Doktorsitesi.com

Bel Ağrısı Hakkında Merak Ettikleriniz

Prof. Dr. R. Erden ERTÜRER
Prof. Dr. R. Erden ERTÜRER
28 Eylül 2021224 görüntülenme
Randevu Al
  • Bel ağrısı dünya genelinde insanların %80'ini etkileyen yaygın bir sorundur ve genellikle hareketsiz yaşam, yanlış hareketler veya aşırı kilo gibi faktörlerden kaynaklanır.
  • Çoğu bel ağrısı mekanik kökenlidir ve hastaların yarısında yaklaşık iki hafta içinde kendiliğinden iyileşme gösterir.
  • Uzun süreli yatak istirahati yerine günlük aktivitelere devam etmek ve egzersiz yapmak iyileşme sürecini hızlandırırken, ciddi belirtiler durumunda mutlaka tıbbi yardım alınmalıdır.
Bel Ağrısı Hakkında Merak Ettikleriniz
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bel Ağrısı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Bel ağrısı, bir aktivite ya da travma sonrası aniden başlayabileceği gibi belirgin bir neden olmaksızın da ortaya çıkabilir. Dünya genelinde yapılan araştırmalar, insanların %80’inin hayatları boyunca en az bir kez bel ağrısı yaşadığını göstermektedir. Bu durum, modern toplumda en sık karşılaşılan sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilir.

Bel Ağrısı Kimlerde Daha Sık Görülür?

Bel ağrısı belirli yaşam tarzı alışkanlıkları ve fiziksel durumlarla doğrudan ilişkilidir. Özellikle aşağıdaki gruplarda yer alan bireyler, bel ağrısı açısından yüksek riskli grupta kabul edilir:

  • Hareketsiz iş ve yaşam düzenine sahip olanlar,
  • Yanlış eğilme hareketleri yapanlar ve ağır kaldıranlar,
  • Şoförler ve motosiklet kullanıcıları gibi uzun süre araç kullananlar,
  • Aşırı kilolu bireyler ile sigara ve alkol tüketenler,
  • Duruş bozukluğu olanlar ve zayıf bel/karın kaslarına sahip olanlar,
  • Hamileliğin son aylarında olan kadınlar,
  • Halter gibi yüksek riskli sporlarla uğraşanlar,
  • Ruhsal ve duygusal gerginlik yaşayanlar.

Bel Ağrısı Neden Olur?

Ani başlayan bel ağrılarının kesin kaynağını tespit etmek genellikle zordur. Çoğu hasta ilk etapta bel fıtığı ihtimalinden endişe etse de, en sık görülen tip mekanik bel ağrısıdır. Mekanik ağrılar; fiziksel etkinliklerle artan, dinlenme ile azalan ve genellikle vücudun aşırı kullanımı veya hasar alması sonucu gelişen durumlardır.

Bel fıtığı, omurlar arasındaki disk içeriğinin sinir köklerine taşmasıyla oluşurken; mekanik ağrılar genellikle kas lifleri, eklem bağlarının zorlanması veya sinirsel gerginliklerden kaynaklanır. Akut ağrıların çoğunda disk harici yapılar etkendir. Ancak diskin dış tabakasındaki küçük yırtıkların da şiddetli ağrıya yol açabileceği unutulmamalıdır.

Bel Ağrısında Süreç Nasıl İşler?

Ağrı, kaynağı ne olursa olsun bir olaylar zincirinin sonucudur. Tahriş olan dokudan salgılanan kimyasal maddeler, sinir liflerini uyararak bir enflamasyon (yangı) süreci başlatır. Bu döngü günlerce, hatta haftalarca sürebilir. Ağrıya tepki olarak gelişen kas spazmı, gövdenin bir yana kayması gibi denge bozukluklarına yol açabilir.

İyi haber şu ki; akut ağrılar genellikle doku tahrişinin iyileşmesiyle zamanla kendiliğinden azalır. Hastaların %50’sinde ağrı yaklaşık iki hafta içinde tamamen geçer. Ancak ağrının süresi şiddetine göre tahmin edilemez ve bireylerin %30’unda ağrı ataklarının tekrarlayabileceği bilinmelidir.

