Doktorsitesi.com

Psikanalist Kuramcılara Göre OKB’nin Ortaya Çıkma Nedenleri

Klinik Psikolog Emine Özdemir
Klinik Psikolog Emine Özdemir
30 Mayıs 2025216 görüntülenme
Randevu Al
Psikanalize göre semptomlar; dile dökülemeyen veya kabul edilemeyen düşüncelerin, arzuların ve çatışmaların bastırılması sonucu ortaya çıkar. Freud bu durumu; “semptom, bastırılmış olanın geri dönüşüdür” sözleriyle dile getirir.
Psikanalist Kuramcılara Göre OKB’nin Ortaya Çıkma Nedenleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Psikanalitik Kuramda Semptom ve Obsesif Kompulsif Bozukluk

Psikanalitik literatüre göre semptomlar; dile dökülemeyen veya kabul edilmesi güç olan düşüncelerin, arzuların ve içsel çatışmaların bastırılması sonucunda şekillenir. Sigmund Freud, bu psikolojik süreci “semptom, bastırılmış olanın geri dönüşüdür” ifadesiyle tanımlar. Bu perspektifte semptom, zihnin derinliklerinde çözülemeyen bir meselenin yüzeye farklı bir formda yansımasıdır.

Örneğin, bir birey suçluluk duygusu uyandırabilecek bir öfkeyi veya yasaklanmış bir arzuyu bastırdığında, bu materyal farklı biçimlerde tezahür edebilir. Bu durum konversiyon bozukluğu gibi bedensel bir tepkiyle ortaya çıkabileceği gibi, obsesyonlar ve fobiler gibi davranışsal semptomlar şeklinde de görülebilir. Obsesyonlar, temelde çözümlenmemiş çatışmaların ve bastırılmış duyguların savunma mekanizmaları aracılığıyla dışa vurulmuş halidir.

OKB’de Temel Savunma Mekanizmaları ve İşlevleri

Freud, “obsesyonel nevroz, suçluluğa karşı bir savunmadır” diyerek bu bozukluğun koruyucu işlevine dikkat çeker. Kabul edilemeyen cinsel veya agresif dürtüler, zihinde takıntılı düşüncelere (obsesyonlar) ve bu düşünceleri etkisiz kılmaya yönelik eylemlere (kompulsiyonlar) dönüştüğünde OKB tablosu oluşur. Bu süreçte zihin, kaygıyla başa çıkmak için belirli savunma mekanizmalarını devreye sokar.

Psikanalitik açıdan OKB’de en sık kullanılan savunma mekanizmaları şunlardır:

Savunma Mekanizmasıİşleyiş Biçimi
BastırmaKabul edilemez bulunan duygu ve düşüncelerin bilinçdışına itilmesi.
İzolasyonDüşünce ile duygunun birbirinden ayrılması; kişinin olayı düşünmesi ancak duyguyu hissedememesi.
Reaksiyon FormasyonBastırılan dürtülerin tam tersi davranışlarla (aşırı titizlik, düzenlilik, kibarlık) sergilenmesi.

Farklı Psikanalitik Ekollerin OKB Yaklaşımları

Freud’un ardından gelen pek çok analist, OKB’nin kökenlerini farklı açılardan değerlendirmiştir. Bu yaklaşımlar, hastalığın karmaşık yapısını anlamlandırmak adına kritik öneme sahiptir.

Melanie Klein: Agresif Dürtüler ve Onarma Çabası

Melanie Klein’a göre OKB, erken çocukluk dönemindeki saldırgan fantezilerle ilişkilidir. Çocuk, bu fanteziler nedeniyle sevdiklerinin zarar görmesinden korkar. Klein, “obsesif savunmalar, yok edici dürtülerden kaynaklanan kaygıyı kontrol etme çabasıdır” görüşünü savunur. Bu bağlamda tekrarlayan ritüeller, bilinçdışındaki agresif dürtülerin yol açtığı hasarı onarma girişimi ve kontrol takıntısı olarak görülür.

Donald Winnicott: Gerçek Benlik ve Sahte Benlik Çatışması

Donald Winnicott, semptomların çocukta gerçek benliğin gelişememesi durumunda ortaya çıktığını belirtir. Çocuk, çevresinin beklentilerine uyum sağlamak için “sahte bir benlik” geliştirdiğinde, bastırılmış gerçek ihtiyaçlar semptom olarak geri döner. Winnicott’a göre “kompulsiyon, sahici olmayan bir dengeyi koruma çabasıdır”; ritüeller ise duygusal dağılmayı önleyen yapay düzenlemelerdir.

Wilfred Bion: Düşünsel İşleme Yetisinin Bozulması

Wilfred Bion, semptomları ham duyguların ve anlamsız verilerin zihinde işlenememesiyle açıklar. “Düşünemeyen zihin, semptom üretir” diyen Bion’a göre; işlenmemiş duygular bedende veya davranışta ortaya çıkar. Ritüeller ve obsesyonlar, kişinin tolere edemediği yoğun duyguları dışarıya sabit ve kontrol edilebilir bir şekilde yansıtma yöntemidir.

