Doktorsitesi.com

Depresyonla İlgili 7 Doğru Bilinen Yanlış

Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey
Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey
18 Mart 2024128 görüntülenme
Randevu Al
1) Depresyon klinik bir hastalık sayılmaz. Herkes depresyona girer. Depresyon bireylerin psikolojik iyi oluş hâllerini, günlük hayattaki işlevselliklerini (örneğin işyerinde çalışma, okul derslerini çalışma, aileleriyle ilgilenme gibi) becerilerini baltalayan ciddi bir klinik rahatsızlıktır. Depresyon, kişinin beyninde mutlulukla ilişkili hormonların sinir hücreleri arasında iletiminin aşırı düşmesi sonucunda ortaya çıkmaktadır.
Depresyonla İlgili 7 Doğru Bilinen Yanlış
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Depresyon Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar ve Bilimsel Gerçekler

Depresyon, dünya genelinde milyonlarca bireyi etkileyen, ancak toplumda hakkında en çok yanlış bilgiye sahip olunan klinik bir rahatsızlıktır. Bu yanlış inanışlar, bireylerin profesyonel yardım almasını geciktirebilmekte ve iyileşme süreçlerini zorlaştırabilmektedir. Bu rehberde, depresyonun doğasına dair yaygın efsaneleri ve bilimsel gerçekleri detaylandırıyoruz.

1. Yanlış: Depresyon Klinik Bir Hastalık Değildir

Depresyonun herkesin başına gelebilecek geçici bir durum olduğu düşüncesi tamamen hatalıdır. Aksine depresyon; bireylerin psikolojik iyi oluş hallerini, iş yerindeki verimliliklerini, akademik başarılarını ve aile içi ilişkilerini doğrudan baltalayan ciddi bir klinik rahatsızlıktır. Fizyolojik boyutta ise bu durum, beyindeki mutlulukla ilişkili hormonların sinir hücreleri arasındaki iletiminin aşırı düşmesi sonucunda meydana gelmektedir.

2. Yanlış: Depresyondan Çıkmak Sadece Kişinin İradesindedir

Depresyonun seviyesi, tedavi yöntemini belirleyen en kritik faktördür. Hafif veya orta düzeydeki vakalarda kişisel çabalar, egzersiz ve sosyal bağlar etkili olabilirken; majör depresyon durumunda kişinin tek başına bu süreci yönetmesi mümkün değildir. Bu aşamada acilen bir psikoloji veya psikiyatri kliniğine başvurulmalı; uzman kontrolünde ilaç tedavisi veya EKT (elektrokonvülsif terapi) gibi yöntemler değerlendirilmelidir.

3. Yanlış: Depresyon Sadece Üzgün Hissetmektir

Toplumda depresyon sıklıkla sadece yoğun üzüntü haliyle karıştırılmaktadır. Ancak kelime kökeni olarak "depress" ifadesi, bir baskılanma ve düşüşü temsil eder. Klinik anlamda depresyon, sadece üzüntü hissetmek değil; hayattan haz alamama ve duyguların genel bir baskılanma halidir. Beyindeki duygu mekanizmalarının işlevini yitirmesi temel belirleyicidir.

4. Yanlış: Depresyondaki Kişi Hayatına Kesintisiz Devam Etmelidir

Özellikle majör depresyon vakalarında, bireyin günlük işlevselliği ciddi oranda azalmaktadır. Bu gibi durumlarda hastanın hayata kısa bir mola vermesi tıbbi bir gereklilik olabilir. İyileşme sürecini desteklemek adına şu adımlar atılabilir:

  • İş yerinden izin almak
  • Eğitim sürecini (okulu) dondurmak
  • Ağır klinik vakalarda hastane yatışı planlamak

5. Yanlış: Konuşma Terapisi Yerine Sadece İlaç Gereklidir

Depresyon tedavisinde yaklaşım, hastalığın şiddetine göre değişmektedir. Hafif ve orta düzeydeki depresyonlar sadece psikoterapi (konuşma terapisi) ile tamamen düzelebilmektedir. Ancak ileri düzeydeki dirençli vakalarda, beyin hormonlarını uyaracak ilaç tedavisi şarttır. En etkili sonuçlar, ilaç tedavisine ek olarak uygulanan konuşma terapileriyle elde edilmektedir.

6. Yanlış: Çocuklar Depresyona Girmez

Depresyonun sadece yetişkinlere özgü bir durum olduğu algısı gerçeği yansıtmamaktadır. Bilimsel veriler, çocukluk çağı ve ergenlik dönemi depresyonlarının oldukça sık rastlanan durumlar olduğunu kanıtlamaktadır. Yaş grubundan bağımsız olarak her birey bu klinik tabloyu yaşayabilir.

7. Yanlış: Depresyon Tamamen Genetiktir

Depresyonun ortaya çıkışı, genetik yatkınlık ile çevresel faktörlerin etkileşimine dayanır. Psikolojide bu durum “Genler silahı doldurur, çevre tetiği çeker” ifadesiyle açıklanır.

