Doktorsitesi.com

Sosyal Medyada Gerçeklik Algısının Bozulması: Dijital Kimlik Sorunu

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz
24 Ekim 202557 görüntülenme
Randevu Al
Sosyal medya, modern yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Ancak sürekli çevrim içi olma, paylaşım ve beğeni ihtiyacı, bireylerde gerçeklik algısının bozulmasına yol açabilmektedir. İnsanlar, dijital kimliklerini oluştururken çoğu zaman gerçek benliklerinden farklı bir imaj yaratır; bu durum psikolojik stres ve sosyal kaygı yaratır
Sosyal Medyada Gerçeklik Algısının Bozulması: Dijital Kimlik Sorunu

Dijital kimlik sorunu, özellikle ergenler ve genç yetişkinler arasında yaygındır. Gençler, online platformlarda popülerlik kazanmak için kendilerini abartılı şekilde ifade ederken, gerçek hayattaki benlikleriyle uyumsuzluk yaşamaktadır. Bu uyumsuzluk, özgüven eksikliği, kaygı ve depresyon riskini artırır. Araştırmalar, sosyal medyada fazla zaman geçiren bireylerin, kendilerini diğer kullanıcılarla sık sık kıyasladığını ve bu kıyaslamaların psikolojik sağlığı olumsuz etkilediğini göstermektedir. Dijital kimlik ile gerçek kimlik arasındaki fark büyüdükçe, bireyler hem sosyal ilişkilerde hem de kendi iç dünyalarında tatminsizlik hisseder. Uzmanlar, sosyal medya kullanımını bilinçli ve sınırlı hale getirmenin, dijital kimlik sorununu azaltacağını vurgular. Ayrıca bireylerin gerçek benliklerini keşfetmeleri, offline sosyal ilişkilerini güçlendirmeleri ve dijital platformlarda sürekli onay arayışından kaçınmaları önerilmektedir. Hazırlayan: Uzman Psikolog Mustafa Cem Oğuz

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Uzm. Psk. Mustafa Cem Oğuz

Mustafa Cem Oğuz, 1983 yılında Ankara’da doğmuştur. Psikoloji alanındaki eğitimini tamamlayarak Türkiye’de pedagojik diplomaya sahip nadir uzmanlardan biri olmuştur. Genel psikoloji alanında yüksek lisans yapmış, eğitim sürecinde okul, huzurevi ve hastane gibi farklı kurumlarda stajlar gerçekleştirmiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.