Serviks displazileri
- ASCUS, LSIL ve HSIL gibi rahim ağzı hücresel değişiklikleri, PAP testi, kolposkopi ve HPV tiplemesi yöntemleriyle takip edilerek ciddiyetine göre sınıflandırılır.
- Hafif lezyonlar kendiliğinden iyileşebilirken, orta ve şiddetli displazi durumlarında LEEP gibi cerrahi müdahaleler hem tanı hem de tedavi amacıyla uygulanır.
- Rahim ağzı kanserine yol açabilen yüksek riskli HPV tiplerinden korunmak için uzman kontrolünde HPV aşısı yaptırılması kritik bir öneme sahiptir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Rahim Ağzı Hücresel Değişiklikleri ve ASCUS Nedir?
Rahim ağzında gözlenen hücresel değişiklikler, kadın sağlığı takiplerinde kritik bir öneme sahiptir. ASCUS (Atypical cells of unknown significance), rahim ağzında bazı hücresel değişimlerin saptandığı ancak bu değişimlerin klinik öneminin tam olarak belirlenemediği durumları ifade eder. Bu bulguyla karşılaşıldığında izlenecek yol haritası üzerinde tam bir görüş birliği olmamakla birlikte, belirli tıbbi protokoller uygulanmaktadır.
ASCUS varlığında hekimler genellikle üç farklı yaklaşımdan birini tercih ederler. İlk seçenek, PAP testinin 3-4 ay sonra tekrarlanmasıdır. Diğer seçenekler ise kolposkopi adı verilen cihazla rahim ağzının büyütülerek incelenmesi veya HPV tiplemesi yapılmasıdır. Özellikle yüksek riskli HPV tiplerinin (16, 18, 31, 33, 51) tespiti durumunda kolposkopi uygulaması zorunlu hale gelir.
Rahim Ağzı Lezyonlarının Sınıflandırılması: LSIL ve HSIL
Rahim ağzındaki hücresel bozulmalar, ciddiyet derecelerine göre iki ana grupta incelenir. Bu sınıflandırma, tedavi planının oluşturulmasında belirleyici rol oynar.
1. LSIL (Düşük Gradeli İntraepitelyal Lezyon)
LSIL, PAP testinde hafif displazi (hücresel bozulma) belirtilerinin görüldüğü durumdur. Bu durumda izlenen süreç şu şekildedir:
- PAP testi 3-4 ay sonra tekrarlanır.
- Hücrelerdeki değişim devam ediyorsa kolposkopi yapılır.
- Kolposkopi sonucunda CIN-1 (hafif displazi) saptanırsa periyodik PAP testleri ile takip yeterlidir.
- Ancak sonuç CIN-2 veya CIN-3 (orta/şiddetli displazi) çıkarsa; dondurma, yakma, lazer veya LEEP tedavisi uygulanır.
2. HSIL (Yüksek Gradeli İntraepitelyal Lezyon)
Genellikle yüksek riskli HPV tipleri nedeniyle oluşan HSIL, orta veya şiddetli displaziyi işaret eder. Bu tabloda, kolposkopi eşliğinde alınan biyopsi sonucuna göre vakit kaybetmeden uygun cerrahi veya ablatif tedavilere geçilmesi gerekmektedir.
3. Atipik Glandüler Hücreler
Bu durumda atipik hücreler, transformasyon zonunun arkasında yer alan salgı hücrelerinden kaynaklanır. Teşhis aşamasında kolposkopi ile birlikte mutlaka rahim ağzı kanalının (endoservikal kanal) örneklenmesi gerekir. Tedavi protokolü, patoloji sonucuna göre kişiselleştirilir.
Rahim Ağzı Displazilerinde Tedavi ve İzlem Süreci
Rahim ağzı lezyonlarının, özellikle hafif olanlarının (LSIL) %50'si hiçbir müdahale gerektirmeden kendiliğinden iyileşebilir. Özellikle tek eşli, sigara içmeyen ve cinsel yolla bulaşan hastalık öyküsü bulunmayan düşük riskli kadınlarda iyileşme oranı oldukça yüksektir.
| Lezyon Tipi | Uygulanan Temel Yaklaşım |
|---|---|
| ASCUS (Yüksek Riskli HPV) | Kolposkopi ve gerekirse LEEP |
| LSIL (Sebat Eden) | Kolposkopi ve sonuca göre izlem veya LEEP |
| HSIL | Kolposkopi takiben doğrudan LEEP |
LEEP işlemi sonrasında LSIL hastalarında nüks riski %2-3 iken, HSIL hastalarında bu oran %5-10 seviyesindedir. Patolojik incelemede cerrahi sınırlarda lezyon saptanması, hastalığın devam etme riskini artırır. Tedavi sonrası takipler PAP testi ile yapılır. HSIL tedavisinden sonra 3 ay arayla yapılan 3 test normal çıkarsa yıllık takvime geçilir; LSIL'de ise 3 ve 6. ay kontrollerinin normal olması yeterlidir.
Kolposkopi ve LEEP İşlemleri Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Kolposkopi, rahim ağzının mikroskop benzeri bir aletle detaylı incelenmesidir. İşlem ağrısızdır ve hasta uyutulmadan yapılır. İnceleme sırasında özel boyalar kullanılarak şüpheli alanlar belirlenir ve gerekirse biyopsi ile ECC (rahim ağzı kanal örneklemesi) yapılır. Eğer rahim ağzı kanalı içeri çekilmişse ve transformasyon zonu görülemiyorsa kolposkopi yetersiz kabul edilir ve LEEP işlemine başvurulur.
LEEP işlemi, günümüzde rahim ağzı displazilerinin hem tanısında hem de tedavisinde en sık kullanılan yöntemdir. Lokal veya genel anestezi altında, rahim ağzından koni şeklinde bir parça alınmasıyla gerçekleştirilir. İşlem sonrası dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
- Yaklaşık 3 hafta süren sarı-kanlı akıntı normaldir.
- Bu süreçte cinsel ilişkiye girilmemelidir.
- Deniz, havuz ve küvet kullanımı yerine ayakta duş tercih edilmelidir.
- Nadiren de olsa aşırı kanama durumunda tıbbi müdahale gerekebilir.
Korunma Yöntemi: HPV Aşısı
Rahim ağzındaki hücresel bozulmaların temel sorumlusu olan HPV virüsüne karşı geliştirilen aşılar, yüksek riskli 4 tip virüse karşı koruma sağlar. Aşının, virüsle hiç karşılaşmamış cinsel aktif kadınlarda ve henüz ilişkiye girmemiş genç kızlarda uygulanması önerilmektedir. Kişisel uygunluk durumu için mutlaka uzman bir doktora danışılmalıdır.


