Doktorsitesi.com

Yemek istemiyorum!

Klinik Psikolog Feyza Sever
Klinik Psikolog Feyza Sever
8 Temmuz 2021180 görüntülenme
Randevu Al
Yemek istemiyorum!

Özellikle okul öncesi yaşlarda ebeveynlerden çok sık duyulan cümleler genellikle yemek problemleri ile ilgilidir. Ebeveynler çocuklarının masaya dahi oturmadığından, otursa bile sadece masadakiler ile oynadıklarından, sürekli tokum ben dediklerinden, sadece tablet veya telefon ile yemek yedirebildiklerinden veya çocuklarının sürekli yemek seçtiğinden bahsederler. Burada ilk aydınlatılması gereken nokta okul öncesi dönemde yani 0-6 yaş arasındaki çocukların her koşulda bir sandalyede uzun süre oturmadığıdır. Bu okulda da evde de aynıdır. Çocuk uzun süre masa başında oturmayı reddeder. Doğası ve gelişimi gereği çocukları bir yerde oturtmaya zorlamak onlara faydadan çok zarar sağlar. Sıklıkla konuşulan ve aydınlatılması gerektiğini düşündüğüm bir diğer nokta ise çocukların yeterli yemediği veya yemek seçtiği. Bizler yetişkin olarak herhangi bir yemek için “Bu yemek benim damak zevkime uymadı” veya “Ben bu yemeğin tadından veya kokusundan çok hoşlanmıyorum” diyebiliyorken sizce çocukların bu cümleleri kurmaya hakkı yok mu? Bizlerin nasıl damak zevki olabiliyorsa çocukların da damak zevki olabilir veya bizler “Bu yemek bana fazla geldi” diyebiliyorken çocuklara da o öğün fazla gelmiş olabilir. Bizler yetişkin insanlar olarak çocuklarımız ile herhangi bir konuda şikayet etmeden önce kendimize bakmalı ve ben olsam nasıl hisseder veya düşünürdüm diyebilmeliyiz.

Yemek istemiyorum!

Çocukların gelişim özellikleri ve ihtiyaçları günden güne değişmekte ve bu değişen durumlar içerisinde kilo alımı veya boy uzaması gibi fiziksel gelişimler de vardır. Çocuklar dönem dönem kilo almaya meyilliyken diğer dönemlerde kilo almayabilirler. Burada önemli nokta çocuğun gelişimini veya büyümesini sadece kilosuna ve boyuna yani kısaca fiziksel özelliklerine bakarak değerlendirmemek gerektiğidir. Çocuklar sağlıklı olduğu sürece oldukları kilonun veya boyunun önemi yoktur. Çocukların yemek kapasiteleri hakkında yapılan yanlışlardan biri de ancak bizim yediğimiz gibi yerlerse doyacaklarını düşünmektir. Yetişkin bir insanın midesi ile küçücük bir çocuğun midesi aynı değildir dolayısıyla çocuk sorunsuz bir şekilde yemeğini yedikten sonra doydum diyorsa bu noktada onu dinlemek oldukça önemlidir. Dinlemediğimiz zaman sorunsuz yemek yiyebilen çocuklarda bile yavaş yavaş problem çıkmaya başlayabilir.

Yemek yemeyen çocuklara karşı yapılan yanlış davranışlar bu sorunu çözmek yerine büyütmektedir. Yapılan yanlış davranışlar “yemeğini yemezsen tatlı yiyemezsin” gibi cezalar, “yemeğini yersen oynamana izin veririm” gibi yanlış ödül sistemi veya yemediği için kızmak, bağırmak ve hatta dövmek. Tüm bunlar problemi çözmeyeceği gibi çocukların belki de hayatları boyunca taşıyacağı bazı zararlara sebep olabilir. Bunların yanında genellikle zararsız olduğu düşünülen “bunu yemezsen büyüyemezsin” veya “bunu yersem kocaman olacaksın biliyor musun?” gibi gerçek dışı cümleler de en az diğer yaklaşımlar kadar zararlıdır.

Peki bu sorunlar ile nasıl başa çıkabiliriz?

Yemek saatlerinin belirli saatler olması oldukça önemlidir.

Çocukların tabağını taşana kadar doldurmaktansa az miktarlarda yemek koyun ve bitirdiğinde ikinci tabağı isteyip istemediği seçimini ona bırakın. Eğer sizlerin içi besin miktarı konusunda bir türlü rahat etmiyorsa gün içerisinde yedikleri tüm besinleri not alın ve gün sonunda bakarak değerlendirin veya bir uzmana bu konudaki kaygılarınızdan bahsedin.

Yemek masasının kurallarını birlikte belirleyerek tüm aile bu kurallara uyum sağlayabilirsiniz. Örneğin; ağzımızda yemek varken konuşmamak, yemek masasında telefon veya tablet ile ilgilenmemek, herkes yemeğini bitirene kadar masada oturmak gibi. Sizler de yemeğinizi bitirdiğinizde hemen mutfağı toplamaya koyulmak yerine masada çocuğunuzu beklerken gününüz hakkında konuşarak ona saygı gösterdiğiniz de aynısını oda zamanla yapacaktır. Ancak unutmayın ki sizler kadar uzun süre masada oturmalarını beklememeliyiz!

