Doktorsitesi.com

Şimdi Değilse Ne Zaman?

Klinik Psikolog Aylin Aydemir
Klinik Psikolog Aylin Aydemir
6 Nisan 2020127 görüntülenme
Randevu Al
Şimdi Değilse Ne  Zaman?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Değişen Yaşam Koşullarında Zaman Algısı ve Psikolojik Etkileri

Son dönemde tüm insanlık olarak yaşam şeklimizde köklü değişimlerin yaşandığı bir süreçten geçiyoruz. Günlük rutinlerimizin farklılaşmasıyla birlikte, en belirgin değişimlerden biri de zaman kavramı üzerinde gerçekleşti. Birçok kişi için bu durum, zaman algısının bozulması ve yönetilememesi anlamına gelmektedir.

Zamanı algılama ve organize etme kapasitemiz, beynin sub-korteks olarak adlandırılan ve bilinçli farkındalığın dışında çalışan bölümünde şekillenir. Günlük rutinlerdeki zaman algısı, sadece davranışlarımızı yönetmekle kalmaz, aynı zamanda hayatta kalmamızı sağlayan temel bir rehber görevi görür. Beynimizde işleyen bu içsel saat, kişiden kişiye ve durumdan duruma farklılık gösterebilen otomatik bir sistemdir.

Zaman Algısını Etkileyen Dinamikler

İçsel saatimizdeki değişkenlik; dikkat süreçleri, saatin hızı ve bellek birimi gibi çeşitli dinamiklerle açıklanır. Özellikle stresli dönemlerde "gecem gündüzüm birbirine karıştı" söyleminin artması, bu sistemin etkilenmesinden kaynaklanır. Zamansal algımızdaki farklılıklar genellikle şu durumlarda belirginleşir:

  • Yoğun stres altında olma hali
  • Depresif duygu durumları
  • Kaygı ve panik bozuklukları
  • Dış dünyada algılanan olağanüstü durumlar

Rutinlerin Korunması ve Beynin Normalleşme Süreci

Beynimiz dış dünyada sıra dışı bir durum algıladığında, zamanı işleme biçimi de değişir. Bu algıyı normalleştirmek için günlük hayatımızı olabildiğince eski rutinlerimize uygun şekilde yeniden dizayn etmemiz gerekir. Evde geçirilen sürede yapılandırılan yeni rutinler, beyin sağlığının korunması açısından kritik bir öneme sahiptir.

İçinde bulunduğumuz tehdit edici durumlara her birey farklı tepkiler verir. Geçmiş travmalar ve tecrübeler, bu tepkilerin şiddetini belirler. Bu süreçte en yaygın görülen duygusal ve fiziksel tepkiler şunlardır:

Duygusal TepkilerFiziksel Sonuçlar
İnkar ve KaçınmaUykusuzluk
Aşırı Kaygıİştah Değişimleri (Artış/Azalış)
Aşırı Uyarılmışlık HaliHalsizlik ve Yorgunluk

Bu dönemde kaygılı hissetmek oldukça doğaldır; ancak önemli olan, bu tepkilerin gerçek durumla orantılı olmasıdır. Bu denge, sürecin sağlıklı atlatılmasını sağlar.

Bilinçli Farkındalık (Mindfulness) ve İçsel Gözlem

Hayatın yavaşlamasıyla birlikte, dış dünyadaki koşturmacanın yerini evde geçirilen uzun saatler aldı. Bu durum, bireyin kendi içine dönmesi ve kendi kendinin gözlemcisi olması için eşsiz bir fırsat sunar. Duygu ve düşünceleri araştırmak, kişisel bir keşif yolculuğuna dönüşebilir.

Bilinçli farkındalık (Mindfulness), sadece yalnızken değil, hayatın her anında uygulanabilen bir düşünce yapısıdır. Bu yaklaşımı benimsemek, çevrenizde olup bitenleri daha iyi kavramanıza ve olaylara karşı daha anlayışlı olmanıza yardımcı olur. Yaşamın sadece hedeflerden ibaret olmadığını, asıl değerin bu hedeflere giderken edinilen tecrübeler olduğunu anlamamızı sağlar.