Hangi Durumlarda Endişelenmek Gerekir?

Bel ağrısı nadiren kırık, enfeksiyon veya kanser gibi ciddi hastalıkların belirtisidir. Ancak bazı durumlarda vakit kaybetmeden tıbbi değerlendirme yapılmalıdır. Aşağıdaki risk faktörlerine sahip kişilerde ciddi hastalık ihtimali daha yüksektir:

Risk FaktörleriAcil Tıbbi Değerlendirme Gereken Durumlar
50 yaş üzeri bireylerBacaklara yayılan şiddetli ağrı
Kanser öyküsü olanlarBağırsak veya mesane kontrol bozuklukları
Uzun süre kortikosteroid kullananlarİstirahatte bile geçmeyen şiddetli ağrı
Diyabet veya osteoporoz hastalarıAltı haftadan uzun süren tüm ağrılar

Ağrı İle Nasıl Yaşamalıyız?

Akut bel ağrısında en iyi yaklaşım, ağrıyı tolere ederek günlük faaliyetlere devam etmektir. Sanılanın aksine uzun süreli yatak istirahati yerine hareket etmek, kan akımını artırarak yangı ve kas gerginliğini azaltır. Ancak ağrı şiddetliyse, kontrolsüz faaliyetlerden ve ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır.

Bacak ve sırt bölgesine yapılacak hafif germe egzersizleri ile sıcak veya soğuk uygulamalar ağrıyı hafifletmede oldukça etkilidir. Kalıcı veya tekrarlayan ağrılarda, bir fizyoterapist denetiminde kişiye özel egzersiz programlarına başlanması ve hasta eğitimi sürecin en kritik parçasıdır.

Akut Bel Ağrısında Tedavi Yöntemleri

Tedavi süreci genellikle ilaç kullanımı ile başlar. Parasetamol ve NSAİİ (nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar) ağrıyı ve yangıyı azaltmak için yaygın olarak tercih edilir. Ancak bu ilaçlar; böbrek, karaciğer ve mide üzerinde yan etki riski taşıdığı için mutlaka hekim kontrolünde kullanılmalıdır.

Kas gevşeticiler ağrıyı dindirmede yardımcı olabilir fakat uyku ve sersemlik yapabileceği unutulmamalıdır. Narkotik analjezikler (opioidler) ise bağımlılık ve diğer ciddi yan etkileri nedeniyle sadece kısıtlı durumlarda ve doktor gözetiminde kullanılabilir. Fizik tedavi uygulamaları ve masaj terapileri ise geçici rahatlama sağlayabilir.

Radyolojik Testler Ne Zaman Gereklidir?

Çoğu akut bel ağrısı vakasında radyolojik testler gerekli değildir. Ancak ciddi travma, ateş, kanser öyküsü, şeker hastalığı, bağımlılık durumları ve 50 yaş üstü hastalarda tanısal testlere başvurulabilir. Bu kapsamda kullanılan yöntemler şunlardır:

  1. Röntgen
  2. Bilgisayarlı Tomografi (BT)
  3. Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRI)
  4. Kemik Sintigrafisi

Sonuç olarak; bel ağrısı zorlayıcı bir deneyim olsa da çoğu durumda hızla iyileşir. Tedavinin temel amacı mevcut ağrıyı gidermek ve erken dönemde başlanan egzersizlerle ağrının tekrarını önlemektir.

Etiketler

Akut bel ağrısıBel ağrısıakut bel ağrısı nedir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. R. Erden ERTÜRER

Prof. Dr. R. Erden ERTÜRER

Prof. Dr. Ramazan Erden ERTÜRER, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1996 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2000 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise İstanbul Şişli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yapmış ve 2002 yılında Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur. İhtisasını yaptığı Şişli Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 2012 yılına kadar Başasistan olarak görevine devam etmiş ve 2012 yılında ''Doçent'' unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.