Doktorsitesi.com

Tiroid Bezi Hastalıklarında Göz Şekil Bozuklukları Ve Tedavisi

Prof. Dr. Müslime Akbaba
Prof. Dr. Müslime Akbaba
20 Ekim 201133883 görüntülenme
Randevu Al
  • Tiroid hastalıkları, antikorların göz arkasındaki dokularda reaksiyona yol açmasıyla göz küresinin öne itilmesine ve çeşitli şekil bozukluklarına neden olmaktadır.
  • Hastalığın tedavisinde hormon düzeylerinin dengelenmesi, kortizon kullanımı ve sigaranın bırakılması kritik rol oynarken; ağır vakalarda cerrahi müdahale gerekebilmektedir.
  • Tedavi süreci tamamlansa bile tiroid hastalığının nüksetme riski bulunduğundan, hastaların düzenli endokrinolojik ve oftalmolojik kontrollerine devam etmeleri hayati önem taşır.
Tiroid Bezi Hastalıklarında Göz Şekil Bozuklukları Ve Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Tiroid Hastalıkları ve Gözde Oluşan Şekil Bozuklukları

Tiroid bezi hastalıkları, göz çevresindeki dokularda çeşitli mekanizmalarla şekil bozukluklarına yol açabilmektedir. Bu durumun kesin nedeni henüz tam olarak ispatlanmamış olsa da, tıp dünyasında kabul gören güçlü teoriler mevcuttur. Hastalık sürecinde kan dolaşımına katılan antikorlar, göz küresinin arkasındaki yağ ve bağ dokusu ile gözü hareket ettiren kaslarda reaksiyonlara neden olur. Bu reaksiyonlar sonucunda kaslarda şişme, yağ dokusunda büyüme ve ödem meydana gelerek gözün yapısında bozulmalar başlar.

Tiroid Fonksiyonları ve Göz Sağlığı İlişkisi

Tiroid bezinin çalışma hızı ile göz sağlığı arasında doğrudan bir bağ bulunmaktadır. Gözde şekil bozukluğu yaşayan hastaların büyük bir kısmında tiroid bezi fazla çalışmaktadır. Bununla birlikte, nadir de olsa tiroid bezinin normal çalıştığı veya az çalıştığı durumlarda da göz bulgularına rastlanabilmektedir.

Tiroid Hastalığına Bağlı Göz Şikayetleri

Tiroid kaynaklı göz sorunları, hastaların yaşam kalitesini düşüren çeşitli rahatsızlıklara yol açar. En sık karşılaşılan şikayetler şunlardır:

  • Göz kapaklarının tam kapanmaması nedeniyle oluşan kızarıklık ve irileşme görüntüsü.
  • Gözlerde yanma, batma ve sürekli sulanma hissi.
  • Şaşılık ve buna bağlı gelişen çift görme sorunu.
  • Çift görmeyi engellemek için geliştirilen, başın yukarı veya yana doğru eğik tutulduğu anormal baş pozisyonları.
  • Göz arkasındaki dokuların oluşturduğu basınçtan kaynaklı şiddetli ağrı.

Hastalarda Görülen Temel Belirtiler

Göz arkasındaki dokuların büyümesi, göz küresinin öne doğru itilmesine (proptozis) neden olur. Bu durum, hastada sanki bir şeyden korkmuş veya aşırı etkilenmiş gibi bir bakış ifadesi yaratır. Diğer önemli belirtiler şunlardır:

  • Göz kapakları arasındaki mesafenin açılması ve kapaklarda şişlik.
  • Işığa karşı hassasiyet ve gözde baskı hissi.
  • Özellikle sabahları belirginleşen veya sürekli hale gelen çift görme.
  • Göz hareketleri sırasında hissedilen ağrı.
  • Nadiren de olsa ortaya çıkan görme bozuklukları.

