Doktorsitesi.com

Depresyonla İlgili 7 Doğru Bilinen Yanlış

Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey
Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey
18 Mart 202466 görüntülenme
Randevu Al
1) Depresyon klinik bir hastalık sayılmaz. Herkes depresyona girer. Depresyon bireylerin psikolojik iyi oluş hâllerini, günlük hayattaki işlevselliklerini (örneğin işyerinde çalışma, okul derslerini çalışma, aileleriyle ilgilenme gibi) becerilerini baltalayan ciddi bir klinik rahatsızlıktır. Depresyon, kişinin beyninde mutlulukla ilişkili hormonların sinir hücreleri arasında iletiminin aşırı düşmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Depresyonla İlgili 7 Doğru Bilinen Yanlış

Depresyonla İlgili 7 Doğru Bilinen Yanlış

1) Depresyon klinik bir hastalık sayılmaz. Herkes depresyona girer. Depresyon bireylerin psikolojik iyi oluş hâllerini, günlük hayattaki işlevselliklerini (örneğin işyerinde çalışma, okul derslerini çalışma, aileleriyle ilgilenme gibi) becerilerini baltalayan ciddi bir klinik rahatsızlıktır. Depresyon, kişinin beyninde mutlulukla ilişkili hormonların sinir hücreleri arasında iletiminin aşırı düşmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır.
2) Depresyondan çıkmak kişinin iradesindedir. Depresyon minör veya orta düzeydeyse kişiler olumluya odaklanmak, egzersizi artırmak, sosyal bağları güçlendirmek gibi kişisel çabalar sonucunda depresyonu yenebilmektedir. Ancak bazen kişisel çabalar tedavi için yeterli olmayabilir. Özellikle majör depresyon durumunda kişilerin kendilerinin üstesinden gelmeleri mümkün olmayan bir hastalık ortaya çıkmış demektir. Tedavi için acilen bir
psikoloji veya psikiyatri kliniğine başvurmak, gerekiyorsa EKT (elektrokonvülsif terapi) veya ilaç tedavisine başlanması gerekmektedir.
3) Depresyonda olmak üzgün hissetmektir.
Depresyon olumsuz duygularla sıklıkla karşılaştırılmaktadır. ‘’Depress’’ ifadesi İngilizce’de düşmeyi ve baskılamayı ifade eder. Depresyon, beyindeki mutlulukla ve duygu hissetmeyle ilgili hormonların genel bir baskılanmasıdır. Depresyon üzüntü hissetme değil, hayattan haz alamama olduğunda söz konusudur.
1) Depresyondaki kişi hayatına devam etmek zorundadır.
Depresyonun düzeyi majör ise, insanın günlük yaşamdaki işlevselliğini aşırı derecede düşürebilir. Bunun sonucunda hasta, hayata bir mola verme ihtiyacı duyabilir. Bir süre işten izin almak, okulu dondurmak veya hastane yatışı almak ağır klinik vakalarda gerekebilmektedir.
1) Depresyon için konuşma terapisi yerine ilaç tedavisi gerekir.
Depresyonu tedavi ederken öncelikle şiddetini tanımlamak gerekir. Hafif-orta düzeydeki depresyonlar psikoterapi (konuşma terapisi) ile tam olarak düzelebilmektedir. İleri (majör) düzeydeki depresyonlar ise dirençli durumlardır ve beyin hormonlarını uyaracak ilaç tedavisi şart olmaktadır. İlaç tedavisine ek olarak konuşma terapisi iyileşme sürecini hızlandıracaktır.
1) Depresyon yetişkinlere özgüdür. Çocuklar depresyona girmezler. Çocukluk çağı ve ergenlik çağı depresyonları sıklıkla rastlanan durumlardır.
1) Depresyon genetiktir.
Psikolojik rahatsızlıklara ilişkin ailesel yatkınlıklar ile çevresel stres kaynakları birleştiğinde psikolojik rahatsızlıklar ortaya çıkmaktadır. Bu durum, psikolojide ‘’Genler silahı doldurur, çevre tetiği çeker.’’ cümlesiyle ifade edilmektedir. Aşırı dirençli genetik yapıdaki kişiler çok ağır olaylar başlarından geçse de depresyona girmeyebilirler. Direnci görece zayıf kişiler, kolaylıkla stresli olaylara depresif duygu durumu geliştirecek tepkiler verebilmektedirler.

