Doktorsitesi.com

Botoxtan korkmayın

Uzm. Dr. Nahide Gültekin Çem
Uzm. Dr. Nahide Gültekin Çem
20 Mayıs 2015670 görüntülenme
Randevu Al
Botoxtan korkmayın
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Botoks Nedir? Botoksun Kökeni ve Yapısı

Botoks, Clostridium botulinum adlı bakteriden fermantasyon yoluyla elde edilen bir nörotoksindir. Doğada yedi farklı tipi bulunan bu toksinin, tıp dünyasında yalnızca Tip A ve Tip B formları kullanılmaktadır. Günümüzde hem tedavi edici hem de estetik amaçlarla yaygın olarak tercih edilen bu uygulama, nöromüsküler faaliyetleri geçici olarak azaltma prensibiyle çalışır.

Botoksun Tarihsel Gelişimi ve Keşfi

Botoksun keşfi ve tıbbi bir araç haline gelmesi uzun bir bilimsel sürece dayanmaktadır:

  • 1817 - 1822: Alman fizikçi ve şair Justinus Kerner, Clostridium botulinum bakterisini ilk kez tanımladı.
  • 1870: Alman fizikçi Muller, bu yapıya "botulus" ismini verdi.
  • 1895: Emile van Ermengem, bakteriyi ilk kez ayrıştırmayı başardı.
  • 1944: Edward Schantz, bakterinin toksinini saf halde ayrıştırdı.
  • 1949: Burgen ve ekibi, toksinin nöromüsküler faaliyetleri azaltıcı etkisini keşfetti.
  • 1973: A Tipi botoks (BTX-A) ilk kez maymunlar üzerinde denendi.
  • 1980: İnsanlar üzerinde ilk resmi uygulama şaşılık tedavisi amacıyla gerçekleştirildi.

FDA Onayları ve Kozmetik Kullanımın Başlaması

Botoksun tıbbi ve kozmetik başarısı, aldığı resmi onaylarla tescillenmiştir. 1989 yılında FDA, BTX-A'nın şaşılık tedavisinde kullanımını onaylamıştır. Botoksun kozmetik etkileri ise göz doktoru Jean Carruthers ve dermatolog Alastair Carruthers tarafından tanımlanmıştır.

Onay TarihiKullanım AlanıToksin Tipi
Kasım 1989Gözde şaşılık tedavisiBTX-A
21 Kasım 2000Cervical dystonia (boyun distonisi)BTX-B
15 Nisan 2002Kaş arası kırışıklıklar ve koltuk altı terlemesiBTX-A

Uygulama Süreci ve Etki Süresi

2002 yılından bu yana botoks, kırışıklık giderme ve bölgesel terleme tedavisi alanlarında başarıyla uygulanmaktadır. Uygulama yapıldıktan sonra etkiler 3-7 gün içinde görülmeye başlar. Toksinin sağladığı bu etkiler 3. aydan itibaren azalmaya başlar ve yaklaşık 6 ay içinde tamamen ortadan kalkar.

Yan Etkiler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Doğru enjeksiyon teknikleri, anatomi bilgisi ve uygun doz ayarıyla komplikasyon riski oldukça düşüktür. Enjeksiyon bölgesinde oluşabilecek hafif ağrı, ödem, morluk ve baş ağrısı gibi yan etkiler kısa süreli ve geçicidir. Bu etkileri minimize etmek için soğuk uygulama, lokal anestezik kremler veya parasetamol grubu ağrı kesiciler kullanılabilir.

Morarmaları önlemek için hastaların uygulamadan 1 hafta önce aşağıdaki maddeleri tüketmeyi bırakması önerilir:

  • Aspirin ve kan sulandırıcı ilaçlar
  • NSAİ (ağrı kesici) ilaçlar
  • Yeşil çay ve E vitamini
  • Ginkgo, ginseng ve balık yağı

Güvenli Uygulama İçin Uzman Tercihi

Botoks tıbbi bir uygulamadır ve yalnızca Dermatoloji uzmanı veya Plastik Cerrahi uzmanı tarafından yapılmalıdır. Ehil olmayan ellerde yapılan uygulamalar; üst göz kapağı düşüklüğü, kedi kadın görünümü, maske yüz, asimetri ve donuk yüz ifadesi gibi istenmeyen sonuçlara yol açabilir.

Olası riskleri önlemek adına; enjeksiyon sonrası ilk 3-4 saat dik durulmalı ve uygulama bölgesine ovuşturma yapılmamalıdır. Konunun uzmanları tarafından gerçekleştirilen işlemlerde yan etki görülme sıklığı minimum düzeydedir.

Etiketler

Botox ne için kullanılırBotox hakkında kısa bilgilerBotoks hangi bölgelere uygulanırBotox hakkında bilinmesi gerekenlerBotoksun uygulaması nasıl yapılmalıdırBotoks yaptırmadan önceBotoks hakkında

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Nahide Gültekin Çem

Uzm. Dr. Nahide Gültekin Çem

Uzm. Dr. Nahide Gültekin Çem, 1974 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokul eğitimini İstanbul Bahçelievler'de tamamlamasının ardından 1991 yılında Bahçelievler Lisesi'nden mezun olan Dr. Gültekin Çem, tıp eğitimini Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde sürdürdü ve 1997 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.