Tanı Süreci ve Uygulanan Tetkikler

Tanı koyma aşamasında hastanın klinik belirtileri genellikle yeterli olmaktadır. Hastalar doğrudan göz doktoruna başvurabileceği gibi, bir endokrinolog tarafından da yönlendirilebilirler. Tiroid hastalığı ve göz bulguları genellikle eş zamanlı başlasa da, bazen biri diğerinden önce görülebilir.

Hastalığın evresini (aktif veya inaktif) belirlemek için şu tetkikler uygulanır:

  1. Orbita MR'ı: Göz çukuru ve arkasındaki dokuların detaylı incelenmesi.
  2. Antikor Testleri: Kanda tiroid hastalığı ile ilgili antikorların ölçümü.
  3. Görme Fonksiyon Testleri: Görmenin ne derece etkilendiğini ölçen özel testler.

Medikal Tedavi Yöntemleri ve Yaşam Tarzı Değişiklikleri

Medikal tedavi kararı, hastalığın aktivite ve şiddetine göre verilir. Tedavinin temel şartı, hastanın hormon düzeylerinin normal hale getirilmesidir. Hafif vakalarda suni gözyaşı, güneş gözlüğü kullanımı ve yüksek yastıkta yatmak şikayetleri hafifletir.

Tedavi YöntemiUygulama Amacı
Kortizon TedavisiAktif ve şiddetli belirtileri baskılamak (Genellikle hastanede uygulanır)
RadyoterapiKortizon ile birlikte başarı oranını artırmak için kullanılır
Suni GözyaşıKuruluk ve batma hissini azaltmak için kullanılır

Önemli Uyarı: Sigara kullanımı, bu hastalığın seyrini en olumsuz etkileyen faktördür. Sigara, belirtilerin şiddetlenmesine ve tedavinin başarısız olmasına neden olur. Hastaların pasif içicilikten dahi kaçınması kritiktir.

Cerrahi Müdahale Ne Zaman Gereklidir?

Cerrahi tedavi, ilaç ve radyoterapiye yanıt vermeyen ağır vakalarda veya hastalığın inaktif dönemindeki şekil bozukluklarını düzeltmek amacıyla uygulanır. Operasyon süreci şu aşamaları kapsayabilir:

  • Orbital Dekompresyon: Gözü çevreleyen kemik duvarlarda pencereler açılarak göz arkasındaki basıncın azaltılması.
  • Şaşılık Cerrahisi: Aktif dönem geçtikten sonra devam eden çift görme ve kaymaların düzeltilmesi.
  • Kapak Cerrahisi: En son aşamada, kapaktaki şekil bozukluklarının estetik ve fonksiyonel olarak onarılması.

Tedavi Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler ve Nüks Riski

Operasyon sonrası iyileşme süreci titizlikle takip edilmelidir. Cerrahi sıralama hayati önem taşır; önce basınç azaltma ameliyatı, ardından gerekirse kayma ameliyatı ve en son kapak ameliyatı yapılmalıdır.

Gözdeki bozuklukların tedavi edilmesi, tiroid hastalığının nüksetmesini engellemez. Bu nedenle, olası bir nüksün erken teşhisi ve tedavisi için hastaların düzenli periyodik kontrollerine devam etmeleri gerekmektedir.

Etiketler

GözTroidTroid bezi hastalıklarıTroidin göze etkileriTroide bağlı göz şekil bozukluklarıTiroid göz büyümesiGöz büyümesi nedenleriHipertiroid göz büyümesiTiroit göz

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Müslime Akbaba

Prof. Dr. Müslime Akbaba

Prof. Dr. Müslime AKBABA, 1958 yılında Maden’de doğmuştur. 1969 yılında Konya 23 Nisan İlkokulu'ndan, 1972 yılında Ankara Etlik Ortaokulu'ndan,  ve 1975 yılında Ankara Kız Lisesi'nden mezun olarak lisans öncesi eğitimlerini tamamlamıştır. 1975-1981 yılları arasında Ankara Hacettepe Üniversitesi ve Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini almış ve tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.