Aşırı Sorumluluk Alma: Her Şeyi Üstlenmenin Bedeli

Sorumluluk duygusu yaşamın erken yıllarında temelleri atılan ve zamanla geliştirilip güçlendirilen bir beceridir. Bireyden bireye farklılık gösterebilmektedir. Bazı bireyler çevrelerindeki sorunları otomatik olarak üstlenirler. Bu durum aile içerisindeki rolünde de kendini gösterir. Aile içinde arabulucu rolü, iş yerinde fazla görev alma ya da ilişkide tüm yükü taşıma eğilimi zamanla tükenmişliğe yol açabilir. Aşırı sorumluluk alma çoğu zaman güçlü bir karakter özelliği gibi görünür; ancak altında farklı dinamikler bulunabilir.
Sorumluluk duygusunun ‘aşırı’ versiyonu da erken yaşlarda başlayabilmektedir. Çocukken ebeveynlerin duygusal yükünü taşıyan ya da kardeşlerin bakımını üstlenen bireyler yetişkinlikte de benzer rolü sürdürür. “Ben halletmezsem kimse halletmez” inancı kökleşir.
Aşırı sorumluluk alma kişinin birçok açıdan zarar görmesine neden olabilir; ihtiyaçlarını ikinci plana atması, yorgunluk, kırgınlık ve değersizlik hissi oluşabilir. Çünkü verilen emek karşılık bulmadığında içsel bir boşluk ortaya çıkar.
Bu konuda kişinin bazı sistemlerini yeniden yapılandırması, çevresiyle daha sağlıklı ilişkiler kurmasını sağlayabilmektedir. Sınır koymayı öğrenmek bu noktada kritik önem taşır. Sorumluluk paylaşımı ilişkilerin sağlıklı işlemesi için gereklidir. Her yükü taşımak güç göstergesi değil, çoğu zaman korunma stratejisidir.

