Doktorsitesi.com

Bir İlişkide Kalmak Konusunda Karar Vermek İçin Nelere Bakmalıyız?

Psk. Dan. Sude Nur Arıkan
Psk. Dan. Sude Nur Arıkan
9 Mart 20268 görüntülenme
Randevu Al
İlişkide kalma kararı verilirken duygusal güvenlik, saygı, iletişim ve ihtiyaçların karşılanması değerlendirilmelidir. Karar, alışkanlık ya da yalnız kalma korkusundan ziyade bireyin iyilik hali dikkate alınarak verilmelidir.
Bir İlişkide Kalmak Konusunda Karar Vermek İçin Nelere Bakmalıyız?

Bir İlişkide Kalmak Konusunda Karar Vermek İçin Nelere Bakmalıyız?

İlişkiler insan yaşamının en önemli bağlarından biridir. Ancak her ilişki zaman zaman zorlayıcı dönemlerden geçebilir. Bu zorlanmalar karşısında bireylerin kendilerine sorduğu en temel sorulardan biri şudur: “Bu ilişkide kalmalı mıyım, yoksa ayrılmak mı benim için daha sağlıklı?” Bu sorunun tek ve kesin bir cevabı yoktur. Her ilişkinin dinamiği, tarafların ihtiyaçları ve yaşanan deneyimler farklıdır. Ancak ilişkide kalma kararını değerlendirirken göz önünde bulundurulabilecek bazı temel noktalar bulunmaktadır.

Öncelikle ilişkide duygusal güvenlik ve saygı olup olmadığına bakmak gerekir. Sağlıklı bir ilişkide bireyler kendilerini ifade ederken korku, küçümsenme ya da değersizlik hissetmezler. Partnerlerin birbirlerinin düşüncelerine ve duygularına alan tanıması, karşılıklı saygının varlığını gösterir. Eğer ilişkide sürekli eleştirilme, aşağılanma ya da değersiz hissettirilme söz konusuysa bu durum ilişkiyi uzun vadede yıpratabilir. Bununla birlikte iletişim kalitesi de ilişkinin sürdürülebilirliği açısından oldukça belirleyicidir. İlişkilerde sorun yaşanması doğaldır; önemli olan bu sorunların nasıl ele alındığıdır. Tarafların konuşabilmesi, birbirini dinleyebilmesi ve birlikte çözüm arayabilmesi ilişkinin sağlıklı ilerlemesine katkı sağlar. Sürekli kaçınılan, bastırılan ya da öfke ile çözülen çatışmalar ise zamanla ilişkide duygusal mesafenin artmasına neden olabilir.

İlişkide kalmayı değerlendirirken duygusal ihtiyaçların karşılanma düzeyi de önemlidir. Her birey bir ilişkide anlaşılmak, görülmek ve değer verilmek ister. Bu ihtiyaçların sürekli olarak karşılanmadığı bir ilişkide kişi zamanla yalnızlık hissi yaşayabilir. Elbette hiçbir partner tüm ihtiyaçları eksiksiz karşılayamaz; ancak temel duygusal ihtiyaçların büyük ölçüde karşılanması ilişkinin doyumunu artırır. Bunun yanında ortak değerler ve yaşam hedefleri de ilişkilerin uzun vadede devamlılığı açısından önemli bir rol oynar. Geleceğe dair beklentiler, yaşam tarzı, aileye bakış veya kariyer planları gibi konularda ciddi uyumsuzlukların bulunması zamanla çatışmaları artırabilir. Tarafların her konuda aynı düşünmesi gerekmez; ancak temel konularda ortak bir yön bulunması ilişkiyi daha sağlam bir zemine oturtabilir.

