Doktorsitesi.com

Strese Doğadan Çözüm

Dyt. Sanem Apa Doğan
Dyt. Sanem Apa Doğan
14 Ekim 20154473 görüntülenme
Randevu Al
  • Kronik stres sırasında salgılanan kortizol hormonu, vücutta yüksek kalorili gıdalara karşı yeme isteği uyandırarak özellikle karın bölgesinde yağlanmaya neden olur.
  • Stresle başa çıkmak için magnezyum zengini yeşil sebzeler, triptofan içeren sağlıklı atıştırmalıklar ve sakinleştirici bitki çaylarının tüketilmesi önerilir.
  • Beslenme düzenine ek olarak Omega-3 alımı, düzenli fiziksel egzersiz ve nefes teknikleri stres seviyesini düşürmede ve zihinsel rahatlamada kritik rol oynar.
Strese Doğadan Çözüm
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Modern Yaşamın Görünmez Tehdidi: Kronik Stres ve Vücut Üzerindeki Etkileri

Günümüzün yoğun temposunda pek çok birey sürekli bir yorgunluk ve stres haliyle karşı karşıyadır. Özellikle kapalı ofis ortamlarında çalışanlar için bu durum kanıksanmış bir süreç haline gelse de, insan vücudu bu kronik gerginliği doğal bir durum olarak kabul etmez. Vücudun strese tepki olarak salgıladığı hormonlar; kalp sağlığı, sindirim sistemi ve ağırlık kontrolü üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratabilir. Bu süreçle başa çıkmak için koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru yemişler ve bitki çayları gibi stratejik besinlerden destek almak kritik önem taşır.

Kortizol Hormonu ve Beslenme Arasındaki Fizyolojik Bağ

Stresli anlarda vücudun salgıladığı en temel hormonlardan biri kortizoldür. Bu hormon, vücudun "savaş ya da kaç" tepkisini desteklemek amacıyla yağ hücrelerindeki yakıtın kana karışmasını sağlar. Ancak fiziksel bir eylemle bu enerji tüketilmediğinde, kişi yoğun bir anksiyete hissiyle baş başa kalır. Yağ hücrelerinin boşalttığı bu yakıt midede kazınma hissine yol açarak, kişide şiddetli bir yemek yeme arzusu uyandırır.

Sürekli stres altında olmak, kortizol seviyelerini daima yüksek tutarak vücudun kesintisiz bir yakıt arayışına girmesine neden olur. Bu durumda vücut, hızlı enerji kaynağı olarak yağ ve karbonhidrat içeren besinlere yönelir. Araştırmalar, stres altındaki bireylerin genellikle cips, kızartma veya yüksek şekerli gıdaları tercih ettiğini göstermektedir. Bu besinlerin ortak özelliği, kalori değerlerinin yüksek, besin değerlerinin ise oldukça düşük olmasıdır. Ayrıca bu gıdalar, hastalıklarla savaşan koruyucu bitkisel kimyasallardan yoksundur.

Stres Kaynaklı Karın Bölgesi Yağlanması

Stres altındayken tüketilen yüksek kalorili gıdaların vücut formuna etkisi oldukça spesifiktir. Alınan fazla enerji; kalça veya bacak gibi bölgeler yerine, doğrudan karın bölgesinde yağlanmaya neden olur. Bu durum, stres yönetiminin sadece ruhsal değil, fiziksel formun korunması için de ne kadar önemli olduğunu kanıtlamaktadır.

Stres Anında Tüketilmesi Gereken Sağlıklı Alternatifler

Eğer stresli anlarda yemek yeme ihtiyacı hissediliyorsa, bu durumun sağlıklı besinlerle yönetilmesi gerekir. Stres anında düşüncesizce abur cubur tüketimini engellemek için önceden hazırlıklı olmak önemlidir. Özellikle triptofan içeriği yüksek besinler, stresle mücadeleyi kolaylaştırır. Aşağıdaki besinler çantanızda veya ofisinizde bulundurabileceğiniz pratik çözümlerdir:

  • Taze meyveler ve muz
  • Yağsız yoğurt veya süt
  • Kakao ve kuru kayısı
  • Hurma ve leblebi
  • Badem, ceviz, fındık ve Antep fıstığı

Magnezyum ve Kortizol Dengesi

Koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kurubaklagiller, içerdikleri zengin magnezyum sayesinde kortizol seviyesinin dengelenmesine yardımcı olur. Günlük beslenme rutinine haşlanmış nohut, fasulye veya yeşil mercimek gibi protein kaynaklarını salatalara ekleyerek dahil etmek, stres yönetimi için atılacak büyük bir adımdır.

Strese Karşı Bitki Çaylarının Yatıştırıcı Gücü

Doğru bitki çayı seçimi, sinir sistemini yatıştırmada etkili bir rol oynar. Özellikle kafein içermeyen ve yan etkisi bulunmayan seçenekler, günlük rutin içerisinde güvenle tüketilebilir.

Bitki Çayı TürüTemel Faydaları
RooibosKafein içermez; uykusuzluk, huzursuzluk ve baş ağrısını kontrol eder.
PassifloraSakinleştirici ve rahatlatıcıdır; dikkat toplamaya yardımcı olur.
Papatya & LavantaGenel bir gevşeme ve huzur hissi sağlar.
MelisaStres kaynaklı gerginliği azaltmaya yardımcı olur.