Çok uzun saatler masada oturamayacağınız için yemek için uygun biz zaman dilimi belirlemek iyi olacaktır. Örneğin akşam yemeği içi 40 dakika belirleyebilir ve bu zaman sonucunda masadan kalkabilirsiniz ancak bunun kararını çocuk ile vermeli ve ona bunu muhakkak hatırlatmalısınız. Örneğin 1 saat sonra birlikte bir oyun saati yapabiliriz bu yüzden yemeğimizi yemek süremizde bitirelim.

Yemek için alışveriş yapmaya birlikte gitmek veya akşam yapacağınız yemek için onun fikrini sormak oldukça faydalı olacaktır.

Ek olarak mutfakta birlikte yemek yapmak ve çocuğun da çorbada tuzu olmasına izin vermek onun yemek hazırlama ve hazırladığı yemekten yemek konusunda daha istekli olmasına yardımcı olacaktır.

Ara zamanlarda yenilen abur cuburları azaltmak çocuğun acıkmasına fırsat vermek açısından önemlidir. Aralarda sürekli abur cubur yiyen çocuklar acıkmaz ve yemek saatlerinde problem yaşama ihtimalini arttırır.

Yemek masasına sağlıklı çeşitli yemekler koyarak çocuğunuza istediğini seçip yiyebileceğini söyleyerek kendi kararını vermesine izin verin. Özellikle bir sebze konusunda sürekli kavga etmektense farklı sebzeler veya sebzelerin farklı şekil ve yapılışları ile çocuğunuza yaklaşın.

Kendi seçtiği yemekleri kendisinin yemesine de izin vermeniz oldukça önemlidir. Etrafın veya üstünün kirlenmesinin onun gelişiminden önemli olmadığını unutmayın.

Her konuda olduğu gibi bu konuda da sizleri örnek alacağını asla unutmayın. Sizler yemek seçerseniz onlarda sizleri taklit edecektir. Yemek konusunda da iyi bir örnek olmaya özen gösterin.

İstemediği bir yiyecek hakkında savaş vermekten ve durumu daha da kötüleştirmektense daha huzurlu bir yemek ortamı sunun ve sorunun zaman içerisinde yavaş yavaş çözülmesine izin verin. Çocuk yemek anlarında kaygı yaşamazsa zamanla değişik tatlara daha çok şans tanıyacak ve masadan veya sizden kaçmayacaktır. Özellikle “Sen daha doymadın ben biliyorum” veya “Yemezsen arkandan ağlar” gibi birçok masum hata çocukları maalesef temelden etkilemekte ve başta özgüven olmak üzere birçok soruna yol açmaktadır.

En önemlisi çocuklarınızın yaşadığı bazı sorunlar karşısında onlara zaman tanıyın. Bizim hayatlarımızda sorunlar nasıl bir anda çözüme kavuşamayabiliyorsa onların da bu sorunlarının bir ceza veya bir ödül ile anında düzelmeyeceğini kendinize sürekli hatırlatın. Özellikle okul öncesi yaşlarda çocuklarınızın bir kişilik oluşturduğunu ve kendi kararlarını kendisi vermek istemesinin çok doğal olduğu gerçeği ile yüzleşerek ona kendi kararını alabileceği sınırlar oluşturun.

Ve unutmadan çocuğunuzu asla başka bir çocuk ile karşılaştırmayın veya yarışa sokmayın. Yemek yedirmeye çalışırken özgüvenine zarar vermeniz işleri daha da zorlaştırmak ile kalmayıp birçok yeni probleme yol açacaktır.

Etiketler

Gelişim aşamalarıEbeveyn davranışlarıEbeveyn yaklaşımıGelişim dönemleriÇocuklarda yemek yeme alışkanlığıEbeveyn problemleriÇocuklarda yemek yememe isteğiÇocuklarda yeme sorunlarıÇocuklarda yeme davranışlarıÇocuklarda yemek sorunuÇocuklarda yeme problemiÇocuklarda yeme sorunuçocuklarda yemek reddi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Feyza Sever

Klinik Psikolog Feyza Sever

Uzman Klinik Psikolog Feyza SEVER İstanbul Altınbaş Üniversitesi Psikoloji (%100 İngilizce) bölümünü 1 dönem erken bitirmiştir ve lisans eğitimi boyunca anaokulu, rehabilitasyon ve hastanede gönüllü olarak staj yapmıştır. Lisans dönemini Balıklı Rum Hastanesi Yataklı Psikiyatri Servisinde yaptığı staj ile tamamlamıştır. Aynı zamanda Altınbaş Üniversitesi “Çocuk Üniversitesi” adlı projede görev alarak çocukların yaratıcılık becerilerine katkıda bulunmuştur. Yine lisans döneminde Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi Uzm. Dr. Sebla Gökçe tarafından yürütülen “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu” projesinde gönüllü çalışmalarda bulunmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.