Jacques Lacan: Arzu ve Otorite İlişkisi

Jacques Lacan’a göre OKB, arzunun bastırılması ile doğrudan ilgilidir. Lacan, “obsesif özne arzunun etrafında dolanır ama ona asla sahip olmaz” diyerek kişinin arzuyu kendine yasakladığını belirtir. Obsesif birey, bilinçdışında Süperego gibi bir otoriteye hizmet eder. Kompulsif davranışlar ve erteleme eğilimleri, arzuya erişmenin yaratacağı suçluluk duygusunu yatıştırma ve arzuyu kontrol altında tutma stratejisidir.

Heinz Kohut: Benlik Bütünlüğü ve Kırılganlık

Heinz Kohut, OKB’yi anksiyeteyi düzenleme ve benlik bütünlüğünü koruma çabası olarak tanımlar. “Obsesyonel kişi, kırılgan benliğini kompulsiyonlarla onarır” diyen Kohut’a göre, mükemmeliyetçi beklentilerle büyüyen çocuk, hissettiği yetersizliği dış dünyayı aşırı kontrol ederek telafi etmeye çalışır. Bu noktada temizlik takıntıları içsel bir “kirlenme” korkusunu, simetri takıntıları ise kontrol edilemeyen bir dünyada benliği bir arada tutma çabasını temsil eder.

Psikanalitik Terapide OKB Tedavisi ve Amaçlar

Özetle psikanalitik kuram; Obsesif-Kompulsif Bozukluğu, derin içsel çatışmaların ve bastırılmış kendiliğin savunmalar yoluyla dışavurumu olarak kabul eder. Terapist, bu savunmaları bir çözüm denemesi olarak görür ve obsesyonun altındaki temel ihtiyaçları (güvende hissetme, onaylanma) anlamlandırmaya çalışır.

Psikanalitik ve psikodinamik terapinin temel hedefleri şunlardır:

  1. Bilinçdışı çatışmaları çözümlemek.
  2. Bastırılmış materyalleri gün yüzüne çıkarmak.
  3. İşlenmemiş ve dile dökülememiş duyguların ifadesini sağlamak.
  4. Katı olan süperegoyu esneterek içsel güveni geliştirmek.

Bu süreçte hastanın dış kontrol mekanizmaları olan ritüeller yerine, daha sağlıklı bir içsel güven mekanizması geliştirmesine yardımcı olunur.

Yazar Hakkında

Klinik Psikolog Emine Özdemir

Klinik Psikolog Emine Özdemir

2001 yılında Çukurova Üniversitesi  Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümü’nden mezun oldu.
2017 yılında Mersin Toros Üniversitesi Psikoloji Yüksek Lisans Programını bitirdi.
2022 yılında İstanbul Rumeli Üniversitesi Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programını tamamladı.
2012 yılında Süleyman Demirel Üniversitesi Aile Danışmanlığı Sertifika programını tamamladı. Yine
aynı sene Prof.Dr.Şahin KESİCİ'den oyun terapisi eğitimi aldı.
2014 yılında Çözüm Var Sorun Yok; isimli ilk kitabı yayınlandı.
2015 yılında ise ;Suçlamayın Yol Gösterin; isimli ikinci kitabı okurlarıyla buluştu.
2015 yılında Bilişsel Davranışçı Terapi Derneğİ; nin kurucusu ve yöneticisi Prof.Dr.Hakan
TÜRKÇAPAR;dan BDT Psikoterapi Kuramsal Eğitimi aldı.
2015 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'den Doç.Dr. Linda FRAIM'den Çözüm Odaklı  Psikolojik Danışmanlık Eğitimi aldı.
2015 yılında Doğu Akdeniz Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç.Dr.Fatih BAYRAKTAR;dan; Zorbalık konusunda eğitim aldı.
2016 yılında Çukurova Üniversitesi rektör yardımcılığı ve PDR Anabilim Dalı Başkanlığı yapmış olan Prof.Dr.Banu İNANÇ danışmanlığında 'Duygu Yönetimi' Grup terapisi ve yarı deneysel araştırma projesini tamamladı.
2021 yılında Rasyonel Terapi Enstitüsü tarafından American Psychological Association (APA) ve YÖK
Onaylı “Akılcı Duygucu Davranışçı Terapi Eğitimi”ni aldı.
2021'de Türk PDR Derneği'nin düzenlediği “Resim Yorumlama ve Projektif Çizim Testleri Eğitimi”ni tamamladı.
2022'de Davranış Bilimleri Enstitüsü'nün düzenlediği “EMDR 1. Düzey Eğitimi”ni tamamladı.
Prof. Dr. Doğan ŞAHİN tarafından verilen “Dinamik Psikoterapi Temel Eğitimi”ni bitirdi.
Klinik Psikolojide, “Başa Çıkma Stratejilerinin Cinsiyet Açısından İncelenmesi” konusunda bitirme projesi hazırladı.
Prof. Dr. Taşkın YILDIRIM tarafından verilen “Dinamik Yönelimli Kısa Yoğun Acil Psikoterapi Eğitimi”ne katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği'nin düzenlediği ve Psikanalist Maurice CORCOS ve Talat Parman'ın konuşmacı olduğu "Ergen ve Bedeni" konulu eğitim programına katıldı. Doç.Dr. İlim FIRAT tarafından verilen "Freudçu Düş Yorumu" eğitimine katıldı.
İstanbul Psikanaliz Derneği tarafından düzenlenen "Psikanalitik Kuramda Bilinçdışı Süreçler ve İşleyişi" konulu eğitime katıldı.
Moxo Dikkat Testi Uygulayıcı eğitimini tamamladı.

2022’d

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.