Bir ilişkinin bireyin kişisel gelişimine nasıl etki ettiği de değerlendirilmesi gereken bir diğer noktadır. Sağlıklı ilişkiler bireylerin kendilerini geliştirebildiği, destek gördüğü ve daha iyi bir versiyonuna ulaşabildiği alanlar olabilir. Eğer bir ilişki kişinin kendine olan saygısını azaltıyor, özgürlüğünü kısıtlıyor ya da sürekli olarak kendini yetersiz hissetmesine neden oluyorsa bu durum üzerinde düşünmek gerekir. Bunun yanı sıra ilişkinin genel duygusal dengesi de önemlidir. Her ilişkide zaman zaman mutsuzluk veya anlaşmazlık yaşanabilir; ancak ilişkinin genelinde huzur, güven ve yakınlık hissinin baskın olması beklenir. Eğer mutsuzluk, kaygı ve gerilim sürekli hale gelmişse bu durum ilişkinin sağlığı hakkında önemli bir sinyal olabilir.

Son olarak ilişkide kalma kararının yalnızca alışkanlık, yalnız kalma korkusu ya da geçmişte verilen emekler nedeniyle verilmemesi önemlidir. Birlikte geçirilen zamanın uzun olması ya da birçok anı biriktirilmiş olması ilişkiyi sürdürmek için tek başına yeterli bir neden olmayabilir. Bu noktada bireyin kendisine “Bu ilişki bugün hayatıma gerçekten iyi geliyor mu?” sorusunu sorması anlamlı olabilir. Sonuç olarak bir ilişkide kalıp kalmama kararı oldukça kişisel ve çok boyutlu bir değerlendirme gerektirir. Duygusal güvenlik, saygı, iletişim, ihtiyaçların karşılanması, ortak değerler ve ilişkinin bireysel iyilik haline katkısı bu değerlendirmede önemli rol oynayan unsurlar arasındadır. Bazen ilişkiler emek verilerek güçlenebilir, bazen ise ayrılık her iki taraf için de daha sağlıklı bir yol olabilir. Önemli olan, kararın kişinin kendi değerlerini, ihtiyaçlarını ve iyilik halini göz önünde bulundurarak verilmesidir.

Etiketler

Çift ilişkisinde doyum ve istikrarEvlilikte uyum sorunuÇift terapisiRomantik ilişkilerde bağlanmaAile ve iletişim

Yazar Hakkında

Psk. Dan. Sude Nur Arıkan

Psk. Dan. Sude Nur Arıkan

Psikolojik danışman Sude Nur Arıkan, lisans eğitimini Ufuk Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde tamamlamıştır. Lisans sürecinde Paradoks Psikoloji, Sakura Psikoloji, Yavuz Psikolojik Danışmanlık Merkezi, Rehber Klinik gibi çeşitli kurumlarda staj yapmıştır.
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesinde Aile ve Evlilik Danışmanlığı programında yüksek lisans yapmaktadır.

Lisans sürecinde ve mezun olduktan sonra danışanlara daha iyi hizmet verebilmek adına Bilişsel Davranışçı Terapi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, Kayıp ve Yas Danışmanlığı, İlişki ve Çift Terapisi, Çocuk Merkezli Oyun Terapisi uygulayıcı eğitimleri ile MEB onaylı Aile Danışmanlığı eğitimlerini başarıyla tamamlamıştır.

Nomi Psikolojik Danışmanlık Merkezinde ergen ve yetişkinlere; Bilişsel Davranışçı Terapi, Şema Terapi, Kısa Süreli Çözüm Odaklı Terapi, Kayıp ve Yas Danışmanlığı vb. terapi ekolleri kapsamında, bütüncül bir perspektifle terapi ve danışmanlık hizmeti vermektedir. Bununla birlikte çocuklara çocuk merkezli ve deneyimsel oyun terapisi hizmeti sunmaktadır.
Çocuk-Ergen-Yetişkin Bireysel Psikoterapi, Oyun Terapisi, Çift ve Evlilik Terapisi, Çocuk-Yetişkin Testleri alanlarında hizmet vermektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.