Doktorsitesi.com

Yetişkin DEHB Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Şema Terapi ile Tedavi Süreci

Klinik Psikolog Zühra Gizem Özer
Klinik Psikolog Zühra Gizem Özer
1 Nisan 20268 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum değildir.
Yetişkin DEHB Nedir? Belirtileri, Nedenleri ve Şema Terapi ile Tedavi Süreci
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), sanılanın aksine yalnızca çocukluk dönemine özgü bir durum değildir. Pek çok bireyde belirtiler yetişkinlikte de devam ederek iş yaşamından ikili ilişkilere, özsaygıdan günlük düzen kurma becerisine kadar birçok alanı doğrudan etkileyebilir. Özellikle yetişkinlik döneminde DEHB; dikkat dağınıklığı, unutkanlık, erteleme, zaman yönetiminde zorlanma, dürtüsellik ve içsel huzursuzluk gibi temel belirtilerle kendini gösterir.

Yetişkin DEHB, çoğu zaman dışarıdan “dağınıklık”, “düzensizlik” veya “sorumsuzluk” gibi yanlış etiketlerle değerlendirilir. Oysa bu tablo, kişinin yalnızca performansını değil, kendilik algısını ve duygusal dünyasını da derinden etkileyen nörogelişimsel bir süreçtir.

Yetişkin DEHB Nedir?

Yetişkin Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu; dikkat sürdürme, planlama, organize olma ve dürtü kontrolü alanlarında zorluklara yol açan bir durumdur. Çocuklukta daha belirgin olan fiziksel hareketlilik, yetişkinlikte yerini genellikle içsel bir huzursuzluğa, zihinsel dağınıklığa ve sürekli bir yetişememe hissine bırakır.

Birçok yetişkin, yaşadığı güçlükleri kişilik özelliği ya da irade eksikliği olarak yorumladığı için tanı süreci gecikebilir. Özellikle sorumlulukların arttığı iş, evlilik, ebeveynlik veya akademik kariyer dönemlerinde belirtiler çok daha görünür hale gelmektedir.

Yetişkinlerde DEHB Belirtileri Nelerdir?

Yetişkinlerde DEHB belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterse de, klinik tabloda en sık karşılaşılan durumlar iki ana başlıkta toplanır:

Dikkat Eksikliği Belirtileri

  • Dikkati belirli bir görevde sürdürmekte zorlanma
  • Konuşmaları veya talimatları takip ederken güçlük çekme
  • Günlük işleri organize edememe ve sık unutkanlık yaşama
  • Randevuları, sorumlulukları veya önemli detayları kaçırma
  • Sürekli eşya kaybetme
  • Uzun süre odaklanma gerektiren işleri sürekli erteleme
  • İşe başlamakta zorlanma veya başlanan işi sürdürememe

Hiperaktivite ve Dürtüsellik Belirtileri

  • Süregelen içsel huzursuzluk ve sabırsızlık
  • Karşı tarafın sözünü kesme veya cümlesini tamamlama eğilimi
  • Düşünmeden karar verme ve ani tepkiler gösterme
  • Bekleme gerektiren durumlarda zorlanma
  • Sonradan pişmanlık yaratan dürtüsel davranışlar

Yetişkin DEHB Günlük Yaşamı Nasıl Etkiler?

DEHB, yalnızca bir dikkat sorunu değildir; kişinin yaşamında zincirleme etkiler yaratır. Bu durumun en belirgin yansımaları şunlardır:

Etkilenen AlanYaşanan Zorluklar
İş ve Akademiİşleri son ana bırakma, performans dalgalanmaları, sık hata yapma korkusu
İlişkilerUnutkanlık veya dağınıklık kaynaklı çatışmalar
Psikolojik DurumKendine güvenin azalması, kronik yetersizlik ve başarısızlık hissi
Benlik Algısı"Neden herkes yapabiliyor da ben yapamıyorum?" düşüncesi

Yetişkin DEHB Neden Olur ve Neden Geç Fark Edilir?

DEHB’nin ortaya çıkışında genetik ve nörobiyolojik etkenler birincil rol oynar. Çevresel stresörler ve yaşam koşulları ise belirtilerin şiddetini artırabilir. Önemli bir not olarak; DEHB bir tembellik veya disiplinsizlik sorunu değildir.

Birçok yetişkin çocuklukta “zeki ama dağınık” veya “potansiyeli var ama kullanmıyor” şeklinde tanımlandığı için tanı almamış olabilir. Ancak yetişkinlikteki çoklu görev (multitasking) gereksinimi ve zaman baskısı, bu gizli belirtilerin su yüzüne çıkmasına neden olur.

Yetişkin DEHB Tedavi Yöntemleri

Yetişkin DEHB tedavisi kişiye özel planlanmalıdır. Süreçte genellikle şu yöntemler bir arada kullanılır:

  1. Psikoeğitim: Durum hakkında bilinçlenme.
  2. İlaç Tedavisi: Psikiyatrik değerlendirme sonrası uygun görülen destek.
  3. Bilişsel Davranışçı Terapi: İşlevsel becerilerin geliştirilmesi.
  4. Beceri Eğitimi: Zaman yönetimi ve organizasyon çalışmaları.

