SEANS ODASINDA KAÇ KİŞİ VAR?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Seans Odasındaki Görünmez Misafirler: Danışan ve Danışmanın Ötesi
Bir psikoterapi seansına ilk bakışta odada sadece iki kişi bulunur: danışan ve danışman. Ancak süreç derinleştikçe odaya aslında pek çok kişi ve figürün katıldığı fark edilir. Anne, baba, çocukluk parçalarımız ve geçmişte içselleştirdiğimiz onlarca farklı ilişki kurma biçimi bu sürecin bir parçası haline gelir.
Psikolojik danışman da seansa kendi geçmişinden parçalar getirir. Ancak profesyonel bir sürecin en temel farkı, danışmanın bu parçaların farkında olması ve bu unsurları terapi sürecine bulaştırmamasıdır. Bu farkındalık, seansın sağlıklı bir zeminde ilerlemesini sağlayan en kritik unsurlardan biridir.
Geçmişin İzleri: Nöronal Yollar ve İlişki Kalıpları
İnsan beyni, karşılaştığı olayları geçmişte öğrendiği kalıplar aracılığıyla anlamlandırır. Özellikle çocukluk döneminde tekrar tekrar maruz kaldığımız ilişki biçimleri, beynimizdeki nöronal yolları oluşturur ve bu yolları zamanla güçlendirir. Bu durum, yetişkinlikteki ilişki dinamiklerimizin temelini oluşturur.
Örneğin, çatışmalı bir anne-baba ilişkisi içinde büyüyen bir çocuk, hem aşağılanan hem de aşağılayan rolleri içselleştirir. Bu roller iç dünyamızda madalyonun iki yüzü gibi işler. Eğer bir tarafı deneyimliyor ve hayatımıza alıyorsak, diğer tarafın da iç dünyamızda kesinlikle var olduğunu söylemek mümkündür.
Seans Odasında Rollerin Yansıması
İçselleştirilen bu parçalar, tüm ilişkilerimizde olduğu gibi seans odasında da ya karşı tarafa yansıtılır ya da kişinin kendi içinde deneyimlenir. Bu durumu bir örnekle açıklamak gerekirse:
- Uyumlanıcı Davranış: Danışan, "Tercihimi söylersem aşağılanırım" şeklinde bir örüntüye sahipse, aşağılanmamak için kendi isteklerini dile getiremez ve aşırı uyumlu bir tutum sergiler.
- Savunmacı Tepki: Danışan, kendi aşağılanmışlık duygusundan kurtulmak adına terapisti aşağılayarak bu duyguyu karşı tarafa yansıtır. Çünkü aşağılayan rolüne bürünmezse, kendisini aşağılanmış hissedecektir.
Değişim İçin İlk Adım: İçsel Parçaları Fark Etmek
Bebeklikten itibaren maruz kaldığımız ilişki sistemlerinden aldığımız bu parçalar, zamanla bize aitmiş gibi algılanmaya başlar. Seans odası, hem danışanın hem de danışmanın bu içselleştirilmiş parçalarla ilişki kurduğu bir alandır. Değişimin gerçekleşmesi için şu aşamalar kritik öneme sahiptir:
- Bu parçaları fark etmek ve gözlemlemek.
- Hangi parçanın ne zaman aktif olduğunu anlamak.
- Size ait olan ve olmayan duyguları ayrıştırmak.
- Kendi özünüzü keşfetmek.
| Terapi Sürecinin Kazanımları | Açıklama |
|---|---|
| Farkındalık | İçselleştirilmiş rollerin ne zaman tetiklendiğini görme. |
| Ayrıştırma | Geçmişten gelen kalıplar ile öz benlik arasındaki farkı anlama. |
| Bütünleşme | Kaotik iç dünyadan tek sesli ve bütünsel bir yapıya geçiş. |
Seans odası, tüm bu parçalarla temas edebileceğiniz ve onların iç dünyanızda nasıl yer ettiğini çözümleyebileceğiniz güvenli bir limandır. Bu parçalara temas ettikçe, iç dünyanızı çok sesli ve kaotik bir yapıdan kurtarıp, tek sesli ve bir bütün halinde deneyimlemeye başlarsınız.
Psk. Dan. Ayşenur AK
27 Mayıs 2025





