Doktorsitesi.com

Görünmezlik Travması: Duygusal Yoksunluk

Klinik Psikolog Emine Özdemir
Klinik Psikolog Emine Özdemir
3 Temmuz 2023201 görüntülenme
Randevu Al
Hepimizin en temel ilişkisi, bebeklik ve çocukluğumuzdaki ebeveynlerimizle kurduğumuz ilişkidir. Bu ilişki yaşam boyunca diğer ilişkilerimizi etkiler. Çocukluğunda ihtiyaçları (beslenme, sevgi, şefkat, güven vs) karşılan(a)mayan kişide, kaygı ortaya çıkar.
Görünmezlik Travması: Duygusal Yoksunluk
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Görünmezlik Travması: Duygusal Yoksunluğun Kökenleri

İnsan yaşamındaki en temel ilişki, bebeklik ve çocukluk döneminde ebeveynlerle kurulan bağdır. Bu erken dönem etkileşimi, bireyin yaşamı boyunca kuracağı tüm diğer ilişkilerin temelini oluşturur. Çocuklukta beslenme, sevgi, şefkat ve güven gibi temel ihtiyaçların karşılanmaması, bireyde derin bir kaygı uyandırır. Karşılanmayan bu ihtiyaçlar, çocuk tarafından ebeveynin yokluğu olarak deneyimlenir; zira ihtiyaçların giderilmediği bir ortamda ebeveynin varlığından söz etmek güçleşir.

Ebeveyn yokluğu, çocuk açısından iki temel boyutta yaşantılanır: fiziksel yoksunluk ve duygusal yoksunluk. Ölüm, ayrılık veya terk edilme gibi somut durumlar fiziksel yoksunluğu ifade ederken; bağ kuramama ve kabul görmeme gibi durumlar duygusal yoksunluğu oluşturur. Fiziksel yoksunluk dışarıdan kolayca fark edilebilirken, duygusal yoksunluk genellikle gizli kalır ve birey tarafından sadece bir "eksiklik hissi" olarak algılanabilir.

Fiziksel ve Duygusal Yoksunluk Arasındaki Farklar

Duygusal yoksunluk, bazen fiziksel kayıplarla birlikte görülse de fiziksel yakınlıktan bağımsız olarak da gelişebilir. Bir kişinin fiziksel olarak yanımızda olması, onunla duygusal bir bağ kurabildiğimiz anlamına gelmez. Aşağıdaki tablo, bu iki kavram arasındaki temel farkları özetlemektedir:

ÖzellikFiziksel YoksunlukDuygusal Yoksunluk
NedenleriÖlüm, ayrılık, terk edilmeBağ kuramama, kabul görmeme
GörünürlükDışarıdan kolayca fark edilirDışarıdan anlaşılması zordur
SonuçlarıHayati ihtiyaçların karşılanamamasıDuygusal boşluk ve görünmezlik hissi
Yakınlık İlişkisiMesafe ve yoklukla ilgilidirFiziksel yakınlık olsa dahi oluşabilir

Görünmezlik Travması ve Ayna Analojisi

Başkalarıyla kurduğumuz ilişkiler, bir ayna ile olan ilişkimize benzer. Kişi, karşısındaki tarafından anlaşılamadığında veya yok sayıldığında, baktığı aynada kendini göremez hale gelir. Bu durum görünmezlik travması olarak adlandırılır. Travma, sadece olumsuz olayların yaşanmasıyla değil, sevgi ve değer gibi olumlu unsurların yokluğuyla da tetiklenebilir.

Değer verdiği kişinin hayatında bir yeri olmadığını hisseden birey, bu ağır yükle başa çıkabilmek için ağır bedeller ödeyebilir. Kabul görmek adına kendi arzularından vazgeçebilir veya öfke, üzüntü, hayal kırıklığı gibi duygularını bastırmak zorunda kalabilir. Bu süreç, bireyin özgün benliğini korumasını zorlaştıran kronik bir yapıya dönüşebilir.

Duygusal Yoksunluğun Yetişkinlikteki Yansımaları

Erken dönemde yaşanan duygusal yoksunluk, yetişkinlikteki ilişkilerde terk edilme hassasiyeti olarak tezahür eder. Bu kişiler, en kısa süreli ayrılıkları dahi tolere etmekte zorlanabilirler. Yoksunluk hissi uzun sürdüğünde, güven duygusu zedelenir ve kişi kendisini sevilmeye değer olmayan biri olarak görmeye başlar. Bu durum, ilişkilerde iki uç davranış biçimine yol açabilir:

  • Aşırı Bağlanma: Kabul görmeme korkusuyla sergilenen yapışkan, sahiplenici veya kontrol edici tutumlar.
  • Duygusal İzolasyon: Hayal kırıklığı yaşamamak için ihtiyaçları bastırıp aşırı bağımsız bir profil çizmek ve ilişkilerden kaçınmak.