Mindfulness Uygulamasının Kazanımları

Bilinçli farkındalık disiplinine geçmek için sosyal izolasyon bir avantaj olarak kullanılabilir. Bu farkındalık sayesinde elde edilecek kazanımlar şunlardır:

  • Stres yönetimi kolaylaşır ve günlük hayat daha huzurlu sürdürülür.
  • Kan basıncı düzenlenir ve hafıza kuvvetlenir.
  • Depresyon riski minimize edilir.
  • Hayata karşı yeni ve sağlıklı bir perspektif geliştirilir.
  • Bedensel sağlık desteklenir ve yaşam daha derin hissedilir.

Sonuç: Akışla Uyum Sağlamak

Kendimizi dinlemenin ihmal edildiği bir çağdan, kendimizle baş başa kalmaya zorlandığımız bir döneme geçiş yaptık. Mevcut koşullara direnmek yerine, suyun akışına göre hareket etmek stresimizi azaltacaktır. Bu süreci bir gelişim fırsatı olarak görmek, dönem bittiğinde daha fazla kazanımla çıkmamıza olanak tanır.

Uzm. Klinik Psikolog
Aylin AYDEMİR

Etiketler

Psikolojik destekKaygı bozukluğuDepresyonun iyleşme süreciPsikologPsikolojik iktidarsızlıkEmdrPsikolojik yardımÖzgül fobi nedirTravmatik anılarEmdr terapisiEmdr tedavisiPanikatakÖzgüven sorunuPerformans kaygısıEmdr etkileriEn iyi psikologÖzgül fobi tanı ve tedavisi

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Uzman klinik psikolog Aylin AYDEMİR
2005 yılında temel lisans eğitimini psikolojide tamamlamasının ardından Gelişim ve klinik psikolojide uzmanlığını almıştır. 2007-2010 yılları arasında çocuk ve ergenler ile çalışmış ve bu dönemde aleksitimi ve obezite üzerinde araştırma yaparak tezini tamamlamıştır. 
Amerika’da Akıl Sağlığı Danışmanlığı (Mental Health Counseling) ve (Brain Spoting) Zihin Odaklama Eğitimleri ile EMDR (eye movement desensitization and reprocessing), Göz Haraketleri ile Sistematik Duyarsızlaştırma ve Yeniden işlemleme, EMDR ile fibromiyoloji ,ağrı, fobi, korku, anksiyete tedavisi, travma çözümleme eğitimi, Bilişsel Davranışçı terapi (Cognitive Behaviroal Therapy), Stratejik Aile Terapisi, Aile danışmanlığı, Boşanma ve çift danışmanlığı gibi alt uzmanlık alanları da yer almaktadır.
Bunun yanı sıra dünyada alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Uzm. Klinik Psikolog AYDEMİR, Prof Dr Tina Virginia’dan sanal gerçeklik (virtual Reality) terapisi eğitimi alarak ve fobi, anksiyete, depresyon, panik atak alanındaki çalışmalarına yeni bakış açısı getirerek psikoterapi ile teknolojinin mükemmel uyumunu klinik çalışmalarına yansıtmaktadır.
Meslek hayatı boyunca pek çok proje , eğitim ve araştırmaya imza atmış olan Aydemir halen alanda çalışan uzmanlara yönelik çeşitli eğitim ve supervizyon desteği vermekte ve yanısıra bilgi birikimi ve tecrübelerini aktaran kitabı da yazım aşamasındadır. 
Halen Amerika’da ve Türkiye’ de supervizyon eğitimlerine devam etmekte olan Aydemir 2005 yılından beri yüzlerce danışan ile çalışmış ve halen ARM psikiyatri Psikoterapi Merkezinde hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.