Etiketler

Depresyon nedirDepresyon tedavisiDepresyon belirtileri

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey

Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey

Uzman Psikolog Tuğçe Esra Özbey, Türkiye derecesiyle girdiği Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümü 100% İngilizce programından mezuniyet için yeterliğin üzerinde 5 ders alarak
2017 yılında onur öğrencisi derecesiyle mezun olmuştur. Ardından Bursa Uludağ Üniversitesi’nde Deneysel Psikoloji alanında tezli yüksek lisans eğitimi almış ve yeme bozuklukları konusundaki
yüksek lisans tez çalışmasını tamamlamıştır. Bunun ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde Aile Danışmanlığı (Family Counseling) branşındaki ikinci yüksek lisansından yüksek onur derecesiyle
mezun olmuş ve “Kadınlarda Çelişik Duygulu Cinsiyetçiliğin Aile Planlaması, Aile içi Şiddet, Karar Alma ve Mental İyi Oluş Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi” konsundaki tez çalışması ile eğitimini
tamamlamıştır. Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenci olduğu dönemde Aylin Vartanyan Dilaver’in yürütmekte olduğu Dışavurumcu Sanat ve Çatışma Dönüşümü dersi kapsamında dezavantajlı
çocuklarda dışavurumcu sanat etkinliklerinde aktif olarak görev almıştır. Oyun terapisi uygulayıcısı olarak iki farklı sertifikaya sahiptir. Bilginet Akademi platformu üzerinden Uzm. Kl. Psk. Fundem Ece’nin Oyun Terapisi eğitimine, 2022 yılında Üsküdar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından verilen Doç. Dr. Çisem Uzun’un Oyun ve Masal Terapisi Eğitimi’ne katılmış ve eğitimlerini başarıyla tamamlayarak oyun terapisi uygulayıcısı ünvanını almıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesi olarak TPD tarafından verilen Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) eğitimi sertifikasını almıştır. Yurtiçindeki eğitimlerinin yanı sıra, yurtdışından pek çok eğitime online katılım sağlamış ve sertifikalar almaya hak kazanmıştır. John Hopkins Üniversitesi’nden Psikolojik İlkyardım, Chicago Üniversitesi’nden Günlük Hayatın Nörobiyolojisi, Wesleyan Üniversitesi’nden Şizofreni, Emory Üniversitesi’nden Bağımlı Beyin, Yale Üniversitesi’nden Ebeveynlikle İlgili Davranış Bilimi konularındaki eğitimleri sertifika almış olduğu eğitimlerden diğer bazılarıdır. 2025 Aile Yılı kapsamında Türk Kızılayı ile birlikte başlatmış olduğu “Kadınları Güçlendirme ve Aile Bilinçlendirme Eğitimi” kapsamında Fidyekızık İlkokulu sınıf annelerine yönelik bir eğitim projesinde aile psikolojisi alanındaki uzmanlığı ile gönüllü olarak eğitim vermektedir. 2018 yılından beri meslekta aktif olarak danışanlarıyla çalışmaktadır. Bireysel psikoterapide psikanalitik terapi ve davranışçı terapi ekollerini takip etmektedir. Çift terapisi ve aile danışmanlığı süreçlerinde ise sistemik aile terapisi, yapısal aile terapisi ve bilişsel davranışçı aile terapisi gibi çeşitli ekolleri bir arada danışanlarının ihtiyacına göre takip etmekte ve eklektik bir yaklaşımla seanslarını yapılandırmaktadır. Çocuklar için oyun terapisiyle, ergen yaş grubunda ise bireysel terapiyle birlikte aile danışmanlığı sürecini birlikte yürütmektedir. Psikoloji branşında bilimsel bilgileri klinik gözlemleriyle, günlük yaşamdan örneklerle ele
aldığı Acı Çeken İnsan isimli kitabı 2022 yılında Frekans Yayınları’ndan çıkmıştır ve tüm kitapçılarda bulunmaktadır. Bilimsel Psikoloji Merkezi’nin kurucu psikoloğudur. Uzman Psikolog Tuğçe Esra Özbey, evli ve bir çocuk annesidir.

 <

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.