Doktorsitesi.com

BAĞIRSAK FLORAMIZIN SAĞLIĞI GENEL SAĞLIĞIMIZIN BİR GÖSTERGESİDİR

Prof. Dr. Hakan Alagözlü
Prof. Dr. Hakan Alagözlü
30 Mayıs 2018349 görüntülenme
Randevu Al
BAĞIRSAK FLORAMIZIN SAĞLIĞI GENEL SAĞLIĞIMIZIN BİR GÖSTERGESİDİR
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Probiyotik Nedir ve Bağırsak Sağlığı İçin Neden Önemlidir?

Vücudumuzda bulunan faydalı dost bakterilere probiyotik adı verilmektedir. Bu mikroorganizmalar en yoğun şekilde kalın bağırsakta konumlanmıştır. Erişkin bir insanın bağırsağında yaklaşık 1,5 kg ağırlığında, 100 trilyon civarında faydalı bakteri bulunmaktadır. Tıbbın babası Hipokrat’ın da belirttiği gibi; “Bütün hastalıklar bağırsaktan başlar. Bağırsak hasta ise vücudun geri kalan kısmı da hastadır.” Bu bağlamda bağırsaklarımız, bağışıklık sisteminin en önemli organı olarak kabul edilir.

Bağışıklık Sisteminin Koruyucu Kalkanı: Dost Bakteriler

Bağırsaklarımızda yer alan probiyotikler, bağışıklığımızı güçlendiren temel unsurlardır. Bağırsak iç zarını bir tabaka gibi kaplayan bu yararlı bakteriler, ağız yoluyla alınan zararlı mikroorganizmaların bağırsak duvarından içeri sızmasını engeller. Bu koruyucu bariyer işlevi sayesinde birçok hastalığın oluşumu henüz başlangıç aşamasında önlenmiş olur.

Bağırsak Florasında Denge ve Disbiyozis Kavramı

Sağlıklı bir bağırsak yapısında %85 dost bakteriler ile %15 zararlı bakteriler bir denge içerisinde bulunur. Ancak günümüz yaşam koşullarında bu denge sıklıkla bozulmaktadır. Özellikle antibiyotik kullanımı, yüksek stres, kötü beslenme alışkanlıkları, ağrı kesici ilaçlar ve sık seyahatler zararlı bakterilerin oranını artırmaktadır.

Zararlı bakterilerin artıp probiyotiklerin azalmasıyla bağırsak geçirgenliği artar; bu durum tıpta Disbiyozis (bağırsak flora bozukluğu) olarak adlandırılır. Flora bozulduğunda zararlı mikroorganizmalar bağırsak duvarını aşarak vücuda girer ve çeşitli hastalıklara yol açar. Disbiyozis ile ilişkilendirilen başlıca sağlık sorunları şunlardır:

  • Hassas bağırsak sendromu (IBS) ve ishaller
  • Alerji, astım ve egzama
  • Şeker hastalığı ve obezite
  • İltihabi bağırsak hastalıkları ve kalın bağırsak kanseri
  • Karaciğer yağlanması

Araştırmalar, bağırsak florasındaki bu dengesizliğin ruh sağlığı üzerinde de etkili olduğunu göstermektedir. Özellikle viral üst solunum yolu enfeksiyonlarında bilinçsizce kullanılan antibiyotikler, faydalı bakterileri yok ederek yeni hastalıklara davetiye çıkarmaktadır.

Probiyotik Takviyeleri ve Kullanım Formları

Günümüzde probiyotikler, sindirim sistemini düzenlemek ve obezite tedavisine destek olmak amacıyla yaygın olarak kullanılmaktadır. Probiyotikleri toz, tablet veya kapsül formundaki gıda takviyeleri şeklinde almak en etkili yöntemdir. Takviye edici formların avantajları şu şekilde özetlenebilir:

ÖzellikProbiyotik Takviyeleri (Tablet/Kapsül)Probiyotik Yoğurtlar
Bakteri MiktarıBelirli ve standarttır.Raf ömrüne bağlı olarak azalabilir.
Mide Asidi DirenciBağırsakta açılacak şekilde tasarlanmıştır.Mide asidinden geçerken sayıları azalabilir.
EtkinlikYüksek biyoyararlanım sağlar.Soğuk zincir hassasiyeti nedeniyle risk taşıyabilir.

Prebiyotikler: Probiyotiklerin Yaşam Kaynağı

Prebiyotik, sindirim sistemindeki faydalı dost bakterilerin (probiyotiklerin) temel besin kaynağıdır. Prebiyotikler, kalın bağırsaktaki bu bakterilerin büyümesini, aktivitesini ve çoğalmasını sağlar. Bu süreçteki fermente işlemleri sonucunda kısa zincirli yağ asitleri açığa çıkar. Bu asitlerden biri olan bütirik asit, kolon kanserini engellemede kritik bir rol oynamaktadır.

Prebiyotik Kaynağı Olan Besinler

Prebiyotikler takviye formunda bulunabildiği gibi, doğal gıdalar içerisinde de bolca mevcuttur. Her prebiyotik lif içerir ancak her lifli gıda prebiyotik özellik taşımayabilir. En zengin doğal prebiyotik kaynakları şunlardır:

  1. Radika ve karahindiba
  2. Kuru soğan ve sarımsak
  3. Yer elması ve pırasa
  4. Enginar

Sonuç olarak; probiyotikler ve prebiyotikler bağışıklık sistemimizin en güçlü yapı taşlarıdır. Sağlıklı bir yaşam sürdürmek adına, bu bileşenleri gıda takviyesi veya doğru beslenme planı ile günlük rutinimize dahil etmek büyük önem taşımaktadır.

Etiketler

BağırsakProbiyotiklerBağırsak sağlığıPrebiyotiklerBağırsak hastalıkları

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Hakan Alagözlü

Prof. Dr. Hakan Alagözlü

Prof. Dr. Hakan Alagözlü, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesinde eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru Unvanı almıştır. İhtisasını ise, Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları bölümünde tamamlayarak Uzman Doktor Unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.