ÇOCUKLARDA YAS SÜRECİNİ GELİŞİMSEL BİR PERSPEKTİFDEN İNCELEMEK

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Çocuklarda Yas Süreci ve Kayıp Deneyimi
Sevilen bir kişinin kaybı, bireyler için oldukça zorlayıcı, yoğun ve acı verici bir deneyimdir. Yas kavramı, bu kaybın ardından yaşanması gereken doğal ve kaçınılmaz bir süreç olarak tanımlanmaktadır. Bu süreçte bireylerin kaybı inkâr etmesi, duygusal dalgalanmalar yaşaması ve günlük işlevselliklerinde bozulmalar görülmesi olağan kabul edilir.
Ancak yasın çocuklardaki işleyişi yetişkinlerden belirgin şekilde farklılık gösterir. Çocuklar dünyayı anlamlandırmaya çalıştıkları gelişimsel evrelerde; ölüm, ayrılık veya kayıp gibi olguları kavramak için daha fazla zamana ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle çocukların yas süreci; gelişim özellikleri, yaş düzeyleri ve çevresel koşullar doğrultusunda şekillenmektedir.
Gelişimsel Dönemlere Göre Çocuklarda Ölüm Algısı
Çocuklarda yas sürecini anlamak, onların duygusal iyilik hallerini desteklemek ve süreci sağlıklı atlatmalarını sağlamak açısından kritiktir. Ölüm olgusu, çocuğun gelişimsel kapasitesiyle doğrudan ilişkilidir. Dönemlere göre farklılıklar şu şekildedir:
0–3 Yaş (Bebeklik Dönemi)
Bu dönemde çocukların ölüm kavramına dair bilişsel bir şemaları bulunmaz ve ölümün geri dönülemezliğini kavrayamazlar. Yine de bebekler, bakım veren figürün yokluğunu ve çevresel değişimleri yoğun şekilde hissederler. John Bowlby’e göre bebeklerde ölüm kavramının gelişimi, 10–18. aylar arasında nesne sürekliliğinin oluşmasıyla başlar. Bakım verenin kaybı, bebeğin güvenlik algısında ciddi sarsılmalara yol açabilir.
3–6 Yaş (Okul Öncesi Dönemi)
Piaget’nin ön-işlem dönemine denk gelen bu evrede çocuklar, ölümü uykuya dalmak veya uzun bir yolculuk gibi geçici bir olgu olarak görürler. Soyut kavramları anlamakta zorlandıkları için yoğun suçluluk duygusu yaşayabilirler. Çocuklar, yaşanan kaybın kendi davranışlarından kaynaklandığını düşünüp kendilerini suçlama eğilimi gösterebilirler.
6–9 Yaş (İlkokul Dönemi)
Bu yaş grubundaki çocuklar ölümün geri dönüşsüzlüğünü kavramaya başlar, ancak bunun evrensel ve kaçınılmaz bir gerçek olduğunu tam olarak içselleştiremezler. Somut işlemler döneminde oldukları için mantıksal neden-sonuç ilişkileri kurarlar; fakat soyut kavramları somut örnekler olmadan anlayamazlar. Bu dönemde uyku bozuklukları, kabuslar ve ayrılık kaygısı gibi belirtiler sıkça görülür.
9–12 Yaş (Geç Çocukluk Dönemi)
Ölüm, bu dönemde yetişkinlere benzer şekilde evrensel ve biyolojik bir gerçeklik olarak kavranır. Erikson’un psikososyal gelişim kuramına göre "çalışkanlığa karşı aşağılık duygusu" evresinde olan çocuklar; başarı, kontrol ve adalet kavramlarına önem verirler. Bu nedenle kaybı doğal bir süreçten ziyade bir haksızlık veya adaletsizlik olarak algılayıp çevrelerine öfke yansıtabilirler.
Ergenlik Dönemi
Ergenlikte ölüm, biyolojik bir sonun ötesinde varoluşsal ve felsefi bir mesele olarak sorgulanır. Ergenler, soyut düşünme kapasiteleriyle ölümün anlamı üzerine derin değerlendirmeler yaparlar. Bu süreçte kimlik gelişimi ile bağlantılı olarak; içe kapanma, sosyal izolasyon veya madde kullanımı gibi riskli davranışlar ve hayata karşı yoğun isyan görülebilir.
William Worden ve Yasın Aktif Görevleri
William Worden (2009), yas sürecini zamanla iyileşmeyi bekleyen pasif bir durum yerine, tamamlanması gereken aktif görevler olarak tanımlar. Sağlıklı bir yas süreci için şu dört adımın izlenmesi gerekir:
- Kaybın gerçekliğini kabul etmek.
- Kaybın yarattığı duygusal acıyı hissetmek ve işlemek.
- Ölen kişinin olmadığı bir hayata uyum sağlamak ve yaşamı yeniden düzenlemek.
- Ölen kişiyle duygusal bağı sürdürerek hayata devam etmek.
Yas Sürecinin Yönetimi ve Destek Yaklaşımları
Çocuklarda yas sürecinin yönetimi; gelişimsel özellikler ve bağlanma ilişkileri göz önünde bulundurularak çok boyutlu ele alınmalıdır. Süreci sağlıklı yönetmek için aşağıdaki noktalar dikkate alınmalıdır:
| Dikkat Edilmesi Gerekenler | Uygulama Yöntemi |
|---|---|
| Dil Kullanımı | Açık, anlaşılır ve yaşa uygun bir dil seçilmelidir. |
| Metaforlar | Belirsiz metaforlardan (örn. ebedi uyku) kaçınılmalıdır. |
| Duygu Paylaşımı | Çocuğun duygularını ifade etmesine alan tanınmalıdır. |
| Güvenli Bağlanma | Çocuğun duygusal regülasyonu desteklenerek güven hissi tazelenmelidir. |
Sonuç olarak, çocuğun sorularına sabırla yanıt vermek ve yasın doğal bir süreç olarak deneyimlenmesine izin vermek, ileride oluşabilecek anksiyete ve depresyon gibi psikopatolojik durumların önlenmesinde kritik rol oynar.
Kaynakça
- Çolak, G. V., & Hocaoğlu, Ç. (2021). Kayıp ve Yas: Bir Gözden Geçirme. Kıbrıs Türk Psikiyatri Ve Psikoloji Dergisi.
- Sarman, A., Tuncay, S., & Sarman, E. (2021). Çocukta Ölüm Kavramı, Ölümcül Hastalığı Olan Çocuklara ve Ailesine Yaklaşım. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hemşirelik Dergisi.
- (2021). Yas ve Çocuk: Ebeveynin/ Bir Yakınını Kaybeden Çocuklara ve Geride Kalan Yetişkinlere Yardım ve Öneriler. İstanbul, Çizgi Kitapevi.
- Yıldız-Önal, Y. & Köseoğlu, S. A. (2021). Psikolojik danışmanların yas danışmanlığına ilişkin değerlendirmeleri. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi.




