Doktorsitesi.com

BESLENME ALIŞKANLIKLARIMIZIN PSİKOLOJİK ALT YAPISI

Klinik Psikolog Arzu Beyribey
Klinik Psikolog Arzu Beyribey
25 Ocak 2023159 görüntülenme
Randevu Al
Günümüzde,  sağlıklı beslenme söz konusu olduğunda artık , - Dengeli Beslenme-  kavramı üzerinde durulmakta olup,  besin ve gıda arasındaki farkın önemi öncelik kazanmıştır.  Karbonidrat,  lif,  protein ve  yağ besinlerinin hepsinin uygun oranda yer aldığı bir günlük gıda tüketimi sağlıklı beslenme için önemlidir.   Sağlıksız beslenmenin, koroner kalp   rahatsızlıkları,  kas  hastalıkları,  bağışık sistemini zayıflatması,  osteoporoz,  üreme sorunları , obezite ya da aşırı zayıflığa neden olması gibi bir çok rahatsızlıkla ilişkilendirilebileceği bilinmektedir.  Yetersiz beslenme  fiziksel sorunların yanında bilişsel sıkıntıları da beraberinde getirebilir.
BESLENME ALIŞKANLIKLARIMIZIN PSİKOLOJİK ALT YAPISI
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Beslenme Alışkanlıklarımızın Psikolojik Altyapısı

Beslenme, sadece biyolojik bir ihtiyaç değil, aynı zamanda karmaşık bir psikolojik süreçtir. Yeme davranışımızı şekillendiren nedenleri anlamak, sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemenin ilk adımıdır. Hayat boyu süregelen beslenme alışkanlıklarımızın temelinde yatan psikolojik faktörleri şu başlıklar altında inceleyebiliriz:

Yeme Davranışını Şekillendiren Temel Faktörler

  1. Maruz Bırakma: Dengeli bir beslenme alışkanlığı kazanmak için yeni ve yararlı besinlere alışma sürecidir. Özellikle çocukluk döneminde, farklı varyasyonların sunulması ve çocuğun kendi sevdiği şekli seçmesine izin verilmesi, besin çeşitliliğini artırır.
  2. Sosyal Öğrenme: Akranlar, ebeveynler ve medya, beslenme modellerimizi belirler. Duygusal yakınlık kurulan kişilerin alışkanlıkları doğrudan örnek alınır. Örneğin, kahvaltı yapmayan bir ebeveynin çocuğunun bu alışkanlığı kazanması rasyonel bir beklenti değildir.
  3. Çağrışımsal Öğrenme: Besine erişimin tamamen kısıtlanması veya aşırı serbest bırakılması olumsuz sonuçlar doğurabilir. Burada açık kontrol (müdahale) ve gizli kontrol (sağlıksız gıdayı eve almama) yöntemleri dengeli kullanılmalıdır.
  4. İnanç, Tutum ve Değerler: Bireyin zihinsel değerlendirmeleri davranışı seçer. "Şekerli gıdalar zararlıdır" veya "Ben vejetaryenim" gibi bilişsel alışkanlıklar yeme eylemini doğrudan etkiler.
  5. Kilo Endişesi: Çarpıtılmış beden algısı, kadınlarda daha zayıf, erkeklerde ise daha kaslı olma arzusu yaratır. İdealize edilen kilo ile gerçek kilo arasındaki fark, kişileri sağlıksız diyetlere veya anoreksiya gibi hastalıklara itebilir.

Sağlıklı Beslenme ve Dengeli Yaşam

Günümüzde sağlıklı beslenme kavramı, yerini dengeli beslenme anlayışına bırakmıştır. Karbonhidrat, lif, protein ve yağın uygun oranlarda tüketilmesi hayati önem taşır. Sağlıksız beslenme alışkanlıkları; koroner kalp rahatsızlıkları, bağışıklık sistemi zayıflığı, obezite ve bilişsel sıkıntılar gibi pek çok sorunla ilişkilidir.

Beyni Sağlıklı Beslenme Moduna Sokmak

Kilo kontrolü, her şeyden önce hayattan keyif alarak yaşamak için gereklidir. Amacımız kısa süreli bir diyet değil, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi bir yaşam alışkanlığı haline getirmek olmalıdır. Bu bedende ömür boyu yaşayacak tek kişinin kendimiz olduğu gerçeği, motivasyonun temel kaynağıdır.

Diyet Sürecinde Motivasyon ve Psikolojik Destek

Sağlıklı beden kitle endeksine ulaşmakta zorlanan kişilerin terapi desteği alması faydalıdır. Yeme davranışını kontrol edememek; bazen yenilgiyi kabul etme, özgüven eksikliği veya bir "başkaldırı" yöntemi olarak öfkeyi ifade etme biçimi olabilir.

Motivasyonu yüksek tutmak için şu yöntemler kullanılabilir:

  • Neden bu planı yaptığınızı kendinize hatırlatın (daha rahat nefes almak, sevdiğiniz giysileri giymek vb.).
  • Amacın medya standartlarına uymak değil, uzman diyetisyen eşliğinde sağlıklı ölçülere ulaşmak olduğunu unutmayın.
  • Öz değerinizi artıracak kişisel gelişim hedefleri belirleyin.

Bilinçdışı Süreçlerin Kilo Vermeye Etkisi

Çözülemeyen ve bilinçdışına atılan sorunlar, yeme davranışında aşırı artışa veya azalmaya neden olabilir. Kişi, hayatında söz sahibi olamadığı alanlardaki irade ihtiyacını yemek üzerinden tatmin etmeye çalışabilir. Yemek yeme bir savunma düzeneği olarak kullanıldığında, bu durumun fark edilmesi doyumlu bir hayatın anahtarıdır.

Yeme Bozukluklarının Psikolojik Sebepleri
Düşük benlik algısı
Depresyon ve kaygı bozuklukları
Kontrol kaybı duygusu
Kimlik karmaşaları ve değersizlik hissi
Aile içi iletişim problemleri ve baskıcı ebeveyn tutumları

Zararlı Yeme Alışkanlıklarıyla Mücadele Stratejileri

Otomatik yeme davranışlarını (TV karşısında atıştırma, çikolata bağımlılığı vb.) kırmak için farkındalık geliştirilmelidir. Bir şeyi yemeden önce şu soruları sormak önemlidir:

  • Gerçekten aç mıyım?
  • Sadece alışkanlık olduğu için mi yiyorum?

Eğer açlık yoksa; su veya soda gibi zararsız içeceklere yönelmek veya dikkati başka bir uğraşa çekmek bu olumsuz kalıpları kıracaktır. Sosyal ortamlarda yapılan küçük kaçamakların yaratacağı stresin, toplam hedeften sapmamak kaydıyla, aşırı baskıdan daha az zararlı olabileceği unutulmamalıdır. Önemli olan toplamda cetvelin neresinde olduğunuzdur.

Etiketler

bipolar,mani, manik, manik depresif, depresyon, anksiyete, bipolar affektif bozukluk, evlilik, ilişki, psikoloji, psikolog, terapi, cinsellik, psikoterapi, çift, terapi, vajinismus, kanser, meme kanseri, kadın, erkek, ergen, çocuk, travma, yeme b

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Arzu Beyribey

Klinik Psikolog Arzu Beyribey

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.