Omega-3 ve Düzenli Egzersizin Koruyucu Etkisi

Balık tüketimiyle alınan Omega-3 ve Omega-6 yağ asitleri, beyin faaliyetlerini geliştirirken strese karşı koruyucu bir kalkan oluşturur. Beslenme düzenine ek olarak, yaşam tarzında yapılacak değişiklikler de bu süreci desteklemelidir.

Düzenli egzersiz, sadece kan şekerini dengelemekle kalmaz, aynı zamanda stres seviyesini de minimize eder. Günde 5 ila 20 dakikanızı ayırarak yapacağınız derin nefes egzersizleri ve olumlu düşünce pratikleri, zihinsel rahatlamanın anahtarıdır. Egzersizi sadece bir fiziksel aktivite olarak değil, kendinize ayırdığınız özel bir zaman dilimi olarak görmek, stresle olan mücadelenizi daha başarılı kılacaktır.

Etiketler

Stres ve beslenmeSanem apa doğanStresStresle başa çıkmada beslenmeSağlıklı beslenmeStrese karşı bitki çayıOmega 3 ve kuruyemişler strese karşı koruyucu

Yazar Hakkında

Dyt. Sanem Apa Doğan

Dyt. Sanem Apa Doğan

Dyt. Sanem APA DOĞAN, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde başladığı eğitimini 2005 yılında başarıyla tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 

Mezuniyet tezi olarak “Üniversite öğrencilerinin beslenme alışkanlıklarının saptanması” başlığı altında araştırma yapmış olan Dyt. Sanem Apa DOĞAN, Beslenme ve Diyetetik alanındaki seminerini ise “Bebeklik, çocukluk ve adolesan döneminde kemik mineral yoğunluğunun ölçülmesi” konusunda vermiştir. Ayrıca üniversite eğitimi sırasında “Yetişkin kadınların folat tüketim durumlarının saptanması” konusunda da çalışma yapmıştır. 2017 Yılı itibarıyla “Down Sendromlu çocukların beslenme durumlarının saptanması” üzerine araştırmalar yapmış, Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimleri anabilim dalında yüksek lisans eğitimine devam etmekte olan Dyt. Sanem Apa DOĞAN, Bilim Uzmanlığı tezini “Karaciğer yağlanması olan obez hastalarda ağırlık kaybının etkisinin incelenmesi” üzerine yapmaktadır.

Dyt. Sanem APA DOĞAN, 2005 - 2007 yılları arasında Mezura Kliniği’nde kurumsal wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumlu Diyetisyen olarak görev almış, aynı zamanda kilo verme, kilo alma, gebelik ve emziklilik beslenmesi, POS da beslenme, menopozda beslenme, diyabet, kalp damar hastalığı gibi kronik hastalıklarda beslenme ve diyet konularında danışanlarına beslenme eğitimi vermiştir. Danışanlarına verdiği beslenme eğitimlerinin yanı sıra gıda sektöründe önemli yeri olan şirketlere ürün geliştirmede danışmanlık, çeşitli şirketlere sağlıklı beslenme seminerleri ve beslenme eğitimi, mönü danışmanlığı (okullar ve özel şirketler) yapmıştır. Ozel bir spor merkezinde spor yapan bireylerin beslenme durumunun kontrolü konusunda diyetisyen olarak bireysel beslenme eğitimi hizmeti sunmuştur.

Mayıs 2008 tarihinde Amerikan Diyetisyenler Derneği’nden “Çocukluk ve Adolesan Döneminde Kilo Kontrolü ve Yönetimi” ile “Yetişkin Kilo Kontrolü ve Yönetimi” Sertifikalarını başarıyla almış olan Dyt. Sanem APA DOĞAN, 2008 Yılında Boston’da Amerikan Diyetisyenler Derneği’nin düzenlediği 24. Kalp Sağlığı ve Spor Beslenmesi konusundaki sempozyuma katılmış, daha sonra Kanada Kanser Derneği’nde gönüllü olarak çalışmış ve kanser hastalarını yakından gözlemleme şansı bulmuştur.

2007 Yılı Kasım ayında Diyabet Diyetisyenliği Kursuna katılım göstermiş ve diyabet konusundaki bilgilerini güncelleyerek “Diyabet Diyetisyeni” olarak çalışma hakkı kazananan Dyt. Sanem APA DOĞAN,  aynı zamanda Türkiye Diyetisyenler Derneği; Amerika Diyetisyenler Derneği; Diyabet, Obezite ve Beslenme Derneği; English High School- Nişantaşı Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği, Marmara Rotaract, İstanbul Avcılar ve Atıcılar Kulübü üyesi olan Sanem Apa, bir çok ulusal ve uluslarası kongre ve sempozyuma katılmış, Kanada ve Amerika Birleşik Devletlerinde mesleki gelişimi için çeşitli gözlemlerde bulunduktan sonra kurum diyetisyenliği alanında TÜBİTAK’ta görev almıştır.

Dyt. Sanem APA DOĞAN, mesleki çalışmalarına şu an İstanbul/Ümraniye'de bulunan özel muayenehanesinde devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.