Doktorsitesi.com

MAKAT ÇATLAĞININ AMELİYATSIZ TEDAVİSİ

Doç. Dr. Bilge Baş
Doç. Dr. Bilge Baş
16 Şubat 202364 görüntülenme
Randevu Al
Makat çatlağı (Anal Fissür) makatın çıkışında küçük bir yırtığın neden olduğu sık görülen ve ağrılı bir hastalıktır. Kanama, kaşıntı ve dışkılama sırasında şidddetli ağrıya neden olur. Ağrı bacağa kadar uzanan sızılama yapabilir. Anal fissür ilk seferde genellikle birkaç hafta içinde düzelir. Ancak bazen tekrarlar veya düzelmez. Bu durumda kronik fissür olarak adlandırılır. Anal fissüre kabızlık, sert dışkılama, ishal atakları, doğum, makata yabancı cisim teması gibi çeşitli nedenler sebep olabilir. Anal fissür tedavisinde öncelikle lokal kullanılan ilaçlar, dışkı yumuşatıcılar ve ağrı kesiciler kullanılır. Bunların tedavi edemediği durumlarda anal kasları gevşetici tedaviler denenir. Eskiden sadece ameliyat tek tedavi yöntemi iken şimdi BOTOX tedavisini kullanmaktayız. Botoks, kasların fonksiyonunu engelleyerek işlev görür. Botoksu makatın çevresindeki kas içine enjekte etmek, rahatlamasına ve kas gerginliğinin azalmasına sağlar. Bu, ağrıyı azaltır ve fissürdeki kan akışını artırır ve fissürün iyileşmesini sağlar. Botoks enjeksiyonundan sonra anal fissür iyileşmesinin başarı oranı %80’ lerdedir. Tekrarlayan botox enjeksiyonu ile başarı %90 ları geçer. İşlemden önce özel bir hazırlık gerekli değildir, isteyen hastalara hafif uyutulma(sedasyon) için 2 saat öncesinden aç kalmak yeteryapılabilir. Bağırsak hazırlığı yapmak gerekmez, işlemden önce duş almak yeterlidir. İşlem yalnızca birkaç dakika sürer. İşlemden sonra hastanede yatış gerekmez. Botoxun etkisi 72 saat içinde başlar ve 2-3 ay kadar sürecektir ve bu süre fissürün iyileşmesi için yeterli bir süredir. Herhangi bir cerrahi işlemde olduğu gibi, küçük kanama, enfeksiyon veya çok nadir de olsa Botox'a karşı alerjik reaksiyon olasılığı riskleri vardır. Tüm anal fissür tedavileri sonrasında anal fissürün tekrar etme riski vardır. Ancak botoksun en önemli özelliği ileride hastalık tekrar etse bile hastaya ek yük getirmeden hastalığın tedavi edilebilmesidir.
MAKAT ÇATLAĞININ AMELİYATSIZ TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Anal Fissür (Makat Çatlağı) Nedir?

Anal fissür, halk arasında bilinen adıyla makat çatlağı, makat çıkışında meydana gelen küçük bir yırtığın neden olduğu, sık karşılaşılan ve oldukça ağrılı bir hastalıktır. Bu durum; kanama, kaşıntı ve özellikle dışkılama sırasında hissedilen şiddetli ağrı ile karakterizedir. Oluşan ağrı bazen bacağa kadar uzanan bir sızılama şeklinde de hissedilebilir.

Anal fissür vakaları genellikle ilk seferde birkaç hafta içerisinde kendiliğinden düzelme eğilimi gösterir. Ancak iyileşmeyen veya sürekli tekrarlayan vakalar kronik fissür olarak adlandırılır.

Anal Fissür Nedenleri Nelerdir?

Makat çatlağının oluşumunda birçok farklı faktör rol oynayabilir. En yaygın nedenler şunlardır:

  • Kabızlık ve sert dışkılama,
  • Şiddetli ishal atakları,
  • Doğum süreci,
  • Makata yabancı cisim teması.

