Sınır Koymak Neden Bu Kadar Zor?

Sınır Koymak Neden Bu Kadar Zor?
Birçok insan için “hayır” demek, en zor kelimelerden biridir. Kırmaktan korkarız, yanlış
anlaşılmaktan çekiniriz, sevilmemekten endişe ederiz. Bu yüzden çoğu zaman istemediğimiz
şeylere evet der, kendi ihtiyaçlarımızı geri plana atarız.
Oysa sınır koymak bencillik değil, sağlıklı bir ilişkilenme biçimidir. Sınırlar, kendimize
verdiğimiz değerin görünür halidir.Sınırlar gözümüzle göremediğimiz bizleri koruyan
çizgilerdir. Nerede durduğumuzu, neye izin verdiğimizi ve neyi kabul etmeyeceğimizi belirler.
Sınırların olmadığı yerde ise kırgınlık, tükenmişlik ve içten içe büyüyen bir öfke ortaya çıkar.
Çoğu danışanım, “Herkese yetişmeye çalışıyorum ama kendime kalmıyorum” diyor. Bunun
temelinde genellikle aynı düşünce var: “Hayır dersem kötü biri olurum,reddedilirim.” Oysa
tam tersi… Sınır koymayı öğrenmek, daha dürüst, daha gerçek ve daha dengeli ilişkiler
kurmamızı sağlar.
Sınırlar sert duvarlar değildir. Kibarca, nazikçe ve net bir dille ifade edilebilir. “Bunu
yapamam”, “Şu an müsait değilim”, “Bu benim için uygun değil” demek, kimseyi kötü biri
yapmaz. Aksine, insanın kendine saygısını artırır.
Unutmayalım: Başkalarına sürekli evet derken, aslında çoğu zaman kendimize hayır demiş
oluruz. Sağlıklı sınırlar ise hem kendimizi korumanın hem de ilişkilerimizi daha güvenli hale
getirmenin en önemli yollarından biridir.
Bugün kendinize küçük bir soru sorun:
“Gerçekten istediğim için mi evet diyorum, yoksa mecbur hissettiğim için mi?”
Cevap, belki de ihtiyacınız olan ilk sınırın başlangıcıdır.
Psikolog Beyza Çoban




