Doktorsitesi.com

SELEKTİF MUTİZM (SEÇİCİ KONUŞMAZLIK)

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay
Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay
19 Temmuz 2022165 görüntülenme
Randevu Al
Çocuğun konuşma becerisi bulunduğu halde konuşmamasıdır. Çocuk, konuşacağı kişileri/ortamı seçer ve sadece onların yanında/orada konuşur.
SELEKTİF MUTİZM (SEÇİCİ KONUŞMAZLIK)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Selektif Mutizm: Tanımı ve Temel Özellikleri

Selektif Mutizm, bir çocuğun konuşma becerisine sahip olmasına rağmen belirli ortamlarda veya kişilerle konuşmayı reddetmesi durumudur. Bu tabloda çocuk, iletişim kuracağı kişileri ve mekanları kendisi seçer; yalnızca güvenli bulduğu veya tercih ettiği alanlarda konuşmayı sürdürür. Bu durum, basit bir utangaçlıktan öte, derin psikolojik dinamikleri barındıran bir seçici konuşmazlık halidir.

Selektif Mutizmin Psikolojik Nedenleri

Çocukların belirli durumlarda sessiz kalmayı tercih etmelerinin altında yatan çeşitli psikolojik gerekçeler bulunmaktadır. Bu gerekçeler, çocuğun iç dünyasındaki çatışmaları veya ebeveyn ilişkilerini yansıtır.

1. Dürtüsel İfade ve Pasif-Agresif Tutum

Selektif mutizm, çocuk için dürtüsel bir ifade biçimi veya pasif bir hak arama yöntemi olabilir. Çocuk, karşısındaki kişinin kendisinden bir sözcük beklediğini bilmesine rağmen bu beklentiyi karşılamayarak bir tür pasif-agresif davranış sergileyebilir. Bu durum, ebeveynleri cezalandırma veya ilgisiz kalan bir çocuğun evde susarak öç alması şeklinde tezahür edebilir.

2. Ebeveyn ile Füzyonel İlişki

Çocuğun ebeveynleriyle kurduğu füzyonel (bütünleşik) ilişki, konuşma ihtiyacını ortadan kaldırabilir. Ebeveynin çocuk adına kararlar alması, onun cümlelerini tamamlaması ve henüz çocuk konuşmadan ihtiyaçlarını karşılaması, çocuğu "ben söylemeden sen anla" düşüncesine iter. Bu yaklaşımda ebeveyn, çocuğun yerine konuştuğu için çocuk iletişim kurma gereği duymaz.

3. Yaralı Olduğu Yeri Karşı tarafa Yaşatmak

Sessizlik, bazen karşıdaki kişiyi yok saymak ve ona saldırıya uğramış hissi vermek için kullanılır. Kayıtsızlık, en büyük şiddet biçimlerinden biri olarak kabul edilir. Eğer çocuğun kendi duygularına veya ağlamasına ebeveynleri tarafından kayıtsız kalınıyorsa, çocuk bu duygusal yarayı ebeveynine de yaşatmak amacıyla sessizliği bir araç olarak kullanabilir.

4. Nüfuz Edilmeye Karşı Sınır Koyma

Sessizlik, çocuk için istilacı ebeveyn tutumuna karşı bir savunma mekanizması ve sınır koyma biçimidir. Bireyselliğine alan açılmayan ve her kararı ebeveyni tarafından alınan çocuk, "O kadar varsın ki artık seni içeri almak istemiyorum" mesajını sessiz kalarak verir. Bu durum, aşırı iç içe geçmiş ilişkilere karşı geliştirilen bir semptomdur.

5. Kişi Seçimi ve Güvenlik Arayışı

Çocuklar, kendilerini en güvende hissettikleri ve kapsayıcı buldukları kişilerle konuşmayı tercih ederler. Bu bağlamda ortaya çıkan bazı seçimlerin nedenleri şunlardır:

  • Öğretmenle Konuşup Çocuklarla Konuşmamak: Bu durum bir kardeş rekabetinden kaynaklanıyor olabilir.
  • Denetim Mekanizması: Çocukları denetim altında tutmak zor olduğu için çocuk onları iletişim dışında bırakabilir.
  • Ego Gücü: Egoları henüz zayıf olan çocuklar, net güvenlik sağlayan yetişkinlerin yanında kendilerini daha rahat hissederler.

Sonuç ve Ebeveynlere Öneriler

Selektif mutizm yaşayan bir çocuğa yaklaşırken dikkat edilmesi gereken temel noktalar şunlardır:

Dikkat Edilmesi GerekenlerUygulanması Gereken Yaklaşım
Israr EtmemekÇocuğu konuşması için zorlamak fayda sağlamaz, aksine direnci artırır.
Anlayış Göstermekİstilacı bir tutum sergilemeden, çocuğun anlaşıldığını hissetmesi sağlanmalıdır.
Çevresel BaskıSosyal çevrenin çocuğu sıkıştırmasına ve baskı yapmasına engel olunmalıdır.
Profesyonel DestekSürecin sağlıklı yönetimi için mutlaka bir uzman desteğine başvurulmalıdır.

Etiketler

Seçici konuşmazlık neden olurSeçici konuşmazlık

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay

Klinik Psikolog Dr. Birgül Emiroğlu Bakay

Birgül Emiroğlu Bakay 1983 yılında İstanbul'da doğdu. İlköğretim ve Lise Eğitimini İstanbul’da tamamladı. 2006 yılında Haliç Üniversitesi Psikoloji bölümünden mezun olduktan sonra 2007 yılında Maltepe Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programına kabul edildi. Şizofreni Hastalarında İşlevsel İyileşme Ölçeği ’nin Geçerlilik ve Güvenilirlik Çalışmasını İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniğinde tamamladı. 2018 yıllında İstanbul Arel Üniversitesi Klinik Psikoloji Doktora programına kabul edildi ve “İnfertil Hastalarda İnfertilite Stresinin Yordanmasında Toplumsal Cinsiyet Algısı, Cinsel Mitler Ve Psikiyatrik Belirtilerin Rolü” konulu tezini tamamlayarak Psikoloji Doktoru ünvanını almaya hak kazanmıştır. Türk Psikologlar Derneği'nden Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi, Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi Eğitimi, MidAmerica Nazarene University, Oyun Terapisi Eğitimi, İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği, Ruhsal Bozukluklarda Sanat Psikoterapisi Eğitimi, İngiltere’de bulunan Tavistock Kliniği’ne bağlı olarak yürütülen İstanbul merkezli “Bebek Gözlemi” eğitimini, Adnan Menderes Üniversitesi onaylı 480 saatlik "Aile Danışmanlığı Eğitim Programını" tamamlamıştır. Yetişkin ve çocuklarda objektif ve projektif test eğitimlerini tamamlayarak uygulama ve yorumlama yetkinliğini kazanmıştır. Çalışmalarını çocuk-ergen ve yetişkinler ile sürdürmektedir. Yayınlanmış bilimsel makaleleri ve yayına hazırlık aşamasındaki çalışmaları bulunmaktadır. 2010 yılından beri İstanbul’da kurucu ortaklarından olduğu Çatı Danışmanlık ve Eğitim Merkezindeki çalışmalarına 2017 Şubat ayı itibariyle Çatı Psikoloji Samsun’ da devam etmektedir. Oyun Terapisi, Sanat Psikoterapileri, Dinamik Psikoterapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi ve Şema Terapisi ile çalışmalarını yürütmektedir.

Verdiği De

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.