Derneği'nin düzenlediği “Resim Yorumlama ve Projektif Çizim Testleri Eğitimi”ni tamamladı.
2022'de Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün düzenlediği “EMDR 1. Düzey Eğitimi”ni tamamladı.
Prof. Dr. Doğan ŞAHİN tarafından verilen “Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi”ni bitirdi.
Klinik Psikolojide, “Başa Çıkma Stratejilerinin Cinsiyet Açısından İncelenmesi” konusunda bitirme projesi hazırladı.
Prof. Dr. Taşkın YILDIRIM tarafından verilen “Dinamik Yönelimli Kısa Yoğun Acil Psikoterapi Eğitimi”ne katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği'nin düzenlediği ve Psikanalist Maurice CORCOS ve Talat Parman'ın konuşmacı olduğu "Ergen ve Bedeni" konulu eğitim programına katıldı. Doç.Dr. İlim FIRAT tarafından verilen "Freudçu Düş Yorumu" eğitimine katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği tarafından düzenlenen "Psikanalitik Kuramda Bilinçdışı Süreçler ve İşleyişi" konulu eğitime katıldı.
Moxo Dikkat Testi Uygulayıcı eğitimini tamamladı.

2022’d

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.