Doktorsitesi.com

İyi Huylu Kemik Tümörleri; EGZOSTOZ, OSTEOKONDROM

Prof. Dr. Dündar Sabah
Prof. Dr. Dündar Sabah
25 Aralık 2018708 görüntülenme
Randevu Al
İyi Huylu Kemik Tümörleri; EGZOSTOZ, OSTEOKONDROM
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Osteokondrom Nedir ve Nasıl Oluşur?

Osteokondrom, kemiklerin büyümesini sağlayan büyüme plaklarından (epifiz plağı) köken alan, kıkırdak ve kemik dokusundan oluşan bir lezyondur. Kemik gelişim süreci devam ederken, büyüme plağı artıklarının kemiğin herhangi bir bölgesinde kalması sonucunda gelişir. Bu oluşumlar genellikle köken aldıkları kemiğe dik bir açıyla büyüme eğilimi gösterirler.

Bu durum tek bir kemikte ortaya çıkabileceği gibi, vücuttaki birden fazla kemikte de eş zamanlı olarak görülebilir. Birden fazla kemiğin etkilendiği klinik tablo, tıpta osteokondromatozis veya multipl herediter egzostoz olarak adlandırılmaktadır. Yapısal olarak incelendiğinde, en dış kısımda bir kıkırdak tabakası ve bu tabakanın altında kemik dokusu bulunur. Bu dokuların normal kemik ve kıkırdaktan ayırt edilmesi oldukça güçtür.

Belirtiler ve Gelişim Süreci

Osteokondrom vakaları sıklıkla 6 ile 20 yaş arasındaki çocukluk ve gençlik döneminde fark edilir. Büyüme plağı ile doğrudan ilişkili olduğu için, çocuğun boyu uzadıkça lezyonun boyutu da artış gösterir. Özellikle ergenlik gibi hızlı büyüme dönemlerinde, osteokondromun büyüme hızı da buna paralel olarak ivme kazanır.

Temelde iyi huylu bir lezyon olan osteokondromun seyri şu şekilde özetlenebilir:

  • Çocukluk Dönemi: Büyüme plağı aktif olduğu için lezyon büyümeye devam eder.
  • Gelişim Tamamlandığında: Vücut büyümesi durduğunda, osteokondromun büyümesi de doğal olarak sona erer.
  • Erişkinlik Dönemi: Büyüme tamamlandıktan sonra lezyonda tekrar bir büyüme veya ağrı gözlemlenirse, bu durum riskli bir gelişme olarak değerlendirilmelidir.

Tanı ve Takip Yöntemleri

Eğer osteokondrom çocukluk döneminde teşhis edilmişse ve hastada herhangi bir klinik yakınmaya neden olmuyorsa, genellikle izlem (takip) kararı alınır. Bu dönemde kıkırdak dokusunun çok aktif olması, cerrahi müdahale sonrası lezyonun tekrarlama riskini artırabilir. Ayrıca lezyonun büyüme plağına çok yakın olması, ameliyat sırasında kalıcı hasar oluşma ihtimalini doğurur.

Tanı süreci tek bir bulguya dayanmaz; uzmanlar tarafından şu verilerin tamamı değerlendirilerek sonuca varılır:

  1. Hastanın detaylı öyküsü ve şikayetleri,
  2. Fiziksel muayene bulguları,
  3. Radyolojik görüntüleme sonuçları,
  4. Gerekli durumlarda patolojik incelemeler.

Cerrahi Müdahale ve Risk Faktörleri

Her ne kadar takip öncelikli olsa da, belirli durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelebilir. Özellikle osteokondromun damar ve sinir paketlerine baskı yapması veya komşu kemiklerde şekil bozukluklarına (eğilmelere) yol açması durumunda operasyon planlanır. Büyüme süreci tamamlandıktan sonra lezyonun çıkarılması veya takibine devam edilmesi hastanın durumuna göre kararlaştırılır.

Kötü Huylu Dönüşüm Riski

Osteokondrom zemininde kötü huylu tümör gelişme olasılığı yaklaşık %1 oranında görülmektedir. Bu dönüşüm genellikle 30'lu yaşlarda ve sıklıkla kondrosarkom şeklinde ortaya çıkar. Risk faktörleri ve dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

Risk FaktörüAçıklama
KonumGövde bölgesindeki osteokondromların kötü huylu dönüşüm riski daha yüksektir.
BelirtiBüyüme tamamlandıktan sonra görülen ani büyüme veya ağrı, tümör şüphesi uyandırır.
Dönüşüm BiçimiLezyonun tamamı değil, sadece bir parçası kötü huyluya dönüşebilir.
Tanı ZorluğuSadece bir kısmın dönüşmesi nedeniyle biyopsi ile tanı koymak bazen güçleşebilir.

Kötü huylu dönüşüm tespit edilen vakalarda temel tedavi yöntemi, ilgili bölümün çevredeki normal dokularla birlikte geniş bir şekilde cerrahi olarak çıkarılmasıdır.

Etiketler

Osteokondromiyi huylu kemik tümörleriegzostoz

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Dündar Sabah

Prof. Dr. Dündar Sabah

Prof. Dr. Dündar SABAH, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1975 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1981 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, yine aynı fakülte de tamamlayarak Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur.

Amerika Mayo Clinic'de 10 ay misafir klinisyenlik, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 1991 yılında ''Yardımcı Doçent Doktor, 1992 yılında Doçent Doktor, 1998 yılında ise, Profesör Doktor'' unvanları ile hasta kabulü yapmış olan Prof. Dr. Dündar SABAH, mesleki çalışmalarına İzmir'de bulunan özel muayenehanesi ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde devam etmektedir.

Prof. Dr. Dündar SABAH, Asya Pasifik İskelet Sistemi Tümörleri Derneği (APMSTS) geçmiş Başkan, İskelet Sistemi Tümörleri Derneği geçmiş Başkanı, Asya Pasifik İskelet Sistemi Tümörleri Derneği (APMSTS) Türkiye temsilcisi, Türk Ortopedi ve Travmatoloji Birliği Derneği geçmiş Yönetim Kurulu üyesi, EFORT (Europian Federation of National Associations of Orthopedics and Traumatology) derneği geçmiş bilimsel kurul üyeliği, International Symposium of Limb Salvage (ISOLS) Bilimsel Komite üyesi, Journal of Orthopaedic Surgery dergisi hakem danışmanı Acta Orthopedica et Traumatologica Turcica’ dergisi hakem danışmanı Journal of Ege University’dergisi hakem danışmanlığı yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.