Doktorsitesi.com

Ergenlerde Kişilik Gelişimi

Uzm. Psk. Feyzullah Alpman
Uzm. Psk. Feyzullah Alpman
13 Kasım 20111558 görüntülenme
Randevu Al
Ergenlerde Kişilik Gelişimi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ergenlik Dönemi: Fiziksel ve Ruhsal Değişim Süreci

Ergenlik dönemi, insan hayatının en kritik dönüm noktalarından biri olarak kabul edilir. Genellikle 12-13 yaşlarında başlayıp 19-20 yaşlarına kadar devam eden bu süreç, hem fiziksel hem de ruhsal açıdan köklü değişimlerin yaşandığı bir evredir. Ergenler fiziksel değişimlere nispeten daha hızlı uyum sağlasalar da, ruhsal gelişim sürecinde sıklıkla bocalama ve karmaşa yaşayabilmektedirler.

Bazı bireyler bu dönemi daha sakin atlatırken, büyük bir çoğunluk derin bir bunalım ve içsel çatışma içerisine girer. Bu süreçte yaşanan psikolojik dalgalanmalar, bireyin yetişkinlik dönemindeki karakter yapısının temel taşlarını oluşturur. Bu nedenle ergenlik, sadece biyolojik bir olgunlaşma değil, aynı zamanda kapsamlı bir yeniden yapılanma sürecidir.

Psikanalitik Bakış: Freud’a Göre Ergenlik

Sigmund Freud’a göre ergenlik yılları, içgüdüsel enerjinin yeniden genital bölgede harekete geçtiği bir dönemdir. Freud, çocukluk döneminde tesis edilen id, ego ve süperego arasındaki dengenin bu evrede yeniden bozulduğunu savunur. Bu dengesizlik, bireyin iç dünyasında yeni bir çatışma ortamı yaratır.

Cinsel dürtülerin artması, gencin çocukluktaki fallik dönem çatışmalarını tekrar yaşamasına neden olur. Ancak bu kez önemli bir fark mevcuttur; ergen, romantik ve duygusal yakınlık arayışını aile dışındaki bireylere yönlendirir. Bu durum, bireyin aileden bağımsızlaşma sürecinin de ilk adımlarından birini oluşturur.

Erikson ve Kimlik Kazanımı Süreci

Ergenlik dönemi, kimlik oluşumunun gerçekleştiği ve netleştiği en temel safhadır. Erik Erikson’a göre, yetişkinliğe sağlıklı bir geçiş yapabilmenin en önemli koşulu kimlik kazanmadır. Kimlik; bireyin kendine özgü düşünce bütünü, davranışları ve onu başkalarından ayıran tüm farklılıkların toplamıdır.

Kimlik oluşumu süreci aslında ergenlikten çok önce başlar; önceki gelişim dönemlerinde elde edilen başarılı sonuçlar, yetişkin kimliğine geçişi kolaylaştırır. Bedeni kısa sürede yetişkin görünümü kazanan ergen, artık çocuk gibi davranamayacağını fark ederek şu soruları sormaya başlar:

  • "Ben kimim?"
  • "Yaşamdaki amaçlarım neler olmalı?"

Ergen, toplum içinde kendi seçtiği ideolojiye uygun bir rol bulabilirse kimlik kazanır. Bu kriz çözülemezse, birey kimlik kargaşasına düşebilir veya olumsuz bir kimlik geliştirebilir.

Ergenlerde Farklı Kimlik Statüleri

Ergenlik sürecinde bireyler farklı kimlik statüleri sergileyebilirler. Bu statüler, bireyin karar alma ve kriz yönetme biçimine göre dört ana grupta incelenir:

Kimlik StatüsüTemel Özellikleri
Başarılı KimlikKimlik krizini atlatmış ve bir kimliğe bağlanmayı gerçekleştirmiş bireylerdir.
Erken BağlanmışKarar süreci yaşamadan, ebeveynlerinin belirlediği kimliği çatışmasız kabul edenlerdir.
Karasız (Moratoryum)Aktif bir kriz yaşayan, kaygısı yüksek ve karar alma süreci devam eden bireylerdir.
Kargaşalı (Dağınık)Bir kriz yaşamayan ve bir kimliğe bağlanmaktan tamamen kaçınan bireylerdir.

Bağımsızlık Arayışı ve Aile İle Çatışmalar

Ergen, kimliğini oluştururken öncelikle bağımsız olduğunu hissetmek ister. Kendi farklılığını hem kendine kabul ettirme hem de çevresine onaylatma ihtiyacı duyar. Bu durum, kaçınılmaz olarak ebeveynlerle çatışmaları başlatır. O güne kadar itaatkar olan çocuk, artık başkaldırmaya ve kendi isteklerini gerçekleştirmeye odaklanır.

