Doktorsitesi.com

Psikoloji Bozulur mu?

Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey
Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey
18 Temmuz 2018335 görüntülenme
Randevu Al
Psikoloji Bozulur mu?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikoloji Gerçekten Bozulur mu? Moral Bozukluğu ile Arasındaki Farklar

Günümüzde birçok kişi yaşadığı mutsuzlukları ve hayatındaki olumsuzlukları “psikolojim bozuldu” şeklinde ifade etmektedir. Ancak çoğu durumda yaşanan bu his, aslında bir psikolojik bozukluktan ziyade geçici bir moral bozukluğudur. Bu iki kavram arasındaki farkı anlamak, ruh sağlığını korumanın ve doğru çözüm yolları geliştirmenin ilk adımıdır.

Moral Bozukluğu ve Psikolojik Sağlık Arasındaki İnce Çizgi

Hayatın akışında karşılaşılan başarısızlıklar veya üzücü haberler karşısında moralin bozulması son derece doğal bir tepkidir. Örneğin, çok çalışılan bir sınavdan düşük not almak veya bir yakınının hastalığını öğrenmek herkesin moralini bozar. Bu tür durumlarda dahi sevme ve sevilme kapasitesini korumak, gözlerdeki umut ışığını kaybetmemek, durumun geçici bir moral bozukluğu olduğunu gösterir.

Asıl sorun, canımızı sıkan olayların kendisinden ziyade, bu olaylara karşı geliştirdiğimiz yanlış bakış açıları ve duygularımızı bastırma süreçleridir. Yaşanan üzücü bir olayın ardından bir süre üzülmek doğal bir ihtiyaçtır. Önemli olan, bu üzüntüyü yaşadıktan sonra geçmişe takılıp kalmak yerine, geleceğe odaklanarak yeni bir yol haritası çizebilmektir.

Psikolojiyi Bozan Süreçler: İnkar ve Yanlış Tutumlar

Psikolojik dengenin bozulması, genellikle yaşanan olumsuz olayın bugünün ve geleceğin değişmez bir parçası haline getirilmesiyle başlar. Sürekli olarak geçmişteki başarısızlıkları düşünmek, kendine acımak ve gelecekten ümidi kesmek bu süreci tetikler. Öte yandan, yaşanan acıyı hiç yokmuş gibi saymak, yani inkar savunma mekanizmasını kullanmak da psikolojik sağlığı ciddi şekilde tehdit eder.

Psikolojik dengeyi bozan temel unsurlar şunlardır:

  • Yaşanan acıyı ve üzüntüyü bastırmak veya inkar etmek.
  • Geçmişteki olumsuzlukları bugünün ve geleceğin tek gerçeği haline getirmek.
  • Sağlıklı bir yas süreci geçirmekten kaçınmak.
  • Sürekli bir suçluluk duygusu içinde hapsolmak.

Yas Tutmanın ve Üzüntüyü Yaşamanın Önemi

Sağlıklı kalabilmek için üzülmek ve hatta yas tutmak, kaçınılması gereken değil, tamamlanması gereken değerli süreçlerdir. Üzüntüsü doya doya yaşanmamış ve psikolojik olarak ihtiyaç duyulan yas süreci tamamlanmamış kişiler, bu acıları kişiliklerinin bir parçası haline getirirler. Bu durum, kişinin dışarıya neşe saçarken iç dünyasında derin bir hüznü ömür boyu taşımasına neden olabilir.

Psikanalist Nancy McWilliams'ın da belirttiği gibi: “En ağır bir olay bile, gerektiği gibi yas sürecinden geçirildiğinde travmatize olmadan atlatılabilir.” Bu nedenle, üzüntüyü inkar etmek yerine onu kabullenmek ve tecrübeye dönüştürmek, psikolojiyi korumanın anahtarıdır.

Meselenin Nörobilimsel Temeli: Beyin Kimyası ve Stres

Moral bozan olaylar, beynin nörokimyasını doğrudan etkiler. Üzüntülü durumlarda, yaşama enerjisi veren dopamin gibi hormonların salınımı düşer. Özellikle kronik stres durumlarında hipotalamus bölgesi kişiyi sürekli bir gerginlik haline sürükleyebilir. Halk arasında kullanılan “sinirlerim bozuldu” ifadesi, aslında beyin sinirlerinin kimyasındaki bu değişimi isabetli bir şekilde tarif eder.

KavramNörobilimsel Etkisi
DopaminAzaldığında yaşama enerjisi ve ilgi düşer.
HipotalamusKronik stres tepkilerini yönetir.
Spor/EgzersizBeyin kimyasını olumlu yönde değiştirerek mutluluk verir.

Psikolojik Dayanıklılığı Artırmak İçin Çözüm Yolları

Beynimizdeki kimyasalların kölesi değiliz; bilinçli düşüncelerimizle bu süreci yönetebiliriz. Kendinizi ruhsal bir bunalımdan çıkarmak için bilinçli farkındalık ve fiziksel aktivite oldukça etkilidir. Örneğin, moraliniz bozuk olduğunda kendinizi zorlayarak yapacağınız otuz dakikalık hızlı bir yürüyüş, beynin kimyasını değiştirerek daha rahat hissetmenizi sağlar.