Şema Terapi ve Yetişkin DEHB İlişkisi

Yetişkin DEHB yaşayan bireyler, yıllar içinde kendileriyle ilgili "Ben yetersizim", "Başarısızım" veya "Bana güvenilmez" gibi derin olumsuz inançlar geliştirirler. Şema Terapi, yalnızca güncel belirtileri değil, bu kökleşmiş inanç kalıplarını ve duygusal ihtiyaçları ele aldığı için tedavide kritik bir öneme sahiptir.

DEHB ile İlişkili Sık Görülen Şemalar

  • Kusurluluk / Utanç Şeması: Kişinin kendisini özünde eksik ve sevilmeye daha az layık hissetmesi.
  • Başarısızlık Şeması: Ne yapılırsa yapılsın yeterince iyi olunamayacağına dair inanç.
  • Yüksek Standartlar: Eksiklik hissini telafi etmek için geliştirilen aşırı mükemmeliyetçi ve sert iç ses.

Şema Terapi Sürecinde Neler Çalışılır?

Şema terapi, bireyin kendisiyle daha sağlıklı bir ilişki kurmasını hedefler. Bu kapsamda şu alanlara odaklanılır:

  • Örüntü Farkındalığı: Erteleme ve kopma anlarındaki iç konuşmaların tespiti.
  • Köken Analizi: Çocukluktaki eleştirilerin ve okul yaşantılarının bugüne etkisi.
  • İçsel Eleştirmen: Sert ve suçlayıcı iç sesin yumuşatılması.
  • Sağlıklı Baş Etme: Kaçınma ve dürtüsellik yerine dengeli yöntemlerin geliştirilmesi.
  • Özşefkat: Duygusal dayanıklılığın artırılması.

Sonuç olarak; Yetişkin DEHB, doğru değerlendirme ve bütüncül bir tedavi planı (ilaç ve terapi kombinasyonu) ile yönetilebilir bir süreçtir. Şema terapi, bu süreçte kişinin hem işlevselliğini artırmasına hem de yılların getirdiği duygusal yüklerden arınmasına yardımcı olur.

Uzm. Klinik Psikolog Gizem Özer

Etiketler

Yetişkin dehbDikkat Eksikliği BelirtileriDikkati sürdürmekte zorlanmaGünlük işleri organize edememeSık unutkanlık yaşamaRandevuları, sorumlulukları veya önemli detayları kaçırmaEşya kaybetmeAni tepkiler vermeBeklemekte zorlanma

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Zühra Gizem Özer

Klinik Psikolog Zühra Gizem Özer

Klinik Psikolog Zühra Gizem Özer, bireylerin içsel dengeyi yeniden kurmalarına ve yaşamlarında anlamlı değişimler yaratmalarına yardımcı olmayı amaçlayan bir terapisttir.

MEF Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra, Antalya Bilim Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı’nı tamamlamış ve Klinik Psikolog unvanını almıştır. Eğitim sürecinde psikodinamik terapiler ve bilişsel davranışçı terapiler (BDT) üzerine yoğunlaşmıştır.

Kariyerine farklı alanlardaki deneyimlerle başlayan Özer, devlet hastaneleri ve özel kliniklerde edindiği gözlemler sayesinde çeşitli psikolojik ihtiyaçlara yönelik derin bir klinik bakış açısı geliştirmiştir.

2020–2025 yılları arasında, kurumsal bir global şirkette çalışanların psikolojik iyi oluşlarını destekleyen programlar yürütmüş; birebir görüşmeler aracılığıyla stres yönetimi, tükenmişlik, iş-özel yaşam dengesi ve motivasyon konularında çalışmalar gerçekleştirmiştir.

2020 yılından bu yana yetişkin ve ergen danışanlarla psikoterapi süreçlerini yürütmektedir. Seanslarında Şema Terapi, Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve EMDR ekollerini bütüncül bir yaklaşımla kullanmaktadır.

Profesyonel gelişimine önem veren Özer, lisans yıllarında Prof. Zümra Atalay’ın asistanı olarak yer aldığı Mindfulness Temelli Stres Azaltma (MBSR) programını başarıyla tamamlamıştır. Bu program, bireylerin hızlı tempolu yaşamlarında anda kalma ve duygusal dayanıklılık becerilerini artırmaya odaklanır.

Ayrıca, Yıldız Teknik Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika Programı’nı tamamlayarak çift ve aile terapisi alanında da yetkinlik kazanmıştır. Yüksek lisans sonrasında Bahar Köse’den ISST onaylı Şema Terapi eğitimi ve Asena Yurtsever’den EMDR 1. Düzey eğitimi alarak travma odaklı çalışmalarda uzmanlaşmıştır.

Bugün Zühra Gizem Özer, danışanlarının geçmişten gelen kalıpları fark etmelerine, kendilerini şefkatle anlamalarına ve yaşamlarını daha dengeli bir biçimde sürdürmelerine destek olmaktadır. 🌱

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.