Bu dönemde ev, genç için genellikle bir anlaşılmazlık ve çatışma merkezi haline gelir. Anne ve babanın "ideal" olma vasfı kaybolur; "Onlar nereden bilecek, dönemleri geçti" düşüncesi hakim olur. Ergenin bu isyanı çoğu zaman mantıksal bir temele dayanmaz, içgüdüsel bir başkaldırıdır.

Ebeveynler bu süreci anlayışla karşılar ve gencin düşüncelerine saygı duyarsa problem sağlıklı çözülür. Aksine, alay edilen veya aşağılanan ergen, silik bir kişilik geliştirerek başkalarının peşinden gitme eğilimi gösterir.

Sosyal İlişkiler, Arkadaşlık ve Hedef Belirleme

Ergenlikte arkadaşlık ilişkileri hayati bir önem kazanır. Genç, sırlarını paylaşabileceği sağlam dostluklar arar ve otoriteye karşı bu gruplardan destek alır. Bu dönemde dostuna ihanet etmek, "sırdaşını satmak" olarak görülür ve bireye "güvenilmez" etiketi vurulmasına neden olur.

Bu evrede belirlenen hedefler genellikle şu özelliklere sahiptir:

  • Sürekli değişkenlik gösterir.
  • Kısa sürelidir ve tutarsız olabilir.
  • Yetenekleri açığa çıkarma ve ilgi çekme odaklıdır.

Aileler, ergenin müzisyenlik veya sporculuk gibi isteklerini "gereksiz" görerek baskı yaparsa, gencin bağımsız birey olma girişimi sonuçsuz kalır. Başarısızlık durumunda ise ergenler hedeflerinden çok çabuk vazgeçme eğilimindedir.

Karşı Cinsle İlişkiler ve Beden Algısı

Ergen, karşı cinsle kurduğu iletişim ve gördüğü beğeni sayesinde cinsel kimliğini netleştirir. Bu süreçte engellenen veya suçlanan gençler, kendilerini değersiz hissedebilir; bu durum ileride evlilik sorunlarına yol açabilir. Gençler bu dönemde dış görünüşlerine aşırı önem verirler.

Kendilerini fazla uzun, kısa, şişman veya çirkin bulabilen gençler; dikkat çekmek için giyim, makyaj ve saç tarzında radikal değişikliklere gidebilirler. Bu, tamamen fark edilme ve kabul görme arzusuyla ilişkilidir.

Duygusal Dalgalanmalar ve Cinsel Gelişim

Ergenlikte duygular ani iniş çıkışlar gösterir; bir gün çok mutlu olan genç, ertesi gün derin bir üzüntü yaşayabilir. Bu dönem aynı zamanda ilk cinsel deneyimlerin ve merakın yaşandığı bir evredir. Toplumsal baskılar veya aile içi utangaçlık, bu konuların konuşulmasını engelleyebilir.

Cinsel dürtülerin baskılanması, gençleri hayallere ve mastürbasyon keşfine yönlendirebilir. Araştırmalar, mastürbasyonun erkeklerde kızlara oranla daha yaygın olduğunu göstermektedir. Ailelerin bu durumu doğal bir gelişim süreci olarak kabul edip, çocuklarını bilgilendirmeleri, gencin suçluluk duygusundan kurtulması için kritiktir.

Sosyal Liderlik ve Dünya Görüşünün Oluşumu

Ergen, sosyal çevresinde lider olma ve sorumluluk alma eğilimindedir. Bir grubu yönetmek veya organize etmek, gencin özgüvenini artırır. Bu yetiler, ileride aile reisi olma veya iş hayatında yöneticilik yapma becerilerinin temelini oluşturur.

Ayrıca, bu dönemde dünya görüşü ve ideolojik yaklaşımlar şekillenir. Ergen, benimsediği görüşlerde oldukça katı ve fanatik olabilir. Bu tutumun temel nedeni, içsel boşluktan kurtulma ve bir gruba ait olma ihtiyacıdır.

Sonuç: Sağlıklı Kimlik mi, Hastalıklı Örüntü mü?

Kimlik oluşturma sürecinde desteklenen ve cesaretlendirilen ergenler, ruhsal açıdan sağlıklı bireyler olarak yetişirler. Ancak bu süreci sağlıklı tamamlayamayan bireylerde şu sorunlar görülebilir:

  1. Ters Kimlik Gelişimi: Otoritenin istediği her şeyin tam tersini yapmak.
  2. Sürekli Çatışma: Herkesle kavgalı, aksi ve inatçı bir tutum.
  3. Psikolojik Rahatsızlıklar: Anksiyete, depresyon, kişilik bozuklukları ve obsesyonlar.

Ebeveynlerin ve toplumun desteği, ergenin bu fırtınalı dönemi başarıyla atlatarak sağlıklı bir yetişkin kimliği kazanması için en önemli faktördür.

Etiketler

Ruhsal gelişimAdolesanKişilik gelişimi

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Feyzullah Alpman

Uzm. Psk. Feyzullah Alpman

Feyzullah ALPMAN

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.