Sonuç olarak, hayatın getirdiği zorluklar karşısında psikolojinizi bozmadan ayakta kalmak için şu iki adımı izlemelisiniz:

  1. Yeterince üzülmek: Acıyı ve yası inkar etmeden, bu duyguların yaşanmasına izin vermek.
  2. Büyüyerek çıkmak: Yaşanan acıyı bir tecrübeye dönüştürüp, geçmişe takılmadan önüne bakabilmek.

Unutmayın, belki de psikolojiniz değil, sadece moraliniz bozulmuştur. Metin olun, üzülmekten ve bu süreçle büyümekten korkmayın. Psikolojinize iyi bakın.

Psk. Esra Özbey

Etiketler

PsikoterapiDepresyon nedirTravmatik anılarMoralsizlikPsikoloji

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey

Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey

Uzman Psikolog Tuğçe Esra Özbey, Türkiye derecesiyle girdiği Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümü 100% İngilizce programından mezuniyet için yeterliğin üzerinde 5 ders alarak
2017 yılında onur öğrencisi derecesiyle mezun olmuştur. Ardından Bursa Uludağ Üniversitesi’nde Deneysel Psikoloji alanında tezli yüksek lisans eğitimi almış ve yeme bozuklukları konusundaki
yüksek lisans tez çalışmasını tamamlamıştır. Bunun ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde Aile Danışmanlığı (Family Counseling) branşındaki ikinci yüksek lisansından yüksek onur derecesiyle
mezun olmuş ve “Kadınlarda Çelişik Duygulu Cinsiyetçiliğin Aile Planlaması, Aile içi Şiddet, Karar Alma ve Mental İyi Oluş Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi” konsundaki tez çalışması ile eğitimini
tamamlamıştır. Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenci olduğu dönemde Aylin Vartanyan Dilaver’in yürütmekte olduğu Dışavurumcu Sanat ve Çatışma Dönüşümü dersi kapsamında dezavantajlı
çocuklarda dışavurumcu sanat etkinliklerinde aktif olarak görev almıştır. Oyun terapisi uygulayıcısı olarak iki farklı sertifikaya sahiptir. Bilginet Akademi platformu üzerinden Uzm. Kl. Psk. Fundem Ece’nin Oyun Terapisi eğitimine, 2022 yılında Üsküdar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından verilen Doç. Dr. Çisem Uzun’un Oyun ve Masal Terapisi Eğitimi’ne katılmış ve eğitimlerini başarıyla tamamlayarak oyun terapisi uygulayıcısı ünvanını almıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesi olarak TPD tarafından verilen Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) eğitimi sertifikasını almıştır. Yurtiçindeki eğitimlerinin yanı sıra, yurtdışından pek çok eğitime online katılım sağlamış ve sertifikalar almaya hak kazanmıştır. John Hopkins Üniversitesi’nden Psikolojik İlkyardım, Chicago Üniversitesi’nden Günlük Hayatın Nörobiyolojisi, Wesleyan Üniversitesi’nden Şizofreni, Emory Üniversitesi’nden Bağımlı Beyin, Yale Üniversitesi’nden Ebeveynlikle İlgili Davranış Bilimi konularındaki eğitimleri sertifika almış olduğu eğitimlerden diğer bazılarıdır. 2025 Aile Yılı kapsamında Türk Kızılayı ile birlikte başlatmış olduğu “Kadınları Güçlendirme ve Aile Bilinçlendirme Eğitimi” kapsamında Fidyekızık İlkokulu sınıf annelerine yönelik bir eğitim projesinde aile psikolojisi alanındaki uzmanlığı ile gönüllü olarak eğitim vermektedir. 2018 yılından beri meslekta aktif olarak danışanlarıyla çalışmaktadır. Bireysel psikoterapide psikanalitik terapi ve davranışçı terapi ekollerini takip etmektedir. Çift terapisi ve aile danışmanlığı süreçlerinde ise sistemik aile terapisi, yapısal aile terapisi ve bilişsel davranışçı aile terapisi gibi çeşitli ekolleri bir arada danışanlarının ihtiyacına göre takip etmekte ve eklektik bir yaklaşımla seanslarını yapılandırmaktadır. Çocuklar için oyun terapisiyle, ergen yaş grubunda ise bireysel terapiyle birlikte aile danışmanlığı sürecini birlikte yürütmektedir. Psikoloji branşında bilimsel bilgileri klinik gözlemleriyle, günlük yaşamdan örneklerle ele
aldığı Acı Çeken İnsan isimli kitabı 2022 yılında Frekans Yayınları’ndan çıkmıştır ve tüm kitapçılarda bulunmaktadır. Bilimsel Psikoloji Merkezi’nin kurucu psikoloğudur. Uzman Psikolog Tuğçe Esra Özbey, evli ve bir çocuk annesidir.

 <

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.