Uzm. Psk. Yasemin MısırlıPsikolojiKlinik Psikolog
Böyle bir durumda bir klinik psikolog olarak öncelikle şunu söyleyebilirim: Yaşadığınız şey çok sarsıcı ve verdiğiniz tepkiler “anormal” değil, aksine oldukça anlaşılır. 15 yıllık bir emeğin ve düzenin bir anda sonlanması; sadece maddi değil, kimlik, aidiyet ve güven duygusunu da etkiler. “Sudan çıkmış balık gibi hissetmek”, anlamsızlık, isteksizlik, nefes daralması… bunların hepsi akut stres tepkileriyle oldukça uyumlu. Şu noktada iki şeyi birlikte ele almak önemli: duygusal dengeyi yeniden kurmak ve yavaş yavaş kontrol duygusunu geri kazanmak. Öncelikle, kendinize “hemen toparlanmalıyım” baskısı yapmamanızı öneririm. Bu bir kayıp süreci ve aslında küçük bir yas gibi ilerler. Şok, inkâr, öfke, kaygı, çökkünlük… Bunlar dalga dalga gelebilir. Bu duygularla savaşmak yerine, onları fark edip isimlendirmek (“Şu an çok kaygılıyım”, “Şu an boşluk hissediyorum”) sinir sistemini sakinleştirir. Nefes daralması yaşadığınız anlarda basit bir düzenleme egzersizi çok işe yarar: Burnunuzdan 4 saniye nefes alıp 6 saniyede vermek ve bunu birkaç dakika sürdürmek, bedene “tehlike yok” sinyali gönderir. Çünkü şu an bedeniniz, yaşadığınız durumu bir tehdit gibi algılıyor. İkinci olarak, tamamen donup kalmamak için çok küçük ve ulaşılabilir adımlar belirlemek önemli. Şu an “hayatı toparlamak” gibi büyük hedefler yerine, günlük mikro hedefler koymanızı öneririm; örneğin kısa bir yürüyüş, evde küçük bir iş, bir iş ilanına bakmak gibi. Amaç motivasyon beklemek değil; hareket ederek motivasyonu yavaş yavaş geri çağırmak. Eşinizle birlikte yaşıyor olmanız aslında bir güç. Ancak bazen iki kişi aynı kaygıyı yaşadığında bu kaygı büyüyebilir. Bu yüzden gün içinde belirli bir zaman dilimini “konuşma zamanı” olarak ayırıp geri kalan zamanda zihni biraz dinlendirmeye çalışmak faydalı olabilir. Şu düşünceler de zihninizi yoruyor olabilir: “Bu zamanda iş bulamayız”, “Her şey bitti”. Bunlar çok anlaşılır ama genellikle zihnin felaket senaryolarıdır. Bunlara hemen inanmak yerine, “Şu an böyle hissediyorum ama bu kesin gerçek mi?” diye sorgulamak, düşünceyle aranıza mesafe koyar. Eğer isteksizlik, anlamsızlık ve nefes daralması gibi belirtiler birkaç hafta daha aynı yoğunlukta devam ederse, bu durum bir uyum sürecinin ötesine geçip depresif ya da anksiyöz bir tabloya evrilebilir. Bu noktada bir uzmandan destek almak süreci çok daha sağlıklı yönetmenizi sağlar. Son olarak şunu vurgulamak isterim: Şu an yaşadığınız durum sizin yetersizliğiniz değil, beklenmedik bir hayat olayı. Ama bu olayın sizi tanımlamasına izin vermeden, küçük adımlarla yeniden bir yön oluşturmak mümkün.
18 Mart 2026