Ergenlerde İçe Kapanma: Sessiz Alarm Belirtileri

İçe kapanma, ergenlik döneminde bazen “normal” bir davranış olarak görülse de her sessizlik masum değildir. Bazı durumlarda bu sessizlik, ergenin yaşadığı duygusal zorlukların sessiz bir alarmıdır.
Ergenler yaşadıkları duyguları her zaman söze dökemez. Özellikle anlaşılmadığını düşünen ya da yargılanmaktan korkan gençler, iç dünyalarını paylaşmak yerine geri çekilmeyi tercih edebilir. Bu geri çekilme zamanla sosyal izolasyona dönüşebilir.
İçe kapanan ergenlerde davranış değişiklikleri dikkat çeker: eskiden keyif aldığı şeylere ilgisini kaybetme, odasında uzun süre kalma, aileyle iletişimi azaltma, kısa ve tepkisiz cevaplar verme gibi. Bu belirtiler “ergenlik hali” diye geçiştirildiğinde risk artar.
İçe kapanmanın altında kaygı, depresif duygulanım, özgüven sorunları ya da akran ilişkilerinde yaşanan zorbalıklar yatabilir. Ergen kendini ifade edemediğinde, yalnızlığını sessizlikle yaşar.
Ailelerin en sık yaptığı hata, bu durumu zorla konuşmaya çalışmaktır. “Anlat hadi”, “Niye böylesin?” gibi baskılayıcı yaklaşımlar ergenin daha da kapanmasına neden olur. Güvenli alan yaratmak ve hazır olduğunda konuşabileceğini hissettirmek daha etkilidir.
İçe kapanma fark edildiğinde erken destek çok önemlidir. Ergenin duygularının ciddiye alınması, yargısız bir dinleme ortamı sunulması ve gerekirse profesyonel destek alınması, sessiz alarmın büyümesini engeller.