FaktörEtkisi
Genetik YapıKişinin psikolojik dayanıklılık sınırını belirler.
Çevresel StresTravmalar ve stresli olaylar hastalığı tetikleyebilir.
Bireysel FarklılıklarDirençli genetiğe sahip kişiler ağır olayları atlatabilirken, direnci zayıf kişiler daha kolay depresif tepki verebilir.

Etiketler

Depresyon nedirDepresyon tedavisiDepresyon belirtileri

Yazar Hakkında

Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey

Uzm. Psk. Tuğçe Esra Özbey

Uzman Psikolog Tuğçe Esra Özbey, Türkiye derecesiyle girdiği Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji bölümü 100% İngilizce programından mezuniyet için yeterliğin üzerinde 5 ders alarak
2017 yılında onur öğrencisi derecesiyle mezun olmuştur. Ardından Bursa Uludağ Üniversitesi’nde Deneysel Psikoloji alanında tezli yüksek lisans eğitimi almış ve yeme bozuklukları konusundaki
yüksek lisans tez çalışmasını tamamlamıştır. Bunun ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde Aile Danışmanlığı (Family Counseling) branşındaki ikinci yüksek lisansından yüksek onur derecesiyle
mezun olmuş ve “Kadınlarda Çelişik Duygulu Cinsiyetçiliğin Aile Planlaması, Aile içi Şiddet, Karar Alma ve Mental İyi Oluş Üzerindeki Etkisinin İncelenmesi” konsundaki tez çalışması ile eğitimini
tamamlamıştır. Boğaziçi Üniversitesi’nde öğrenci olduğu dönemde Aylin Vartanyan Dilaver’in yürütmekte olduğu Dışavurumcu Sanat ve Çatışma Dönüşümü dersi kapsamında dezavantajlı
çocuklarda dışavurumcu sanat etkinliklerinde aktif olarak görev almıştır. Oyun terapisi uygulayıcısı olarak iki farklı sertifikaya sahiptir. Bilginet Akademi platformu üzerinden Uzm. Kl. Psk. Fundem Ece’nin Oyun Terapisi eğitimine, 2022 yılında Üsküdar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi tarafından verilen Doç. Dr. Çisem Uzun’un Oyun ve Masal Terapisi Eğitimi’ne katılmış ve eğitimlerini başarıyla tamamlayarak oyun terapisi uygulayıcısı ünvanını almıştır. Türk Psikologlar Derneği (TPD) üyesi olarak TPD tarafından verilen Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI) eğitimi sertifikasını almıştır. Yurtiçindeki eğitimlerinin yanı sıra, yurtdışından pek çok eğitime online katılım sağlamış ve sertifikalar almaya hak kazanmıştır. John Hopkins Üniversitesi’nden Psikolojik İlkyardım, Chicago Üniversitesi’nden Günlük Hayatın Nörobiyolojisi, Wesleyan Üniversitesi’nden Şizofreni, Emory Üniversitesi’nden Bağımlı Beyin, Yale Üniversitesi’nden Ebeveynlikle İlgili Davranış Bilimi konularındaki eğitimleri sertifika almış olduğu eğitimlerden diğer bazılarıdır. 2025 Aile Yılı kapsamında Türk Kızılayı ile birlikte başlatmış olduğu “Kadınları Güçlendirme ve Aile Bilinçlendirme Eğitimi” kapsamında Fidyekızık İlkokulu sınıf annelerine yönelik bir eğitim projesinde aile psikolojisi alanındaki uzmanlığı ile gönüllü olarak eğitim vermektedir. 2018 yılından beri meslekta aktif olarak danışanlarıyla çalışmaktadır. Bireysel psikoterapide psikanalitik terapi ve davranışçı terapi ekollerini takip etmektedir. Çift terapisi ve aile danışmanlığı süreçlerinde ise sistemik aile terapisi, yapısal aile terapisi ve bilişsel davranışçı aile terapisi gibi çeşitli ekolleri bir arada danışanlarının ihtiyacına göre takip etmekte ve eklektik bir yaklaşımla seanslarını yapılandırmaktadır. Çocuklar için oyun terapisiyle, ergen yaş grubunda ise bireysel terapiyle birlikte aile danışmanlığı sürecini birlikte yürütmektedir. Psikoloji branşında bilimsel bilgileri klinik gözlemleriyle, günlük yaşamdan örneklerle ele
aldığı Acı Çeken İnsan isimli kitabı 2022 yılında Frekans Yayınları’ndan çıkmıştır ve tüm kitapçılarda bulunmaktadır. Bilimsel Psikoloji Merkezi’nin kurucu psikoloğudur. Uzman Psikolog Tuğçe Esra Özbey, evli ve bir çocuk annesidir.

 <

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.