TRAVMA SONRASI BÜYÜME

TRAVMA SONRASI BÜYÜME
İnsanların büyük çoğunluğu yaşamları boyunca herhangi bir travmatik yaşam olayı ile karşılaşmaktadır.Bununla birlikte travmayı direkt yaşamasak da şahit olduğumuz travmatik yaşantılar da aynı etkiyi bırakır. Travmatik yaşantıların kişide yarattığı derin hüzün, depresyon ya da bitmeyen yas gibi zor duygularla bir arada olmasının yanında son yıllarda yeni bir kavram olan ‘travma sonrası büyüme ‘olumlu ve olumsuz deneyimlerin birlikte gerçekleştiği üzerinde durur.
Bu alanda yapılan araştırmalar travmatik bir olayın ardından insanların en az yüzde 40’ının yaşadıklarından yararlı deneyimler kazandıklarını ortaya koymuştur.Buradan travmanın ardından büyüme ve kişisel acının bir arada yaşanabildiğini anlıyoruz.Travmanın ardından kişinin kendilik algısında, insan ilişkilerinde ve yaşam felsefesinde olumlu değişimler olduğu görülmüştür.
Bireyler travma sonrası daha güçlü, kendine daha çok güvenen, daha empatik, daha yaratıcı, daha olgun, daha insancıl, daha mütavazi olabilirler.Kendilerini kurban yerine travmayı atlatmış biri gibi görebilirler.Söz konusu deneyimler birey için yaşam önceliklerini değiştirmeye katkı sağlamakta ve yaşama ilişkin minnet duygusunu arttırmaktadır. Yine travma yaşamış bireylerin travmadan sonra önemsiz ve küçük gibi görünen şeylerle daha mutlu oldukları, dolayısıyla bu küçük şeylere eskiye göre daha çok önem vermeye başladıkları görülmektedir. Diğer insanların yaşadıkları acılara ve duygulara karşı daha empatik oldukları da görülmüştür.Yine travmanın ardından bireyler yaşadıkları bu zorlayıcı olayın yaşamlarında manevi anlamda bir karşılığı olduğunu düşünmeye başlamakta ve bu manevi karşılığın anlamını sorgulamaktadırlar. Bu sorgulama ve anlam arayışı ruhsal ve manevi bir değişimi beraberinde getirebilmektedir.