Terk Edilme Korkusuyla Başa Çıkma Yolları

Terk edilme deneyimi, bireyde yoğun ağlama nöbetleri veya yaşadığı acıyı sürekli anlatma ihtiyacı gibi tepkilere yol açabilir. Ancak unutulmamalıdır ki bu duygular kalıcı değildir. Kişi, değer verdiği birinden ayrılsa bile kendisini seven başka insanların varlığını hatırlayarak duygusal dengesini yeniden kazanabilir.

Hayat yolculuğunda her veda, sürecin doğal bir parçasıdır. Bu süreçle sağlıklı başa çıkabilmek için şu noktalar kritiktir:

  1. Yetişkin Gücünü Hatırlamak: Çocukluktaki gibi güçsüz olmadığınızı ve etkili başa çıkma mekanizmalarına sahip olduğunuzu fark edin.
  2. Yalnız Kalabilme Becerisi: Kendiyle baş başa kalmanın keyifli olabileceğini deneyimleyerek yalnızlık korkusunu hafifletin.
  3. Beklentileri Çeşitlendirmek: Sevgi ihtiyacını tek bir kişiye yüklemek yerine, bu ihtiyacı farklı kaynaklardan beslemeye çalışın.

Sonuç: Hayatın Devamlılığı ve İçsel Kaynaklar

İlişkilerde sevgi ve değeri her zaman beklediğimiz kişilerden göremeyebiliriz. Değer verdiğimiz kişi ile bizi takdir eden kişinin farklı olması, hayatın olağan akışının bir parçasıdır. Yaşanan tüm yoksunluklara rağmen, bireyin bu zorlukların üstesinden gelebilecek içsel ve dışsal kaynakları mevcuttur. Gerektiğinde profesyonel destek alarak ve bu kaynakları kullanarak yolculuğa devam etmek mümkündür. Unutulmamalıdır ki; her ayrılık bir son değil, yaşamın devam eden akışında yeni bir evredir.

Etiketler

Duygusal yoksunlukGörünmezlik Travması: Duygusal YoksunlukGörünmezlik Travması

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Özdemir

Klinik Psikolog Emine Özdemir

2001 yılında Çukurova Üniversitesi  Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu.
2017 yılında Mersin Toros Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programını bitirdi.
2022 yılında İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını tamamladı.
2012 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika programını tamamladı. Yine
aynı sene Prof.Dr.Şahin KESİCİ'den oyun terapisi eğitimi aldı.
2014 yılında Çözüm Var Sorun Yok; isimli ilk kitabı yayınlandı.
2015 yılında ise ;Suçlamayın Yol Gösterin; isimli ikinci kitabı okurlarıyla buluştu.
2015 yılında Bilişsel Davranışçı Terapi Derneğİ; nin kurucusu ve yöneticisi Prof.Dr.Hakan
TÜRKÇAPAR;dan BDT Psikoterapi Kuramsal Eğitimi aldı.
2015 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'den Doç.Dr. Linda FRAIM'den Çözüm Odaklı  Psikolojik Danışmanlık Eğitimi aldı.
2015 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr.Fatih BAYRAKTAR;dan; Zorbalık konusunda eğitim aldı.
2016 yılında Çukurova Üniversitesi rektör yardımcılığı ve PDR Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış olan Prof.Dr.Banu İNANÇ danışmanlığında 'Duygu Yönetimi' Grup terapisi ve yarı deneysel araştırma projesini tamamladı.
2021 yılında Rasyonel Terapi Enstitüsü tarafından American Psychological Association (APA) ve YÖK
Onaylı “Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi Eğitimi”ni aldı.
2021'de Türk PDR Derneği'nin düzenlediği “Resim Yorumlama ve Projektif Çizim Testleri Eğitimi”ni tamamladı.
2022'de Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün düzenlediği “EMDR 1. Düzey Eğitimi”ni tamamladı.
Prof. Dr. Doğan ŞAHİN tarafından verilen “Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi”ni bitirdi.
Klinik Psikolojide, “Başa Çıkma Stratejilerinin Cinsiyet Açısından İncelenmesi” konusunda bitirme projesi hazırladı.
Prof. Dr. Taşkın YILDIRIM tarafından verilen “Dinamik Yönelimli Kısa Yoğun Acil Psikoterapi Eğitimi”ne katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği'nin düzenlediği ve Psikanalist Maurice CORCOS ve Talat Parman'ın konuşmacı olduğu "Ergen ve Bedeni" konulu eğitim programına katıldı. Doç.Dr. İlim FIRAT tarafından verilen "Freudçu Düş Yorumu" eğitimine katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği tarafından düzenlenen "Psikanalitik Kuramda Bilinçdışı Süreçler ve İşleyişi" konulu eğitime katıldı.
Moxo Dikkat Testi Uygulayıcı eğitimini tamamladı.

2022’d

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.