Doktorsitesi.com

"Zararı Kurtarıp Çıkacağım" Yalanı: Sanal Bahis, Slot Oyunları ve Kaybetme Döngüsü

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan
4 Şubat 20268 görüntülenme
Randevu Al
Telefonda dönen renkli şekerler, düşen yıldırımlar ve bitmeyen "Son bir kez daha" yeminleri... Bu oyunlar iradesizlik değil; beynin ödül mekanizmasının hacklenmesidir. O renkli dünyanın arkasındaki karanlık döngüyü ve çıkış yolunu anlattım.
"Zararı Kurtarıp Çıkacağım" Yalanı: Sanal Bahis, Slot Oyunları ve Kaybetme Döngüsü

Gece 03:00, Dönen Renkler ve Hızlanan Nabız

Eviniz sessiz, herkes uyuyor. Siz ise elinizde telefon, ekranda aşağı yukarı kayan o renkli şekerlere, meyvelere veya düşmesini beklediğiniz o "büyük çarpanlara" kilitlenmişsiniz. Biraz önce ekranda "BÜYÜK KAZANÇ" yazdı, kendinizi zirvede hissettiniz. Beş dakika sonra hepsi eridi gitti, şimdi dibi görüyorsunuz.

İçinizden bir ses "Bırak artık, kira parası gitti" diyor. Ama oyunun o hipnotize edici müziği ve renkleri beyninize fısıldıyor: "Son bir tur (spin) daha. Bu sefer o büyük ödül düşecek ve her şeyi kurtaracaksın."

Sabah olduğunda elinizde kalan tek şey; o oyun seslerinin kulaklarınızdaki çınlaması ve korkunç bir pişmanlıktır.

Cevabı verelim: Siz bunu "iradesiz" olduğunuz için yapmıyorsunuz. Beyninizdeki dopamin sistemi, o renkli animasyonlarla hack'lendiği için yapıyorsunuz.

 

Beyin Neden "Dur" Diyemiyor?

Bu oyunlar ve sanal bahisler, insan psikolojisindeki "Aralıklı Pekiştirme" ilkesine göre tasarlanmıştır.

Eğer her bastığınızda kazansaydınız sıkılırdınız. Her bastığınızda kaybetseydiniz bırakırdınız. Ama sistem size "Bazen" ve "Ufak Ufak" kazandırır. Beyin, "Acaba şimdi mi düşecek?" heyecanını sever. Ve en yüksek hazzı (dopamini) parayı çektiğinizde değil, o makaraların döndüğü bekleme anında salgılar.

 

Sizi Batıran Hırs Değil, "Kaybı Kovalama" Tuzağıdır

Bir kumarbazı iflas ettiren şey kazanma isteği değildir; kaybettiğini geri alma paniğidir. Literatürde buna "Chasing" (Kovalamak) denir.

Kaybettiğiniz an, mantığınız devre dışı kalır. Beyniniz o giden parayı "harcanmış" olarak değil, "hemen geri alınması gereken bir alacak" olarak görür. Bu noktada artık finansal yatırım yapmıyorsunuzdur; panik halinde, borcu borçla kapatmaya çalışan yaralı bir beyinle hareket ediyorsunuzdur.

 

Bu Bir "Karakter Hatası" Değil, Hastalıktır

Lütfen kendinize "iradesizim" deyip durmayın. Tıpkı şeker hastasının insülin dengesinin bozulması gibi, sizin de dürtü kontrol mekanizmanız bozuldu. Bu yüzden "Söz veriyorum bir daha oynamayacağım" demek çoğu zaman işe yaramaz. Profesyonel bir strateji gerekir.

 

Çıkış Yolu: Zinciri Nereden Kıracaksınız?

Eğer bu döngüden çıkmak istiyorsanız, "irade" savaşını bırakıp "teknik" savaşa geçmelisiniz.

  1. Zararı Kabul Edin (Kol Kesmek): Giden para geri gelmeyecek. Bunu kabul etmek çok acı vericidir ama iyileşme tam bu noktada başlar. O parayı kurtarmaya çalışmak, sizi sadece bataklığın dibine çeker. Zararı kabullenin ve "Stop" tuşuna basın.

  2. Finansal Karantina Uygulayın: Şu an beyniniz parayı yönetebilecek durumda değil. İyileşme sürecinde tüm kartlarınızı, şifrelerinizi ve maaş hesabınızı güvendiğiniz birine (eşinize veya ebeveyninize) devredin. Cebinizde sadece günlük harçlık kalsın. Erişimi kesmek, kendinizi tutmaya çalışmaktan çok daha kolaydır.

  3. Boşluğu Doldurun: Oyunu bıraktığınızda hayat size çok "renksiz ve sıkıcı" gelecektir. Bu normaldir. Beyniniz iyileşene kadar (Dopamin detoksu), bu sıkıntıyı yönetmek için terapi desteği almak şarttır.

 

Sonuç: Hayattaki en büyük kumar, kendi ruh sağlığınız ve sevdikleriniz üzerine oynadığınızdır. Ve unutmayın; masadan (veya ekrandan) kârlı kalkmayı başaran tek kişi, oynamayı bırakan kişidir.

Etiketler

Ankara psikologİhsan Onur KızılkanKumar BağımlılığıSanal Bahis BağımlılığıDürtü Kontrol BozukluklarıKripto ve Borsa BağımlılığıDepresyonBilişsel Davranışçı Terapi (BDT)Aile Terapisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan

Uzman Klinik Psikolog İhsan Onur Kızılkan; terapi sürecini, kişinin bilimsel ve bütüncül yöntemler ışığında kendi potansiyelini ve değerini keşfettiği güvenli bir yolculuk olarak tanımlar.

Maltepe Üniversitesi Psikoloji bölümünü Onur Derecesiyle tamamlamış, ardından Beykent Üniversitesi’nde Klinik Psikoloji Yüksek Lisans eğitimini bitirerek uzmanlığını almıştır. Akademik yetkinliğini kanıtladığı tez çalışmasında; insan psikolojisinin temel taşları olan depresyon, sosyal destek mekanizmaları ve ilişkisel dinamikleri (Akran Zorbalığı bağlamında) derinlemesine incelemiştir.

Mesleki yetkinliğini, Türkiye’nin en köklü kurumlarındaki saha çalışmalarıyla pekiştirmiştir. Fenerbahçe Spor Kulübü ve Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi bünyesindeki kapsamlı klinik staj programlarını başarıyla tamamlamış; Hollanda, Fransa ve Belçika’da Avrupa Birliği projeleriyle Türkiye’yi temsil ederek uluslararası bir vizyon kazanmıştır.

Terapilerinde tek bir kalıba bağlı kalmaz. Bütüncül Psikoterapi perspektifiyle; Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT), Şema Terapi, Çözüm Odaklı Terapi, Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT), Sistemik Terapi ve Psikodinamik Terapi gibi ekolleri danışanın ihtiyacına göre tecrübesiyle harmanlayarak kişiye özel bir yol haritası çizer.

Yetişkin ve ergen bireysel terapilerinin yanı sıra, Çift ve Aile Terapisi alanında; ilişki çatışmaları, iletişim sorunları ve duygusal kopukluk konularında çiftlerle de aktif olarak çalışmaktadır.

Şu anda Ankara’da, kurucusu olduğu ve Sağlık Bakanlığı ruhsatlı özel kliniğinde; yetişkin, ergen ve çift danışanlarına yüzyüze ve online olarak hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.