Doktorsitesi.com

ZİKA VİRÜS NEDİR ?

Uzm. Dr. Şafak Göktaş
Uzm. Dr. Şafak Göktaş
2 Şubat 20161864 görüntülenme
Randevu Al
ZİKA VİRÜS NEDİR ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Zika Virüsü Nedir? Tarihçesi ve Genel Özellikleri

Zika Virüsü, temel olarak enfekte sivrisineklerin ısırması yoluyla insanlara bulaşan bir virüstür. İlk kez 1947 yılında Uganda’daki Zika Ormanı’nda maymunlarda tespit edilen virüs, insanlarda ilk kez 1968 yılında Nijerya’da görülmüştür. Geçmişten günümüze Afrika, Amerika, Asya ve Pasifik bölgelerinde çeşitli salgınlara yol açarak küresel bir sağlık konusu haline gelmiştir.

Zika Virüsü Belirtileri Nelerdir?

Zika Virüsü enfeksiyonu genellikle hafif seyirli belirtilerle kendini gösterir. Bu semptomlar, yine sivrisinekler aracılığıyla bulaşan Deng Ateşi ve Chikungunya virüs enfeksiyonları ile büyük benzerlik göstermektedir.

Hastalığın temel belirtileri şunlardır:

  • Hafif ateş ve baş ağrısı
  • Deride yaygın kızarıklık
  • Konjunktivit (göz iltihabı) veya pembe göz
  • Kas ve eklem ağrıları
  • Genel yorgunluk hali

Virüsün Bulaşma Yolları ve Yayılımı

Zika Virüsü esas olarak Aedes türü sivrisinekler aracılığıyla bulaşır. Dünyada insan ölümlerine en sık yol açan canlılar olan sivrisinekler, bu virüsün birincil taşıyıcısıdır. Ancak bulaşma yolları sadece sivrisinek ısırıklarıyla sınırlı değildir.

Virüsün yayılımına dair bilinen diğer önemli detaylar şunlardır:

  • Anne Bebek Geçişi: Virüsün RNA'sı amniyon sıvısında saptanmıştır; bu durum virüsün plasenta yoluyla anneden bebeğe geçtiğini kanıtlamaktadır.
  • Kan Transfüzyonu: Bugüne kadar kan nakli yoluyla bulaştığını gösteren 1 vaka bildirilmiştir.
  • Emzirme: Mevcut verilere göre emzirme yoluyla bulaşma saptanan bir vaka bulunmamaktadır.
  • Konaklar: Virüsün temel konakları insanlar ve maymunlardır.

Mikrosefali Riski ve Büyük Salgınlar

Mayıs 2015’te Brezilya’da başlayan salgın, Zika Virüsü tarihindeki en büyük kitlesel yayılım olarak kaydedilmiştir. Bu süreçte 440.000 ile 1.300.000 arasında şüpheli vaka bildirilmiş, 100'ün üzerinde ölüm gerçekleşmiştir. Salgının en trajik sonucu ise 5000'den fazla mikrosefali (küçük kafa yapısı) vakasının görülmesidir.

BölgeEtki Düzeyi
Güney ve Orta AmerikaEn çok etkilenen bölgeler
AvrupaVakaların bildirilmeye başlandığı bölge
Brezilya (2015)En büyük salgının merkezi

Enfekte olan yenidoğanlarda görülen mikrosefali ve beyin hasarı riskinin, hamileliğin ilk trimester (ilk üç ay) döneminde en yüksek seviyede olduğu düşünülmektedir.

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Zika Virüsü teşhisi için laboratuvar testleri kritik öneme sahiptir. Hastalığın kuluçka süresi sivrisineklerde yaklaşık 10 gün civarındadır. İnsanlarda tanı için kullanılan yöntemler şunlardır:

  1. PCR Testi: Tükürük, kan veya idrar örneklerinden yapılır. Belirtiler başladıktan sonraki ilk 3-5 gün içinde uygulanmalıdır.
  2. Antikor Testi: Virüse karşı vücudun ürettiği antikorları ölçer. Bu test, belirtiler ortaya çıktıktan 5 gün sonra yapılabilmektedir.

Tedavi, Korunma ve Türkiye'deki Durum

Günümüzde Zika Virüsü için geliştirilmiş özel bir tedavi veya aşı bulunmamaktadır. Bu nedenle bireysel korunma yöntemleri hayati önem taşır. Seyahat edenlerin sivrisineklere karşı temel önlemleri alması ve sivrisinek kovucu ilaçlar kullanması önerilmektedir. Ayrıca, Aedes aegypti türü sivrisinek popülasyonunu azaltmaya yönelik çalışmalar dünya genelinde devam etmektedir.

Türkiye, şu an için doğrudan risk altında değildir; ancak virüsün dünya genelindeki yayılım hızı dikkatle takip edilmelidir. Hastalık genel olarak iyi seyirli olsa da, gebelerin enfeksiyonun yaygın olduğu bölgelere seyahat etmemeleri büyük önem arz etmektedir.

Etiketler

ViralVirütik ateşEnfeksyon hastalıklarıİnfeksiyon hastalıklarıSivrisinekVirus hastaligiKas ağrısı nedeniZikavirusZika virüs nedirZika virüs

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Şafak Göktaş

Uzm. Dr. Şafak Göktaş

Uzm. Dr. Şafak GÖKTAŞ, 18 Mayıs 1980 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Çocukluğu, babasının da doktor olması sebebiyle pek çok farklı şehirde geçmiştir; Ankara, Eskişehir, İstanbul ve Erzincan gibi. Yine babasının mecburi hizmeti nedeniyle 6 sene Erzincan’da yaşamış ve ilköğrenimini Erzincan’da tamamlamıştır. Bu süreçte Anadolu kültürü ile tanışma fırsatına sahip olmuş ve hayatı boyunca sürdüreceği değerli arkadaşlıklar kurmuştur. 1992 yılında yaşanan büyük Erzincan depreminde oturdukları SSK lojmanındaki apartman tamamen yıkılmış ve enkaz altından sağ kurtularak ailecek ikinci hayatımız adını verdikleri yeni hayatlarına başlamışlardır. Ardından İstanbul’a gelmişler ve Uzm. Dr. Şafak GÖKTAŞ, ortaokul ve lise öğrenimini İstanbul’da, hayat görüşünün de temellerini attığını söylediği, şehrin en iyi okullarından olan Hüseyin Avni Sözen Anadolu Lisesi’nde tamamlamıştır.

<

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.