Çocuklarda Duygusal Dayanıklılık ve Aile İlişkisi

Güvenli bağlanma, duygusal dayanıklılığın temelidir. Çocuk, bakım vereninin tutarlı,
ulaşılabilir ve şefkatli olduğunu gördükçe,
dünyayı daha güvenli bir yer olarak algılar. Bu da stres anlarında daha esnek ve çözüm
odaklı davranmasını sağlar.
Aile içi iletişim, çocuğun duygusal dayanıklılığını doğrudan etkiler. Duyguların
bastırılmadığı, konuşulabildiği ve anlaşıldığı
ortamlarda yetişen çocuklar, duygularını tanıma ve düzenleme konusunda daha başarılıdır.
Kriz anlarında ebeveynin sakin kalabilmesi, çocuğun sinir sistemini düzenleyici bir rol
oynar. Ebeveyn paniklediğinde çocuk da
paniklenir; ebeveyn dingin olduğunda çocuk da regüle olur. Bu nedenle ebeveynin kendi
duygusal düzenlemesi, çocuğun dayanıklılığı
için kritik bir etkendir.
Duygusal dayanıklılığı artırmak için:
- Çocuğa yaşına uygun sorumluluklar verilmelidir.
- Başarı kadar çabanın da takdir edildiği bir ortam sağlanmalıdır.
- Çocuk, hatalarına rağmen koşulsuz sevildiğini hissetmelidir.
- Problem çözme becerileri model olarak gösterilmelidir.
Sonuç olarak, duygusal dayanıklılık; sevgi, kabul ve güven üzerine kurulur. Aile içindeki
sağlıklı ilişkiler, çocuğun gelecekteki
psikolojik sağlamlığının temelini oluşturur.

