Doktorsitesi.com

İişkilerde mutluluk formülleri-1

Klinik Psikolog Aylin Aydemir
Klinik Psikolog Aylin Aydemir
25 Ocak 2013698 görüntülenme
Randevu Al
  • Kişisel gelişim ve farkındalık, bireyin sahip olduğu rolleri bir kenara bırakarak kendi karanlık yönleriyle yüzleşmesini ve hayatın sorumluluğunu almasını gerektirir.
  • Egonun yarattığı mağduriyet psikolojisinden kurtulmak ve olayları olduğu gibi kabullenmek, hem içsel huzuru sağlar hem de ilişkilerde dönüştürücü bir rol oynar.
  • Mutluluk, dış dünyayı değiştirme çabasını bırakıp öz benlikle bağ kurarak hayatın sunduğu her şeye objektif bir kabulle 'evet' diyebilmekte gizlidir.
İişkilerde mutluluk formülleri-1
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikolojik Esneklik ve Öz Benlik Yolculuğu

Bir psikolog olarak uzun yıllar boyunca esnek bir zihin yapısına ve objektif bir bakış açısına sahip olduğuma inandım. Ancak zamanla anladım ki, kişisel gelişim yolundaki en büyük engel, insanın kendisine duyduğu bu sonsuz ve sorgulanamaz inançtır. Eğitimler, kitaplar ve seminerler bazen kişinin kendi gerçeğini görmesini zorlaştıran birer perdeye dönüşebilir. Farkındalık, tüm rolleri (psikolog, eş, arkadaş) bir kenara bırakıp, sadece kendin olarak içe dönmeyi gerektirir.

Tasavvuf ve Teslimiyetin Dönüşümdeki Rolü

Kişisel dönüşüm süreci, bazen tesadüfen ele alınan bir kitapla başlar. Tasavvuf felsefesi ve Mevlana'nın öğretileri; kabullenme, farkındalık ve aydınlanma kavramlarının bilinenin ötesinde, çok daha derin anlamları olduğunu gösterir. Bilimsel ilkelere sıkı sıkıya bağlı bir zihin için, olaylara yargılamadan ve eleştirmeden teslim olmak gerçek bir devrimdir.

Kabullenmek ve Karanlık Yanımızla Yüzleşmek

Kabullenmek, aslında bir anlamda yüzleşme demektir. Her insanın aydınlık yönleri olduğu kadar, gölgede kalan karanlık bir yanı da mevcuttur. Bu karanlıkla bir kez yüzleştiğinizde geri dönüş yoktur; gözleriniz zamanla karanlığa uyum sağlar ve asıl önemli olan olan karanlıktaki aydınlığı görebilmektir.

Ego ve Mağduriyet Psikolojisinden Kurtulmak

Birçok insan hayatındaki olumsuzluklar için sürekli başkalarını suçlar ve haksızlığa uğradığını düşünerek mağduriyet psikolojisinden beslenir. Bu durum, kişinin kendi hayatının sorumluluğunu almasını engeller. Ruhun karanlık yüzü olan ego, şu özelliklerle kendini gösterir:

  • Sürekli haklı çıkma çabası
  • Özür dilemeyi reddetme
  • Hataları kabul etmeme
  • Yaşananları kibirle savunma

Hayatın kendi içinde bir dengesi vardır; haksızlığa uğradığımız kadar haksızlık da yaparız. Bu dengeyi bozan, olaylar karşısındaki tutum ve davranışlarımızdır.

İlişkilerde Değişim: Kabul Etmenin Dönüştürücü Etkisi

İlişkilerde yaşanan sorunların temelinde genellikle karşı tarafı değiştirme arzusu yatar. Örneğin, eşinin ilgisizliğinden yakınan bir birey için asıl çözüm, eşini olduğu gibi kabul edip kendi hayatı üzerindeki gücünü fark etmesidir. Değişim değişim yaratır. Suçluluk duygusu ve sürekli eleştirinin kalktığı bir ortamda, karşı tarafın da olumlu yönde dönüştüğü gözlemlenir.

KavramYanlış AnlaşılanGerçek Anlamı
KabullenmeBoyun eğmek / GurursuzlukKoşulsuz sevgi ve anlayış
FarkındalıkSadece düşünmekÖz benlikle bağlantı kurmak
SorumlulukSuçluluk duymakKendi gücünün farkına varmak

İçsel Huzura Giden Yol: Öz Benliği İzlemek

Kabul vermek, sanılanın aksine yüksek bir bilinç ve farkındalık gerektirir. Günümüz insanı, zihnindeki bitmek bilmeyen düşüncelerin sesini kısmak için televizyon veya dizilere sığınmaktadır. Oysa kendi hayatını bir film izler gibi dışarıdan, başrol oyuncusuyla (egoyla) özdeşleşmeden izlemek, inanılmaz bir huzur verir.

Öz benliğimiz, tüm yaşanılanları objektif bir şekilde izleyen saf enerjidir. Bu bağ kurulduğunda, kişi kendisine daha fazla kabul vermeye başlar. Sonuç olarak kabullenmek; olayların nasıl olması gerektiğiyle değil, nasıl olduğuyla ilgilenmektir. Boyumuza, kilomuzun, ailemize ve hayatın bize sunduğu her şeye "evet" diyebildiğimizde, aradığımız mutluluğun dışarıda değil, kendi içimizde olduğunu anlarız.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Klinik Psikolog Aylin Aydemir

Uzman klinik psikolog Aylin AYDEMİR
2005 yılında temel lisans eğitimini psikolojide tamamlamasının ardından Gelişim ve klinik psikolojide uzmanlığını almıştır. 2007-2010 yılları arasında çocuk ve ergenler ile çalışmış ve bu dönemde aleksitimi ve obezite üzerinde araştırma yaparak tezini tamamlamıştır. 
Amerika’da Akıl Sağlığı Danışmanlığı (Mental Health Counseling) ve (Brain Spoting) Zihin Odaklama Eğitimleri ile EMDR (eye movement desensitization and reprocessing), Göz Haraketleri ile Sistematik Duyarsızlaştırma ve Yeniden işlemleme, EMDR ile fibromiyoloji ,ağrı, fobi, korku, anksiyete tedavisi, travma çözümleme eğitimi, Bilişsel Davranışçı terapi (Cognitive Behaviroal Therapy), Stratejik Aile Terapisi, Aile danışmanlığı, Boşanma ve çift danışmanlığı gibi alt uzmanlık alanları da yer almaktadır.
Bunun yanı sıra dünyada alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Uzm. Klinik Psikolog AYDEMİR, Prof Dr Tina Virginia’dan sanal gerçeklik (virtual Reality) terapisi eğitimi alarak ve fobi, anksiyete, depresyon, panik atak alanındaki çalışmalarına yeni bakış açısı getirerek psikoterapi ile teknolojinin mükemmel uyumunu klinik çalışmalarına yansıtmaktadır.
Meslek hayatı boyunca pek çok proje , eğitim ve araştırmaya imza atmış olan Aydemir halen alanda çalışan uzmanlara yönelik çeşitli eğitim ve supervizyon desteği vermekte ve yanısıra bilgi birikimi ve tecrübelerini aktaran kitabı da yazım aşamasındadır. 
Halen Amerika’da ve Türkiye’ de supervizyon eğitimlerine devam etmekte olan Aydemir 2005 yılından beri yüzlerce danışan ile çalışmış ve halen ARM psikiyatri Psikoterapi Merkezinde hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.