Stresin Bedensel Etkileri: Zihinle Başlayan, Bedende Konuşan Süreç

Stres Mekanizması: Savaş ya da Kaç Yanıtı
Tehdit algılandığında sinir sistemi otomatik olarak aktive olur. Bu süreçte sempatik sinir sistemi devreye girer ve “savaş ya da kaç” yanıtı başlar. Kalp atışları hızlanır, kaslar gerilir, solunum hızlanır, sindirim yavaşlar. Vücut hayatta kalmaya odaklanır. Bu süreçte özellikle kortizol ve adrenalin gibi stres hormonları salgılanır. Kısa süreli aktivasyon işlevseldir; ancak stres kronikleştiğinde beden sürekli alarm halinde kalır. Sürekli alarm, bedeni tüketir.
Kardiyovasküler Sistem Üzerindeki Etkiler
Kronik stres kalp atım hızını ve kan basıncını artırır. Uzun vadede bu durum hipertansiyon riskini yükseltebilir. Sürekli yüksek kortizol düzeyi damar yapısını etkileyebilir ve kalpdamar hastalıklarına zemin hazırlayabilir. Bazı kişilerde çarpıntı, göğüs sıkışması ve nefes darlığı gibi belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler çoğu zaman panik atakla karıştırılabilir; ancak temelinde kronik stres yükü bulunabilir.
Kas-İskelet Sistemi: Sessiz Gerginlik
Stres altındaki beden gevşemez.
Özellikle boyun, omuz ve sırt kaslarında kronik kasılma görülür.
Bu durum:
Gerilim tipi baş ağrıları
Boyun tutulmaları
Çene sıkma (bruksizm)
Bel ağrıları Gibi şikâyetlere yol açabilir
Beden, ifade edilemeyen duyguları kas tonusu üzerinden taşır. Bastırılmış öfke, çözümlenmemiş kaygı ve sürekli tetikte olma hali kas sisteminde kronik gerginliğe dönüşebilir.
Sindirim Sistemi: İkinci Beyin
Sindirim sistemi stresle en hızlı tepki veren alanlardan biridir. Bağırsak hareketleri stresle birlikte değişir; mide asidi artabilir. Bu durum:
Mide yanması
İrritabl bağırsak sendromu benzeri belirtiler
İştah artışı ya da kaybı
Bulantı Şeklinde kendini gösterebilir.
Bağırsak ve beyin arasındaki çift yönlü iletişim nedeniyle psikolojik stres doğrudan gastrointestinal belirtilere yansıyabilir.
Bağışıklık Sistemi: Zayıflayan Savunma
Kronik kortizol salınımı bağışıklık sistemini baskılayabilir. Bu nedenle uzun süreli stres yaşayan kişiler:
Sık enfeksiyon geçirebilir
Yara iyileşmesi yavaşlayabilir
Kronik inflamasyon belirtileri gösterebilir
Stres, görünmez ama sistemik bir yük oluşturur.
Uyku Düzeni ve Hormonal Denge
Stresli bireylerde uykuya dalma güçlüğü, sık uyanma ya da dinlenmemiş uyanma sık görülür. Uyku bozulduğunda hormonal denge de etkilenir. Bu durum kilo değişikliklerine, enerji düşüklüğüne ve duygudurum dalgalanmalarına yol açabilir. Uyku bozukluğu stresin hem sonucu hem de sürdürücüsüdür.
Psikosomatik Belirtiler: Bedenin Dili
Bazen yapılan tüm tıbbi tetkikler normal çıkar. Ancak kişi gerçek ve yoğun bedensel şikâyetler yaşar. Bu durumda psikosomatik süreçlerden söz edilir. Bu, belirtilerin “hayal ürünü” olduğu anlamına gelmez. Aksine, bedenin psikolojik yükü somatik kanallar üzerinden ifade etmesidir.
Beden konuşur.
Sorun, çoğu zaman bedenin ne söylediğinin duyulamamasıdır.
Terapötik Perspektif Stresle çalışırken yalnızca düşünce içeriğini değiştirmek yeterli değildir. Beden regülasyonu da sürecin önemli bir parçasıdır. Nefes çalışmaları, gevşeme teknikleri, bedensel farkındalık egzersizleri ve sinir sistemi düzenleme çalışmaları bu noktada etkilidir.
Aynı zamanda stresin kaynağını anlamak gerekir:
Sürekli performans baskısı mı?
İlişkisel çatışmalar mı?
Travmatik bir geçmiş mi?
Kontrol edilemeyen yaşam olayları mı?
Stresi yalnızca azaltmaya çalışmak yerine, onun işaret ettiği ihtiyaçları anlamak kalıcı dönüşüm sağlar.
Stres kaçınılmazdır. Ancak kronikleştiğinde beden için bir yük haline gelir. Çoğu zaman kişi zihinsel olarak “idare ettiğini” düşünür; fakat beden alarm vermeye başlamıştır.
Bedensel belirtiler bastırılması gereken düşmanlar değil, dikkate alınması gereken sinyallerdir.
Çünkü zihin susabilir. Ama beden uzun süre susmaz.
HAZIRLAYANLAR
Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz
Psikolog Cansu Hatice Karcıoğlu



