Doktorsitesi.com

Aşk evlilik ve bağlanma

Klinik Psikolog Sinem Özer Yaprak
Klinik Psikolog Sinem Özer Yaprak
16 Ocak 2016166 görüntülenme
Randevu Al
Aşk evlilik ve bağlanma
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bağlanma Kuramı: Bebeklikten Yetişkinliğe Uzanan Duygusal Temeller

Bağlanma kuramı, kökeni itibarıyla bebeklik ve çocukluk dönemindeki temel bakım veren ile çocuk arasındaki ilişkiye odaklansa da günümüzde çok daha geniş bir perspektifte değerlendirilmektedir. Bu model, yetişkinlerin sosyal ve romantik ilişkilerinde sergiledikleri duygusal, bilişsel ve davranışsal özellikleri anlamak adına kullanılan en temel psikolojik çerçevelerden biridir. Bireyin erken dönemde kurduğu bağlar, hayatın ilerleyen evrelerindeki ilişki dinamiklerinin temel taşını oluşturur.

Çocukluk ve Yetişkinlik İlişkileri Arasındaki Benzerlikler

İnsanların bebeklik döneminde ebeveynleriyle, ağırlıklı olarak anne ile kurdukları ilişki biçimi, yetişkinlik dönemindeki romantik ilişkilerle çeşitli açılardan benzerlik göstermektedir. Bir çocuğun, bağlanma figürü yanındayken ve gereksinimleri duyarlılıkla karşılandığında kendisini güvende hissetmesi, yetişkinlikteki partner ilişkilerine de yansır. Yetişkinler de eşleriyle birlikte olduklarında ve duygusal gereksinimlerine doyum bulduklarında kendilerini benzer şekilde güvende ve rahat hissederler.

Yetişkinlikte Bağlanma Stilleri ve Karakteristik Özellikler

Yetişkinlik dönemindeki bağlanma biçimleri, bireylerin ilişki kalitesini ve partnerlerine olan yaklaşımlarını doğrudan belirler. Bu stiller temel olarak güvenli ve güvensiz (korkulu/saplantılı) olarak iki ana kategoride incelenebilir:

1. Güvenli Bağlanma Stili

Güvenli bağlanma yapısına sahip bireyler, partnerlerine kolaylıkla yaklaşabilir ve onlara bağlı olmaktan mutluluk duyarlar. Bu bireylerin ilişkilerindeki temel özellikler şunlardır:

  • Terk edilme korkusu veya aşırı yakınlık kaygısı taşımazlar.
  • Genellikle sağlıklı ve uzun süreli ilişkiler kurarlar.
  • Partnerleriyle yaşadıkları paylaşımlardan ve cinsellikten keyif alırlar.
  • Hem kendilerine hem de diğer insanlara duydukları özsaygı ve güven seviyesi yüksektir.

2. Korkulu ve Saplantılı Bağlanma Stili

Korkulu ve saplantılı bağlanma stiline sahip bireyler, partnerleriyle olan ilişkilerinde sürekli bir aşırı yakınlık arayışı içindedirler. Bu durum genellikle şu davranış kalıplarıyla kendini gösterir:

  • Eşlerini kendilerine yeterince yakın olmamakla suçlama eğilimindedirler.
  • Yoğun bir şekilde eşe odaklanırlar ve partnerlerini kontrol etmeye çalışırlar.
  • İlişki içerisinde sık sık duygusal iniş çıkışlar yaşarlar.
  • Evlilik doyumu için nelerin gerekli olduğu veya eşinden tam olarak ne beklediği konusunda net bir fikre sahip değildirler.
  • Partnerlerinin kendilerine aşırı derecede açılmasını bir sevgi göstergesi olarak kabul ederler.

Bağlanma Stillerinin Karşılaştırmalı Özellikleri

ÖzellikGüvenli BağlanmaKorkulu ve Saplantılı Bağlanma
Terk Edilme KorkusuDüşük / YokÇok Yüksek (Reddedilme Korkusu)
İlişki SüresiGenellikle Uzun SüreliDuygusal İniş Çıkışlı ve Belirsiz
Partner KontrolüGüven OdaklıYüksek Kontrol Çabası
Özgüven ve SaygıYüksekDeğişken ve Düşük

Sonuç olarak, korkulu ve saplantılı bağlanma stiline sahip kişilerin en temel motivasyonu ve aynı zamanda en büyük çekincesi reddedilme korkusudur. Bu korku, bireyin ilişki içerisindeki tüm tutum ve davranışlarını şekillendiren ana unsur olarak öne çıkmaktadır.

Etiketler

Evlilikte bağlılıkEvliliklerAnne bebek ilişkisiKıskançlık problemleriAnne bebek sağlığıİletişim eksikliğiKıskançlık sorunuKısıtlanmaAşk ve sebepleriBağlanma sorunu nedenleriBağlanma sorunlarıBağlanma problemlerinin sebepleriBağlanma korkularıBağlanma fobisi nedirSaplantılı/kaygılı bağlanmaGüvenlibağlanma

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Sinem Özer Yaprak

Klinik Psikolog Sinem Özer Yaprak

Bahçeşehir Üniversitesi 2013 İngilizce Psikoloji bölümünü Burslu olarak bitirdim. Hemen ardından Üsküdar Üniversitesi Klinik Psikoloji bölümünde yüksek lisansımı derece ile bitirdim. Çocukluk Çağı Travmalarının Obsesif Kompulsif Bozukluk Üzerindeki Etkisi başlıklı tezim için 200'e yakın kişi ile çalıştım. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.