Anal Fissür Tedavi Yöntemleri

Anal fissür tedavisinde öncelikle lokal olarak uygulanan ilaçlar, dışkı yumuşatıcılar ve ağrı kesiciler tercih edilir. Bu yöntemlerin yetersiz kaldığı durumlarda anal kasları gevşetici tedavilere başvurulur. Geçmişte tek çözüm yolu cerrahi müdahale iken, günümüzde modern bir alternatif olan Botoks (Botox) tedavisi yaygın olarak kullanılmaktadır.

Botoks ile Makat Çatlağı Tedavisi Nasıl Yapılır?

Botoks, kasların fonksiyonunu geçici olarak engelleyerek etki gösterir. Makat çevresindeki kas içine enjekte edilen Botoks, bu bölgedeki kas gerginliğinin azalmasını ve kasların rahatlamasını sağlar. Bu süreç şu avantajları beraberinde getirir:

  1. Bölgedeki ağrıyı azaltır.
  2. Fissür bölgesindeki kan akışını artırır.
  3. Çatlağın (fissürün) hızlıca iyileşmesine olanak tanır.

Botoks Tedavisinin Başarı Oranı ve Süreci

Botoks enjeksiyonu sonrası iyileşme oranları oldukça yüksektir. Tedavinin etkinliği ile ilgili veriler şu şekildedir:

Uygulama SayısıBaşarı Oranı
İlk Botoks Enjeksiyonu%80
Tekrarlayan Botoks Uygulaması%90+

İşlem Süreci ve Avantajları:

  • Hazırlık: Özel bir bağırsak hazırlığı gerektirmez; işlem öncesi duş almak yeterlidir. Hafif sedasyon (uyutulma) isteyen hastaların 2 saat öncesinden aç kalması kafidir.
  • Süre: İşlem yalnızca birkaç dakika sürer ve hastanede yatış gerektirmez.
  • Etki Süresi: Botoksun etkisi 72 saat içinde başlar ve 2-3 ay boyunca devam eder. Bu süre, fissürün tamamen iyileşmesi için yeterli bir zamandır.

Riskler ve Tekrarlama Durumu

Her tıbbi işlemde olduğu gibi, Botoks uygulamasında da küçük kanamalar, enfeksiyon veya nadir görülen alerjik reaksiyon riskleri bulunmaktadır. Tüm tedavi yöntemlerinde olduğu gibi anal fissürün ileride tekrar etme riski mevcuttur. Ancak Botoks tedavisinin en önemli özelliği, hastalık tekrar etse dahi hastaya ek bir yük getirmeden kolayca yeniden uygulanabilmesidir.

Etiketler

Anal fissürAnal fissür tedavisiBotox kullanım alanları

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Bilge Baş

Doç. Dr. Bilge Baş

1977 Yılında Samsun-Bafra’da doğdu. 1993 yılında, 16 yaşında İstanbul Tıp Fakültesini il birincisi olarak kazandı. 1999 yılında fakülteden mezun olup, aynı yıl İstanbul Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma
Hastanesi'nde İç Hastalıkları ihtisasına başladı. 2003 yılında Dahiliye Uzmanı oldu. 2008-2011 yılları arasında İzmir Katip Çelebi Tıp Fakültesinde Gastroenteroloji ihtisasımı yaptı. 2013 yılından
beri Antalya’ da önce Atatürk Devlet Hastanesinde sonra Eğitim Araştırma Hastanesinde görev yaptı. 2021 yılında Doçent unvanını kazandı. Şu an hem Antalya’ da muayenehaneside özel hekimliğe hem de Yakın Doğu Üniversitesinde öğretim üyeliğine devam etmektedir. İleri endoskopik işlemler diye tanımlanan Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD), Per oral Endoskopik Mukozektomi (POEM), Endoskopik Ultrason (EUS) , EUS eşliğinde biyopsi, Endoskopik Retrograd Kolanjiografi (ERCP) işlemlerini; Bunun yanında gastroskopi, kolonoskopi, karaciğer biyopsisi, beslenme tüpü (PEG) takmak gibi diğer bütün endoskopik işlemleri yapmaktadır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.