Doktorsitesi.com

Çocuk Dirsek Yaralanmaları

Prof. Dr. Mustafa Ürgüden
Prof. Dr. Mustafa Ürgüden
10 Şubat 2016629 görüntülenme
Randevu Al
  • Çocuklarda büyüme kıkırdağı yaralanmaları ileride şekil bozukluklarına yol açabileceği için tanı aşamasında röntgenin yanı sıra BT ve MRG gibi yöntemlerle dikkatli bir değerlendirme yapılmalıdır.
  • Dirsek bölgesinde en sık görülen suprakondiler humerus kırıklarının tedavisi, kırığın derecesine göre alçı uygulamasından cerrahi müdahaleye kadar farklılık gösterebilir.
  • Tedavi sonrası hareket kabiliyetinin geri kazanılması için 3. veya 4. haftada egzersizlere başlanmalı ve büyüme kıkırdağı hasarına karşı düzenli takip yapılmalıdır.
Çocuk Dirsek Yaralanmaları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Çocuklarda Dirsek Yaralanmaları ve Tedavi Süreçleri

Çocuk kırık ve çıkıklarının tedavisi, anatomik yapıdaki farklılıklar nedeniyle erişkinlerden ciddi şekilde ayrılmaktadır. Çocukluk döneminde dirsek bölgesinde meydana gelen yaralanmalar, ortopedik vakalar arasında oldukça sık görülür. Bu tür yaralanmaların doğru teşhis edilmesi ve yönetilmesi, çocuğun ilerleyen yaşlardaki ekstremite sağlığı için kritik öneme sahiptir.

Çocuk Kırıklarında Tanı ve Görüntüleme Yöntemleri

Çocuklarda kemik yapısı henüz gelişim aşamasında olduğu için kıkırdak yapıların röntgen ile değerlendirilmesinde bazı zorluklar yaşanabilir. Bu nedenle, büyüme kıkırdağına ait yaralanmaları daha net bir şekilde analiz edebilmek amacıyla röntgenlere ilave olarak şu görüntüleme yöntemlerine başvurulabilir:

  • Bilgisayarlı Tomografi (BT)
  • Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG)

Büyüme kıkırdağına yakın veya bu bölgeden geçen yaralanmalar, ilerleyen yaşlarda hasara bağlı olarak ekstremitede şekil bozukluklarına yol açma riski taşımaktadır.

Suprakondiler Humerus Kırığı

Çocuklarda dirsek bölgesinde en sık karşılaşılan yaralanma türü suprakondiler humerus kırığıdır. Bu kırıkların tedavisi, parçaların yer değiştirme derecesine göre değişkenlik gösterir. Tedavi seçenekleri yarım alçı uygulamasından cerrahi müdahaleye kadar geniş bir yelpazede değerlendirilir. Çocuk dirsek kırıkları, mutlaka deneyimli uzmanlar tarafından özenle tedavi edilmelidir.

Hareket Kısıtlılığı ve İyileşme Süreci

Tedavi sonrası hareket kabiliyetinin geri kazanılması konusunda en çok merak edilen hususları şu şekilde özetlemek mümkündür:

  1. Egzersiz Başlangıcı: Uygun tedaviyi takiben, 3. veya 4. haftada atel ve tellerin çıkarılmasıyla birlikte hızla egzersizlere başlanır.
  2. Rehabilitasyon: Ailenin tedavi sürecine uyum sağlaması durumunda, çoğu zaman fizik tedavi konsültasyonuna gerek kalmadan tam hareket açıklığı kazanılabilir.
  3. Takip Süreci: Büyüme kıkırdağı hasarı ve uzun dönemde oluşabilecek kaynama sorunları için düzenli takip önerilmektedir.

Şekil Bozukluklarının Tedavisi

Eğer iyileşme sürecinde veya sonrasında büyüme kıkırdağı hasarına bağlı olarak bir şekil bozukluğu meydana gelirse, bu durumun kemik ameliyatları ile düzeltilmesi mümkündür.

Radius Başı Kırıkları

Radius başı kırıkları, genellikle çocuğun tökezleyerek açık el üzerine düşmesi sonucunda meydana gelir. Tanı aşamasında doğru değerlendirme yapabilmek için her iki dirseğin röntgeninin çekilmesi ve karşılaştırmalı olarak incelenmesi gerekmektedir.

Kırık TürüTemel NedenTanı Yöntemi
Suprakondiler HumerusTravma/DüşmeRöntgen, BT, MRG
Radius BaşıEl üzerine düşmeKarşılaştırmalı çift taraflı röntgen

Etiketler

Radius başı kırığıSuprakondiler humerus kırığı

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Mustafa Ürgüden

Prof. Dr. Mustafa Ürgüden

Prof. Dr. Mustafa Ürgüden,1966 yılında Antalya'da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimimi Antalya' da tamamlamasının ardından 1983 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesini kazandı ve 1989 yılında mezun olarak unvanını aldı. Zorunlu hizmetinin ardından Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi' nde ihtisasını sürdürdü ve total diz artroplastisi alanındaki tezini tamamlayarak uzman unvanını aldı, ardından da öğretim üyesi olmak üzere çalışmaya başladı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.